Öztin Akgüç

Atanmış değil seçilmiş vekil

20 Ekim 2021 Çarşamba

Parlamenter sistem, egemenliğin sahibi halkın temsili esasına dayanır. Halk temsilcilerinin oluşturduğu parlamento, yasama ve yürütmeyi denetleme organıdır. Halkın farklı görüş, düşünceleri temsilcileri aracılığıyla parlamentoya yansır. Temsilcilerin halk tarafından doğrudan ve özgürce seçimi esastır.

Ülkemizde Siyasal Partiler Yasası, tutkular, kuralların içselleştirilmemesi, söylem-uygulama tutarsızlığı nedeniyle vekiller, genellikle başkan veya dar bir seçici kadro tarafından atanmaktadır. Atama, atayanda üstünlük, atananda ise bağımlılık, itaat duygusu yaratmaktadır. Üstünlük, verici olma duygusu, “Odunu koysam seçilir” savıyla siyasal literatürümüze girmiştir. Atamanın ihsası, sezinlenmesi, vekilin halk nazarında itibarını, saygısını zedelemektedir. Parti disiplini, bağlayıcı grup kararları ile de vekil, talimatla hareket eden oy robotu haline gelmektedir. Atanan, bilinçaltında da olsa oluşan gönül borcunu, itaat dışında sık sık sayın genel başkana yollama yaparak ödemekte; az sayıda da olsa bazı vekiller, başkana hulus çakmayı ihmal etmemektedir. Vekillerin atanmış olmaları, parlamentonun yasama ve denetleme işlevini gereği gibi yerine getirmesini kısıtlamaktadır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde (CHS) dahi vekillerin seçilmiş olmaları halinde, keyfi yönetim, kuralsızlık bu denli ileri gidemez, karar alma ve atamalarda vekillerin görüşlerinin alınması gereği duyulabilirdi.

Başkanlık sistemi uygulanan ABD’de Kongre (Temsilciler Meclisi ve Senato) üyeleri, halk tarafından seçildiğinden ve gruplarda bağlayıcı kararlar da alınamadığından başkanlar, Kongre’de çoğunluğa da sahip olsalar, önemli kararları almadan, atamaları yapmadan önce üyelerin görüşlerini almak, itirazlar varsa ikna etmek gereğini duymaktadırlar.

Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk’le yükseliş, sonrası AKP iktidarına değin durağanlaşma dönemlerini geçirdikten sonra gerileme sürecine girmiş, CHS ile de çöküş belirtileri görülmeye başlanmıştır. Türkiye’nin, dünya sıralamasında her alanda gerileyişi bu gözlemin kanıtıdır.

Er veya geç yapılacak bir seçimle bu gerileyiş sürecinin yön değiştirmesi, ülkenin geleceği açısından yaşamsal önemdedir. Kaldırılacak enkazın görünenden daha ağır olabileceği, temizlenecek tortunun daha derin olabileceği göz önünde tutulmalıdır.

Olası seçime ilişkin anketlerde, eğilimlere göre farklı sonuçlar olsa da ortak bulgu, kararsız, çekimser, oya gitmeme eğiliminde olan azımsanmayacak bir kitlenin varlığıdır. Ülke açısından önemli sonuçları olabilecek bir seçime giderken, her açıdan başarısız iktidar karşısında, böyle kararsız, geniş bir kitlenin oluşmasının nedenleri araştırılmalıdır. Bigânelik, kayıtsızlık, siyasal partilere güven eksikliği, farklı sonuç beklememe, kişisel kaygılar gibi güdüler etkili olabilir. Seçimin sonucunu etkileyebileceğinden, kararsız görünen kitlenin olası eğilimini araştırmak, seçim sonucunu sağlıklı tahmin açısından önemlidir.

Millet İttifakı’nın olası aday veya adaylarına ilişkin anketlerin yanı sıra spekülasyonlar da yapılmakta, açık veya örtülü şekilde AKP propagandası yapılan TV kanallarında seçilme şansı daha az görünen kişilerin adaylığı telkin edilmektedir. Adayın veya adayların anketle, karşılıklı görüşme ile, TV kanallarında tartışma ile belirlenmesine kıyasla bu bağlamda seçim sonucunu etkileyebilecek CHP örgütünün eğiliminin belirlenmesi daha sağlıklı bir yöntem olur.

Sandık güvenliği, geçmişte başa baş giden seçimlerin YSK katkısıyla da iktidar lehine sonuçlandığı dikkate alındığında daha önemlidir. Yaygın, inançlı CHP örgütü, gönüllülerle birlikte sandık güvenliğini koruyarak seçim sonucunu belirleyecektir. CHP örgütünün seçim sonucuna olumlu etkisi 31 Mart ve 21 Haziran yerel seçimlerinde yaşanmıştır. 31 Mart İBB seçiminde İmamoğlu öndeyken “Atı alan Üsküdar’ı geçti” senaryosu bir kez daha sahneye konulurken, Kaftancıoğlu önderliğinde örgütün direnci, oyunu bozmuş, Erdoğan ve Yıldırım posterleri ve İstanbul’a teşekkürleriyle süslü afişler ve pankartlar boşa çıkmıştır. Geçmiş seçim sonuçları, aday belirlemede CHP örgütünün eğiliminin ve desteğinin alınmasının etkili olduğunu göstermiştir.

Hedeflenen güçlü parlamenter sistem, ancak partilerin örgütlerince seçilmiş, halkın desteğini almış, donanımlı vekillerin parlamentoya girişiyle sağlanabilir.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Davranış güdüleri 24 Kasım 2021
Yanılgı mı, servis mi? 17 Kasım 2021
Atatürk evrensel önder 10 Kasım 2021
Faiz - kur ilişkisi 27 Ekim 2021