Öztin Akgüç

Vatandaş da Fişler

27 Nisan 2014 Pazar

Devlet, çeşitli kurumları aracılığı ile vatandaşlarını fişliyor. Vatandaş da kendi değer yargısı, gözlemleri çerçevesinde kişileri, kurumları fişliyor. Kişiliksiz, yalaka, niteliksiz, şarlatan, çıkarcı, iki yüzlü, ödlek gibi sıfatlar genellikle bellekte de kalsa fişlemelerde kişisel notlar olarak yer alıyor.
Kurumlar hakkında da güvenilir güvenilmez, topluma yararlı zararlı, itibarlı itibarsız gibi notlar düşülüyor. Son günlerde tartışılan, not düşülen iki kurum var. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT).
YSK, halkın iradesinin gerçekleşmesinin yolunu, önünü açmalı; kararları ile kuşku yaratmamalı, ulusal iradenin de çalınmasına engel olmalıdır.
Kurumlar saygınlıklarını, güvenilirliklerini korumalıdır. Bir TC vatandaşı olarak kullandığım oyun, ulusal iradenin oluşmasında hesaba katıldığından emin olmalıyım. 30 Mart yerel seçimlerinde İstanbul-Beşiktaş 1439 No’lu sandıkta oyumu kullandım. Sayımı izledim. Sandık sonucu CHP 218, AKP 38, MHP 5 oy şeklinde idi. Sandık sonucunun, genel sayıma aynen yansımasını beklemek ve bunu görmek, en doğal vatandaşlık hakkım.
Yıllardır şunu öneriyorum: Şeffaflık, dürüstlük gereği, sandık sonuçları, YSK tarafından, en azından elektronik ortamda açıklansın. Vatandaş açıklanan sonuçları, oy kullandığı sandık sonucu ile tutarlı olup olmadığını kontrol edebilsin. Özür dilerim, katakulli kuşkusu duymasın. Seçim günü gözlemledim; vatandaş tekerlekli sandalyeyle, bastonla, ayağını sürükleyerek, koltuk değneğiyle, yardımla sandık başına gelerek ülkeye sahip çıkmaya çalıştı. Seçim hilesinin olmaması bu vatandaşlara da saygı gereğidir.
Oy iptallerinin bir bölümü, idari düzenlemeden, sandık başkanlarının dikkatsizliğinden kaynaklanıyordu. Örneğin mavi ve mor zarflar. Muhtar seçimi için verilen mor zarfın belediye seçimi için ayrılan sandığa atılması ya da tersi; mavi zarfın, muhtar seçimine ayrılan sandığa atılması iptal nedeni sayılıyordu. Sandıkların ayrımı nihayet bir idari düzenlemedir. Tüm oylar tek bir sandığa da atılabilirdi. İdari bir düzenleme, seçmen iradesinin yok sayılmasına neden olmamalıdır. Sandık başkanının oy pusulalarını verirken aynı renkten iki pusula vermesi, yine bir iptal nedeniydi. Oy iptallerinin azaltılmasına yönelik önlemler alınması, idari hatalar nedeniyle seçmen iradesinin sakatlanmaması, oy iptallerine bir standart getirilmesi de YSK’nin görevleri arasındadır. Bu bağlamda tutarsızlıklar, keyfi oy iptalleri engellenmelidir.

***

MİT, Türkiye için yeni bir sorun değil ama giderek ağırlaşan, tehlikeli olmaya başlayan bir sorun. Gizlilik, şeffaf olmama, hesap vermeme, sorumluluk taşımama her zaman kuşku doğurur. MİT’e karşı sürekli kuşku duymuş, bunu yazmaya, dile getirmeye çalışmış bir TC vatandaşıyım. MİT kime, kimlere hizmet ediyor? Türkiye’ye ne yarar, katkı sağlıyor? Bunlar hep soru işareti olarak kalmıştır. Alınan sonuçlar, aydınlanmayan cinayetler, deşifre olan isimler nedeniyle de MİT hakkında kuşkulanmakta haklı olunduğunu düşünmüşümdür. CIA, MOSSAD, NKVD veya SS, OVRA, Gestapo gibi faşizan polis örgütlenmesi bizleri ilgilendirmiyor. Kurumlarımızın bu gibi örgütleri örnek almasını da istemeyiz. Kurumlarımızdan Türkiye’nin çıkarlarına, insanımıza hizmet beklemek en doğal hakkımızdır.
İktidarlar kısa vadeli görüşle kendileri sürekli iktidarda kalacaklarmış gibi düzenlemeler yapıyorlar. Bu tür kısa vadeli, siyasal çıkar hesaplı düzenlemelerin, bir gün kendilerini de bumerang gibi vurabileceğini öngöremiyorlar.
Kurumların vatandaşı fişlemesinin tarihsel bir önemi yoktur, bir süre sonra silinir, yok edilir. Vatandaşın kurumları fişlemesi ise o kurumun tarihteki yerini, konumunu, kurum mensuplarının da toplumsal ve tarihsel sıfatlarını belirler.  


Yazarın Son Yazıları

Enflasyon hedefleme 25 Kasım 2020
Yaygın yanılgılar 18 Kasım 2020
Ekonomi - Kısa notlar 11 Kasım 2020
Bağımsızlık 4 Kasım 2020
Yapışkanlık 28 Ekim 2020
Arayış 21 Ekim 2020
Peçenin ardını görmek 19 Ağustos 2020