Sungu Çapan

Yapay zekâlı aşk hikâyesi

14 Şubat 2014 Cuma

>İnsanla yapay zekânın çarpık ilişkisi gibi sıra dışı bir çıkış noktasından hareket etse de, gitgide yüzeyselleşerek beylik sevgi-sevgili sözcüklerinden pek öteye geçemeyen “Aşk”, yine de keyifle seyrediliyor baştan sona.

Başkaları için duygulu mektuplar yazarak hayatını kazanan, melankolik yazar Theodore’la (Joaquin Phoenix) bedensiz bir yapay zekâ arasındaki ilişkiyi, oluşacak çeşitli ihtimallerle değişebilir imkânları da harmanlayarak ele alan “Her-Aşk” ilginç bir Spike Jonze filmi.
1969’da Adam Spiegel adıyla doğmuş Spike Jonze malum, 2000’li yılların yetenekli, parlak yönetmenlerinden biri. Ayrıca senarist, yapımcı, belgeselci ve oyuncu, Björk, R.E.M., Fatboy Slim, Beastie Boys için çektiği müzik videoları da var.
Biz onu en çok son dönemin en yaratıcı senaristlerinden Charlie Kauffman’la işbirliği yaptığı “John Malkovich Olmak”la (1999) “Adaptation-Tersyüz” (2002) gibi sarsıcı filmleriyle tanıyıp sevdik.
Herhalde Sevgililer Günü nedeniyle “Aşk” adıyla gösterime sunulan “Her”, vaktiyle hayatına ışık gibi girip tutkulu bir beraberlik yaşadığı ama 1 yıldır ayrı ve boşanma sürecinde olduğu karısı Catherine’e (Rooney Mara) hâlâ mutlu evlilik anılarını sık sık aklına getirecek kadar tutkun, içe dönük, koyu bir “yalnız” olan Theodore’un, tele-ilişki aracılığıyla sevgi aranışı fantezisini hikâye ediyor.
Los Angeles’ta geçen filmde, birbirlerinden çok, sürekli konuştukları cep telefonlarıyla içerde-dışarda sürekli ilişki halindeki yakın geleceğin, teknolojinin kaçınılmaz ağına yakalanmış insanlarından biri de mutsuz, bıkkın kahramanımız Theo.
Bilgisayar başında video oyunlarıyla, küfürbaz bir avatar’ın rehberliğinde, 3 boyutlu, sanal gezintilere çıkarak geçiriyor yalnız gecelerini.
Kütüphane gibi işyerinde, sadece fotoğraflarını gördüğü müşterilerinin ağzından, hedefi tam tutturan mektuplar yazan Theo’nun, iletişimin artık candan cana yapılmayıp bütünüyle 21. yüzyıla özgü, teknolojik bir boyuta evrildiği bu modern dünyadaki duygusuz ve monoton hayatı, yeni çıkan bir yapay zekâlı iletişim sistemini alıp kullanmasıyla değişiyor.
Artık sekreteri gibi e-mail’lerini cevaplayıp yaşamını düzene soktuğu Theo’yu her an dinleyen, anlayan, bilince, hoşgörüye ve sezgilere sahip, sürekli gelişmesini sürdürüp insan gibi olmaya özenirken kendine de Samantha diyen, hatta Catherine’i de kıskanan bu bedensiz yapay zekâya körkütük tutulan Theo, yitirdiği yaşama sevincine yeniden kavuşuyor, telefonda seks bile yaptığı Samantha sayesinde.
Aralarındaki sanal sevgililik oyunu, Samantha’nın başka insan ilişkileri de olduğu itirafına kadar sürüyor.
Sonunda uyku hakkında bir belgesel çekmek isteyen, arkadaşı Charles’tan (Matt Letscher) ayrılmış, üniversiteden arkadaşı Amy’ye (Amy Adams) sığınıyor Theo’muz. Theo-Amy çifti birlikte çatıdan, bütün doğayı yiyip yutarak ürkünç bir gökdelenler ormanına dönüşmüş Melekler Kenti’ni seyrediyor “Aşk”ın bungun finalinde.
Büyük bölümü Theo’yla bedensiz Samantha arasındaki atışmalı, mızmız sevgili diyaloglarına dayanan filmi tek başına sırtlamış, başarılı performansıyla çekip götürüyor, zaten gün geçtikçe daha usta bir oyuncu olagelen (ve 1990’larda başarının basamaklarını tırmanırken genç yaşta over dose’dan ölüveren, yakışıklı oyuncu River Phoenix’in de kardeşi), tavşan dudak Joaquin Phoenix.
Scarlett Johansson, göremediğimiz Samantha’ya seksi sesini verirken, yan rollerde Amy Adams’la Rooney Mara’nın da boy gösterdiği filmin Owen Pallett imzalı, capcanlı müzikleriyle kameraman Hoyte Van Hoytema’nın zevkli çerçevelemeleri de basbayağı ilginç kılıyor “Aşk”ı sonuçta.
İnsanla yapay zekânın çarpık ilişkisi gibi sıradışı bir çıkış noktasından hareket etse de, gitgide yüzeyselleşerek beylik sevgi-sevgili sözcüklerinden pek öteye geçemeyen “Aşk”, yine de keyifle seyrediliyor baştan sona.
Senaryoyu da yazmış yönetmen Spike Jonze’un bu yarım başarısı, etkileyici kasvetli, sıkkın atmosferi, özene bezene ayrıntılandırılarak yakın geleceği tasarlayan sahneleri ve zevkli görselliğiyle meraklısının herhalde kaçırmayacağı bir film yine de.  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları