Demir Perde Yerine Elektronik Perde!Ödüllü Yayın Yok Ediliyor!

13 Aralık 2011 Salı
\n\n\n

İkinci Dünya Savaşında Alman-İtalyan faşizmi yıkıldıktan sonra dünya kapitalist ve komünist siyasaların odaklarında ikiye bölünmüştü. Bölünme Batıda Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü (KAAÖ) ve Doğuda Varşova Paktıgibi iki askeri yapılanmanın şemsiyeleri altında Soğuk Savaşı yaratmıştı.

\n

5 Mart 1946da İngiltere Başbakanı Vinston Churchill uluslararası bir toplantıda Doğu ülkelerini Demir Perde olarak tanımlamıştı. Bu tanımlama Varşova Paktının bir anlamda göbek adı olmuştu.

\n

Soğuk Savaş özellikle Batıve Doğu diye bölünen Almanyada yoğunlaşmıştı. Berlinin de ikiye bölünmesi ile Demir Perde bölgesinde kalan Doğudakilerin Batıya kaçışlarını önlemek amacıyla 46 km. uzunluğunda Utanç Duvarı örülmüştü. Duvar 9 Kasım 1989da yıkılınca, iki Almanyanın birleşmesine yol açmıştı.

\n

***

\n

Günümüzde Demir Perde ve Utanç Duvarı olayının bir başka türü yaşanıyor. İrana egemen olan mollarki (molla-yönetimi) 21. yyda devleşen internet iletişimini yoğunlaştırarak engelliyor.

\n

Birkaç yıl önce Tahranda bilgisayar başına oturup iletilerime bakmak istediğimde superonline.comadresine girememiştim. Çünkü sakıncalı uyarısı ile karşılaşmıştım. Cumhuriyet adresini denedim. Yanıt aynıydı. Pek çok Türk sitesi için de sonuç değişmemişti. Hatta Diyanet İşleri Başkanlığı sitesi için de sakıncalı yanıtını almıştım!

\n

***

\n

1979’da Humeyninin Molla Devrimi ile Tahranda ABD Büyükelçiliği işgal edilmiş, 52 Amerikalı, 444 gün rehin alınmış, iki ülke arasında diplomatik ilişkiler koptuğu için büyükelçilikler de karşılıklı olarak (Nev Yorkta İranın BM diplomatik temsilciği dışında) kapatılmıştı.

\n

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland 6 Aralıkta ilginç bir açıklama yaptı. Açıklamanın özünü Sanal ABD Tahran Büyükelçiliğinin kurulması oluşturuyordu. Amaç, İran halkı ile ABD arasında ilişkileri kurmaktı Böylece İran halkı ile karşılıklı anlayışı geliştirmede, var olan boşluk giderilecekti!”..

\n

Gerçekler, oluşumlar; açık ve korkusuzca bu sanal büyükelçilikten öğrenilebilecekti. Bilgi sunma çeşitliliği ile İran halkının sınırlanması önlenerek İran mollarkisine de meydanokunacaktı. ABD, İranın uydudan koyduğu internet parazitlerini temizleyerek elektronik perdeyi kaldıracaktı!

\n

İsteyenler, İngilizce “iran.usembassy.gov” ve “tehran.usembass.gov”, Farsça “persian.iran.usembassy.gov” adlı bu sitelerin yanı sıra “facebook, google” üzerinden de aktarmalı iletişim kurabileceklerdi. Site Dışişleri Bakanı Hillary Clintonun İranla diplomatik bağların kopukluğundan ve İranlılar ile ilişki kurulamayışından duyduğu rahatsızlığı dile getiren bir konuşması ile açıldı.

\n

Sitede konsolosluk bölümünde ABDye nasıl ve nerelerden vize alınacağına ilişkin bilgiler vardı. İlk gün adreslere 150 bin İranlının giriş yaptığı saptandı. Ne var ki Tahran, birkaç saat sonra bilişim suçları yasası gereği bu siteye erişim olanaklı değil! uyarısını devreye koydu.

\n

Demir Perdenin yerini İranda elektronik perde almıştı. İran Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Haşmetullah (Fethullah değil) Felahatpişe Sanal elçilik uluslararası yasalara aykırıdır. ABDnin amacı casusluktur! dedi. Ulusal Güvenlik ve Dış Siyasa Komisyonu Başkanı Alâeddin Burucerdi ise ABDnin sanal elçiliği Büyük Şeytanın (ABD) yeni bir aldatmacasıdır diye ekledi.

\n

Elektronik perde savaşının nasıl gelişeceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz.

\n

***

\n

Türkiyede Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) düzenlemesi ile elektronik perde, Güvenli İnternet Hizmeti adı ile 22 Kasımda devreye girdi.

\n

İlk perdeleme gazisi Milliyet gazetesi yazarı Can Dündar oldu. Yazarın “candundar.com.tr” sitesine girmek isteyenler Bu siteye erişim, sakıncalı içeriğinden dolayı Milli Eğitim Bakanlığı’nın isteğiyle Türk Telekom AŞ tarafından engellenmiştir! yanıtı ile karşılaştılar.

\n

Herhangi bir yargı kararı yoktu. Milli Eğitim Bakanlığı istemişti. Türk Telekom AŞ de iletişimi kesivermişti. Buna karşılık Türkiyedeki mollarki yanlılarının siteleri kesilmiyordu! Unutmayalım, üzüm üzüme baka baka kararır

\n

\n\n\n

\n\n\n

18 Kasımda bu köşede yazımın bir bölümünde şöyle demiştim:

\n

“...Yıllardır sabah uyandığım andan itibaren TRT-3 Radyosunu dinleyen bir bağımlıyım’! Haklı olarakEvrensel müziğin radyosu ya damüzikte kalitenin adıdiye kendisini tanıtan TRT-3, gerçekten uluslararası nitelikte yayın yapan bir radyodur. Avrupadaki, İstanbuldaki konserler sizi güncele, arşivden ünlülerin kayıtları ise geçmişteki anılara götürmekle kalmaz, eğitir de

\n

Hele cumartesi-pazar sabahları saat 10daçocuklar içinyapılan yarım saatlik yayınlar, bırakın geleceğin klasik müzik dostu çocuklarının yetişmesini, beni de bu yaşta eğitiyor. Çünkü TRT-3ün en önemli amaçlarından biri eğitimdir.

\n

Sonrasında CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acarın (yalnızca soyaddaş!) soru önergesine Başbakan Yardımcısı Bülent Arınçın yanıtında, TRT Radyo 3ün klasik müzik ve caz müziğinin dinlenmediği yörelerde son üç yılda 80 vericisinin başka radyo kanallarına dönüştürüldüğüne değinmiştim. TRT-3 Radyosu artık yalnızca büyük kentler ile Akdeniz kıyılarındaki illerde, sonraları internetten yaşamını sürdürecekti.

\n

Halkın vergileri ile TRTyi yönetenlerin Radyo 3ü dinlenmiyor diye taksit taksit susturmalarından yakınarak sormuştum: Dinlemek ya da dinlememek halkın seçimi Sizlerin göreviniz bu özverili öğretmen gibi öğrencileri, gençleri, halkı eğitip daha çok dinleyici sağlamak değil mi? Sizlerin Osmanlının Okulları kapatalım, eğitim sorununu çözeriz diyen Maarif Bakanından ne farkınız var?

\n

***

\n

Dünkü Hürriyet gazetesinde bir haberi okuduğumda şaşkınlığım daha da arttı! Benim övgü ile “çocuklar için” diye sözünü ettiğim Arkadaşım Müzik adlı çocuk programı da yılbaşından sonra yayından kaldırılıyordu.

\n

Hadi ben bu işten anlamıyorum, program kötü diyelim! Ya Türkiyenin yazılı, sözlü, görsel yayınlarını değerlendiren en önemli Sedat Simavi Ödülünün verildiği gün yayının kaldırılması kararına ne demeli?

\n

Yapımcılığını Gaye Çağlayan, Defne Kayhanın hazırladıkları ve dört çocuğun coşku ile sunduğu, Türkiyenin dört bir köşesindeki akranlarından istek iletileri alan bu yayının bu yıl aldığı bu ilk ödül değil.

\n

16 Mayıs 2011 tarihinde bu alanın en önemli Donizetti Klasik Müzik Ödülüde bu başarılı yayına verilmişti. Bir yıl içinde iki anıtsal ödüllü program yok ediliyor! Yalnızca TRT-3 illerde makaslanmakla kalmıyor, anıtsal yayınlar da toptan kaldırılıyor. Pes doğrusu, hem de ne pes!

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Trump (2) 22 Ocak 2021
Trump (1) 15 Ocak 2021
Bir ‘Müjdeye’ Doğru! 21 Ağustos 2020
İtiraflar... 18 Ağustos 2020
“Toparlanma sinyalleri!” 14 Ağustos 2020
Ayasofya (17)… 7 Ağustos 2020
Ayasofya (16)… 4 Ağustos 2020
Ayasofya (15)... 31 Temmuz 2020
Anayasa (14)… 28 Temmuz 2020
Ayasofya (13)... 24 Temmuz 2020
Ayasofya (12)... 21 Temmuz 2020
Ayasofya (11)… 17 Temmuz 2020
Ayasofya (10)… 14 Temmuz 2020