Geleceğin tarihinden sayfalar: Türkiye’de 2012-2017 yılları arasında çıkarılan yasalar, girişimler, yalpalar, manevralar, bu yılları izleyen süre içinde özgün yönetimlerin işbaşına gelmesine ve sıradışı cumhurbaşkanlarının seçilmesine yol açtı. Bunlardan birkaçını tanıyalım:
Fahrettin Sülün: 2017- 2022 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı yapmış olan Fahrettin Bey, Beyazıt Kulesi’ni ve Galata Köprüsü’nü saf vatandaşlara satarak ün kazanmış rahmetli Sülün Osman’ın torunudur. Zamanında “dolandırıcı” olarak yorumlanmış olan Osman Sülün’ün, aslında, sonraki yıllarda gerçekleşen SEKA, Kuşadası, Trabzon limanları, PETKİM, Oymapınar Barajı gibi en az Galata Köprüsü kadar ulusal olan varlıklarımızın satışlarına öncülük etmiş bir deha olduğu anlaşılmıştır.
Fahrettin Sülün seçildiğinde ülkede satacak şey kalmamış olduğunu görmüş ve yabancılara aldıklarını ülkelerine götürebilme güvencesi sağlayan çeşitli torba yasalar çıkartmıştır: Bu yasalar uyarınca Taksim Meydanı ve Şişhane yokuşu Katar’a taşınmak üzere sökülürken çıkan kargaşalar yıllarca devam etmiştir. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB artık var olmayan Taksim Meydanı’nda yürüyüş ve anma düzenlemekten vazgeçmiş ve her yıl 1 Mayıs’ı artık Türkiye’den daha demokratik bir rejimle idare edilmekte olan Katar’da karşılamaya başlamışlardır.
Mahmut Berbat: 2022’de seçilen Mahmut Bey, dünyada ilk kez martı etinden Hatay tepsi kebabı yapmayı başarmış olan Berbat Süleyman’ın oğludur.
2026 yılına kadar devlet başkanlığını sürdüren Mahmut Berbat, Samandağ’da doğmuş, ilkokulu 4. sınıfta terk etmiştir. Cumhurbaşkanı olmak için eski CHP zamanında konmuş olan ve belli bir eğitim düzeyini tamamlamayı şart koşan antidemokratik kısıtlama o yıllarda kaldırılmış olduğundan Sn. Berbat, uyduruk diplomalar kullanmak zorunda kalmadan rahatça başkanlık yapabilmiştir.
Mahmut Berbat, beğenmediği, ucube bulduğu heykelleri eski cumhurbaşkanları gibi yıktırıp halkın tepkisini çekmektense FİŞİD (IŞİD’in 2022’den sonra ortaya çıkan uzantısı) örgütünden canlı bomba getirterek havaya uçurtmuş, böylece kimse bu nedenle kendisini suçlayamamıştır.
Hakan Zurnik: 2026- 2031 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı yapmış olan Hakan Bey’in rahmetli babası (Baba Zurnik) uzun süre Endonezya Devlet Başkanı Sukarno’ya, Türkiye’ye geldiğinde, zühresel hastalık bulaştıran kızı sağlamış olmakla suçlanmışsa da zamanla bu iddianın yalan olduğu, adı geçen kızın Baba Zurnik’in değil Lüks Nermin’in sermayelerinden biri olduğu anlaşılmış ve Baba aklanmıştı. Hakan Bey, cumhurbaşkanı seçilir seçilmez babasına resmen yapılmış ve yıllarca sürmüş olan bu saygısızlığı onarmak için üçüncü köprünün adını değiştirmiş, köprüye babasının adını verdirmiştir.
Hakan Zurnik’in bu köprü önünde çekilmiş resmi artık 40 tanesi 1 dolar eden 500 liralık banknotlarımızı süslemektedir.
Geleceğin cumhurbaşkanları
Yazarın Son Yazıları
Cumhuriyet gazetesinin benim için anlamı
Ekonomi hemen düzelecek!
Böcek yeriz o zaman!
Saraydan kız kaçırma...
Mahmut Makal’ın önemi..
Dondurmacı
Parmakla gösterilecek ülke
İmparatorun ruh sağlığı
O, Google’dan çok bilir!
Gorillere nüfus kâğıdı
Stefan Zweig’a yazık oldu!
Şimdi ne mi olacak?
Emekli olmana az kaldı!
Prof. Onur Hamzaoğlu hürriyetine kavuşmalıdır!
Kıyamet mi kopacak?
Peki, yalakalara ne olacak?
Diktatörler için rehabilitasyon
Seninki yine görücüye çıkıyor
Her şey kuşun pislemesiyle başladı
Gurulara inanalım mı?
Yangın çıkarıyor, sonra itfaiyeci oluveriyor
İstanbul Tabip Odası seçimlerinde ne oldu?
Savaşlar ve yalanlar
Tabip Odası’na kadın başkan
Yapay zekâmız
İçmeyelim mi?
Göçmek mi? Kalmak mı?
Cumhura başkan mı gerekir?
Yalancıyla köpeği
Körler ülkesinde
Onur Hoca ile timsah
Sol elin kötülükleri
Seçmeni korkutmanın yararları
Mizah yasaklandığında
Bilge bir dostum Rusça öğreniyordu
Fergana atları
Yürüyüşlerden neden korkuyorlar?
2023’te yılbaşı
Barış istenmesin mi?
Düşmanlarımız olmalı!