Süleyman Demirel: Kan Çanağından Bağımsız Devlet Çıkardı

18 Ocak 2012 Çarşamba
\n\n\n

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirelin dün defnedilen KKTCnin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile tanışıklığı yarım asra yaklaşıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün dünkü cenaze töreni için KKTCye birlikte gitme teklifini sağlık nedenleriyle reddeden Demirel, telefonla yaptığımız görüşmede Kıbrıs davasının ve Denktaşın Türkiye için önemini şu sözlerle anlattı:

\n

Helenizm ve \tENOSİS’e karşı \thep öndeydi

\n

Yirminci yüzyılın başında Türkiye için Kıbrıs kaybedilmiş bir hadiseydi. Önce 1878de İngilizlere muayyen süre için devredilmişti. Birinci Dünya Savaşı kaybedilince Kıbrıs da tamamen kaybedildi. Bu yüzden Lozanda Kıbrıs yoktur. Kıbrıs üzerinde Türkiyenin hiçbir hak iddiası yokken, soydaşlarımızın hiçbir iddiası yokken Kıbrıs ortaya çıktı. Nedeni Helenizmin baş hedeflerinden biri olmasındandır. Akdenizdeki 1800e yakın ada arasında sadece Kıbrıs Yunanlıların değildi. 300 sene Osmanlılar tuttu, o çöktüğü zaman da yine Yunanistan değil başka bir yere gitti. Bu Kıbrıs kimin olacaksorusuna yanıt aranırken kimileri Osmanlının mirasıdır, Kıbrıs Türkiyenin olacakderken en güçlü ses Kıbrıs Yunanistanın olacakdiyen Helenizm ve ENOSİS taraftarlarıydı. İşte bu mücadelenin ön saflarında gencecik bir adam, Rauf Denktaş vardı.”

\n

Tek arzusu hür \tyaşamaktı

\n

Denktaşın istediği tek şey vardı: Hür yaşayan ve güvenliğe kavuşmuş Kıbrıs halkı. Kıbrısta Helenizmin doğurduğu çeteler Türklerin kanını dökmekteydi. Buna karşı kurulan Mukavemet Teşkilatında en önde yer aldı. 1960’ta Türk-Rum ortak hükümetinin kurulmasında da Makarios bu hükümeti dağıttığında yeniden kan dökülmeye başladığında da hep Denktaş mücadele etti.

\n

Ben kendisini 1964 yılının şubat ayında tanıdım. Kıbrıstaki Türk toplumunun sözcüsüydü. Davasına ne kadar sadık olduğunu, ne kadar yiğitçe, cesur ve kopmaz biçimde peşinden gittiğini bizzat gördüm. 60lar, 70ler, 80ler ve 90larda hep birlikte olduk. Kıbrısta önce kuzeydeki Rumların güneye, güneydeki Türklerin kuzeye gelişine şahit olduk. 67de ben başbakanken Grivas ordusunu çıkardık, kanı durdurduk. 70li yıllarda müdahale durumu ortaya çıktı, ambargo kondu. Denktaş ile beraber göğüsledik o zor günleri.

\n

Istırabını içine gömdü

\n

“Nihayet 1983te KKTC ilan edildi. Nereden nereye? Geçtiğimiz yüzyılın başında Türkiye için kaybedilmiş bir hadiseyken, orada bir Kıbrıs Türk devleti var şimdi. Herkes tarafından kabul edilmiş Kıbrıs Türk halkı ve onun kendini savunma hakkı var. Şimdi yapılması gereken Kıbrıs halkının kazandığı hakları muhafaza edebilmesi ve kendini iyi idare edebilmesidir. Bağımsızlığı henüz tanınmıyor ama bir gün tanınacak. Şayet makul, yaşayabilir, sürekliliği bulunan adil bir anlaşma bulunamazsa bu devletin varacağı yer bağımsız Kıbrıs Türk Devletidir. Yani kan çanağından bağımsızlığa ulaştırdı halkını.”

\n

Zorluklar karşısında gerçek bir devlet adamı gibiydi. Bazen halkla bu mücadeleleri yürütenler arasında incelmeler olabilir. Bu durumda ya lider halkına küser ve çekilir. Ya da siz yapmasanız da ben doğru yolu göstermeye devam ediyorumder ve mücadeleyi bırakmaz. Liderlik de budur. Denktaş da bunu yapmıştır. Istırabını hep içine gömmüş, incinip darılıp küsüp gitmemiş, halkının yanında olmuştur. Kahramanca bir iş yaptı. Büyük doğdu, büyük yaşadı, büyük öldü.

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Büyü Bozuluyor 26 Ocak 2015
2014: 3Y Çöktü 29 Aralık 2014
Medyaya Çağrı 22 Aralık 2014
Barajın Arkasındakiler 8 Aralık 2014
Yasakla ve Yönet 1 Aralık 2014
Fakirliğin Fotoğrafı 24 Kasım 2014
Ağaç Meselesi 10 Kasım 2014