Mucizenin adı: AIMA

Mucizenin adı: AIMA

02.08.2018 09:35
Güncellenme:
Takip Et:

“Eyyy Ayvalıklılar! Elinizdeki mucizeye sahip çıkın! Müthiş bir fırsat yakalanmış! Olağanüstü bir marka yaratılmış! Değerini bilin!”

İçimden bunu haykırmak geliyor! Mucize, marka, değer dediğim, Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi. Kısaca AIMA... 20 yıldır varlığını sürdürüyor. 5 yıldır da Müzik Festivali var! Bu kurum ve bu festival, nitelikli, kaliteli müzikle biraz ilgisi olanlar için en azından Ayvalık’ın meşhur zeytini ve zeytinyağı kadar ünlendi.

AIMA Müzik Festivali’nin son 3 gününü izledim. Harika bir program! İsabetli seçimler! Gençlerin coşkularıyla yetenekleri yarışıyordu! Hocalarla her biri solist “öğrenciler” aynı sahneyi paylaşıyordu.

Bu mucizeyi hayal eden, hayata geçiren müzik insanı Filiz Ali... Sayısız insan el verdi. Usta müzisyenler, İdil Biret, Ayla Erduran, Suna Kan seferber oldu... Ayvalık’la gönül bağı olan; Filiz Ali’ye inanıp güvenen sayısız insanın katkısı, desteği ve ilgisi, müziğin gücüne duyulan inançla bütünleşti.

20 yıl boyunca yurtiçinden ve dışından sayısız usta ve hoca; “Masterclass - Ustalık sınıflarını” üstlendi. Yüzlerce yetenekli genç yetişti. 2013’te AIMA Festival Orkestrası kuruldu. Bu orkestra Ayvalık Festivali dışından da teklif alıp, konser veriyor. Ve ister inanın ister inanmayın, bütün bu mucize, bu festival, imeceyle, gönüllü desteğiyle ve sponsorlarla sürüyor.

 

Kalite ön planda

Festivalde konserler anıt müzeye çevrilmiş Taksiyarhis Kilisesi’nde yer alıyor. İçerisi 150 kişilik. Bilet kalmadı diye kapıdan dönen çok. Bahçeye barkovizyon kurulup dışarıdan da izleniyor. Salon hep dolu.

İlk dinlediğim konser, soprano Canan Özgür, alto Cansın Hazan Bayrak, bariton Fehmi Cesur Özdemir, bas Ali Göktürk’ten oluşan A Capella Boğaziçi topluluğuydu. Latin Amerika’dan Karadeniz kıyılarına; Endülüsten Ege’ye, Kürdilihicazkâr Longa’dan; 70’lerin pop, folk ve cazına muhteşem bir yolculuğa çıkardılar bizi... (Sponsor: Rengin Suar)

Tayfun Bozok, Derya Bozok (kemanlar), Evren Bilgenoğlu (viyola) ve de Erkan Özbek’ten (viyolonsel) oluşan Bozok Quartet’in konseri, her parçadan önce Tayfun Bozok’un açıklamalarıyla taçlandı... Beethoven’in “Serioso”su bana Fransızların Viyana istilasından çok, ülkeme yönelik karanlığın saldırısını anımsattı. Şostakoviç’in eseri ise karısının ölümden çok, ülkemdeki ölümleri... Ama finalde Ravel’le umudu yitirmeme duygusu gelip içime yerleşti. Müzik sen nelere kadirsin! (Sponsor: İnci-Mehmet Vural)

Kapanış konserini Şef Alexander Rudin yönetiminde AİMA Festival Orkestrası yaptı. Rudin, orkestranın sanat yönetmeni de. Hem orkestra, hem solistlerle harika “diyaloğu” konser boyu elle tutulurcasına hissediliyordu. Sahnedeki herkes yaşamının bir anında AIMA’nın rahlesinden geçmişti!

Orkestra solistlere eşlik ederken, adeta Taksiyarhis Anıt Müzesi tavanındaki tüm melekler yeryüzüne indi... Solistler: Piyanist İris Şentürker; iki flütist Öncü Uçar, Selin Dindar, viyolonselde A.Rudin; iki kemancı Ilgın Ülkü ve Anna Markova... Onları ve yaylı sazlar dörtlüsü Olten Quartet’i dinlerken yeryüzü ve ülkem güzelleşti. (Sponsor: Fatma B.Kürşat)

 

 

Anna Markova (solda) ve Ilgın Ülkü.

Tamam, Ayvalık Belediyesi, ulaşım ve konaklama; Sabancı Vakfı festival için; Melin, Boyner, Ceritoğlu, Ayla Birsel ailesi masterclass için; Gürçay ailesi Orkestra için sponsorluk yapıyor ama yetmez. (Piyanoyu bir yerden bir yere taşımak yüz bin TL!) Ayvalık’ta evi olan, Ayvalık nimetlerinden yararlanan nice anlı şanlı aile, sanayici, sanatçı, iş insanı biliyorum. Adlarını tek tek sayıyorum. Yok oralı değiller! Karanlıktan, vasatlıktan, kalitesizlikten, magandalıktan yakınanlar bari bir ilgilenin, görün şu mucizeyi deme gereği duyuyorum.

AIMA’ya emeği geçen, ilgi duyan, dokunan herkesi kutluyor, teşekkür ediyorum.

Yazarın Son Yazıları

‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025
Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025
Yaşar Kemal’e adanan bayram

26 Eylül’de Ankara’da 93. Dil Bayramı’nı kutladık. Dil Derneği ve Çankaya Belediyesi’nin ortaklaşa etkinliği Yaşar Kemal’e adanmıştı.

Devamını Oku
28.09.2025
Ellerinde Toprak

“Sömürü bir bütündür. Bütün insan değerlerinin sömürülmesiyle, doğa değerlerinin hoyratça sömürülmesi bir arada gidiyor. Türkiye toprakları yıkıma uğratılıyor, hopur ediliyor. Biz Türkiye üstünde mirasyedileriz. Yıkımımızdan Türkiye’nin hiçbir insanı ve doğa değeri kurtulamıyor.”

Devamını Oku
25.09.2025
‘Üç Ayaklı Kedi’ İstanbul’da

İstanbul dolu dizgin.

Devamını Oku
21.09.2025
Nice yıllara Hrant Dink

15 Eylül, arkadaşımız, yoldaşımız, omuzdaşımız, ülkemin en aydın, en dürüst, en yararlı, en barışçı insanlarından Hrant Dink’in yaş günüydü.

Devamını Oku
18.09.2025
Düşme var düşüş var

Bundan önceki yazım şöyle bitiyordu: “Yeryüzü muhteşemdi. Türkiye’nin asla uygarlıktan, yaratıcılıktan, aydınlıktan ve gelecekten vazgeçmeyeceğine dair umutlarımız tazeleniyordu.”

Devamını Oku
07.09.2025
Büyülü aydınlık bir gece

Elbe Nehri’nin kıyısında görkemli mi görkemli o yapı bir mucize gibi yükseliyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Hapishane ve ödül: Vicdan ve haysiyet

Hafta içinde hapisteki iki çok değerli insanımıza yine uluslararası ödüller verildi.

Devamını Oku
31.08.2025
Paramparça ve umut

Bunalıyorsunuz, kahroluyorsunuz, her yerde haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik diyorsunuz...

Devamını Oku
28.08.2025
Dünyanın sesleri İstanbul’daydı

Bu başlığı yazdım. İstanbul’da bir haftadır süren o muhteşem coşkuyu paylaşacağım diye düşünürken birden bir suçluluk duygusuna kapıldım.

Devamını Oku
24.08.2025