Mühür AKP’ye Oylar Başkanlığa

11 Nisan 2015 Cumartesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deyim yerinde ise davul zurna ile ilan ettiği, Başbakan Davutoğlu’nun da gönüllü ya da gönülsüz seçim kampanyasına oturtmuş olduğu, bu kadar bilinen bir gerçeği neden mi başlık yaptım? Algı yönetimi cambazlığında en çok Erdoğan-Davutoğlu açıklamalarının bütünlüğü içinde, hâlâ AKP’ye oy verecek seçmen çoğunluğunun bastıkları mühürle nasıl bir sonuca katkıda bulunacaklarının bilincine varabilmekten çok uzakta tutulduklarına emin olduğum için... Önümüzdeki seçimde basılacak mühürün AKP’ye, seçilecek parlamenterlere ait olduğu gerçeği ile Başkanlık dayatması arasındaki kıyasıya çelişki, en oportünist yaklaşımla, “Hele bugünü kurtaralım. Gönlüne göre hangisi olursa olsun oylar bölünmesin, gerisine sonra bakılır... Sandıktan başkanlık çıktı ya da parlamenter düzende kalınacak” çözümüne yatılıyor...
AKP’ye hizmet yarışında, seçim kampanyası ortak korosu, kullanılacak oyların anayasal, hukuk düzeni seçim sistemi içindeki anlamı ile başkanlığa geçişe aracı yapılması arasındaki çelişkileri, seçmeni aptal yerine koyan algı çarpıtmalarını, pek çok hak-hukuk suçu işlenmesiyle birlikte, okus-pokus yoka indirgiyorlar... Seçim sürecine girdik, Cumhurbaşkanı dün de gün boyu televizyon yayınlarını saatlerle kapsayan konuşmalarında Cumhurbaşkanlığı yemini, partiler üstü kimliği, tarafsızlığına ilişkin hukuk hükümlerini çiğneyerek, İktidarlarının siyasi lideri olarak, iktidar gücünü katlayacak başkanlık için oy istemekle yetinmedi. Aksinin düşünülmesini bilinçlerden kazımaya yönelik, izlenecek stratejilerin, İktidarın, icraatın başı, tartışılamayacak lideri olarak İktidarları adına yapılacak işlerin seçim kampanyasının önceliklerini saymaya geçti...
Oysa seçimin tarafı AKP’nin hükümeti, parti yönetimi, milletvekili adayları, onlar adına belirlenmiş seçim kampanyaları değil mi? Ortada bağlayıcı hukuk olduğu içindir ki, Başbakan medya önünde yaptığı açıklamalarda eveleye geveleye milletvekilleri listelerini sonuç olarak kendilerinin hazırladığını açıklamak gereğini duyuyor. Cumhurbaşkanı ile aralarında görüş ayrılıklarının söz konusu olmadığının altını çizerek, gönül diliyle Erdoğan’ın duyarlılıklarının gözetildiği bir listenin hazırlanması sorumluluğunu üzerlerine alıyorlar..

***

İşkembeden atmıyoruz, AKP’ye hizmetle görevli anket araştırmaları sonuçlarında bile, AKP seçmeninin kullanmak istediği oyla ilişkili kafası çok karışık... Parlamenter düzenin devamını isteyenler ile Başkanlık sistemine geçişi onaylayanlar arasındaki açık kapanmış değil. Erdoğan’ı tek lider olarak kabul etmiş olanlar için de bu farklı bakış açığı yüksek. En azından önümüzdeki seçimlerde kullanılacak oyların hukuken AKP ve adaylar listeleri için bağlayıcı olduğu gerçeği ortada. Sonrası üzerine kafa patlatmaktansa bugünü kurtarmak ağır basıyor. Gerisine seçim sonuçları, oluşabilecek hükümet, iktidar dengeleri içinde bakılacak...
Cumhurbaşkanı bu çıplak gerçeği en iyi bilen, algılayan olarak ipleri baştan çok sıkı tutuyor, her süreç için, hesap sorulamayan konumunu kullanarak, fiili dayatmalarla, yasal, anayasal hukuk düzenini yok sayarak adım adım yolunun önüne çıkanları saf dışı etmeye bakıyor. Giderek sertleşen çıkışları, havuç-sopa gösterme ataklarındaki sınır tanımazlıkları bundan... Öfkesinin gazabına uğrayanlar kaybetme paniğinde hâlâ el pençe divan durmaktalar...  


Yazarın Son Yazıları

Öğretmen öğretir 24 Kasım 2020
Deprem.. 31 Ekim 2020