Köşe Yazısı

A+ A-
Tayfun Atay

İmamın ‘bacıları’

5 Ekim 2016 Çarşamba

Çanakkale-Bayramiç’in Gedik köyü imamının “Facebook” paylaşımı, Müslümanlığımızın ataerkil ruhunu dışa vuran pespaye mahiyetli bir veri aslında.

İmam şu paylaşımda bulunmuş:


Hayırlı cumalar cumamız mübarek olsun. Cumaya gitmeyen erkekler bacımsınız.”

İmam efendi, “kadınlık” üzerinden erkeği aşağılamaya dini katık ederek afiyetle bir herze yemiş.


Ama tabii Müslüman erkeği aşağılarken özde Müslüman olanlar da dâhil olmak üzere kadınları ve kadınlığı aşağılamış.

Yurdumun ataerkil kültürel-ideolojik örüntüsü çerçevesinde biz bu tavrın daha genel, geleneksel, yaygın ve popüler karşılığına iki örnek ile aşinayızdır.

Kadın gibi erkek” ve “erkek gibi kadın” deyişleridir bunlar.

Nasıl ki “erkek gibi kadın” dendiğinde bu sözün muhatabı olan yek ve tek kadın yüceltilirken aslında onu böyle (“erkek” gibi olmakla) niteleyerek genelde tüm erkekler ve erkeklik hali yüceltilirse…

Kadın gibi erkek” dediğinizde de özelde ifadenin muhatabı olan tek bir erkeği aşağılarken genelde bütün kadınları ve kadınlık halini aşağılamış olursunuz.

İmam da cuma namazı kadınlara farz kılınmayıp bu ibadete katılmaları zorunlu olmadığı hükmünden hareketle cumaya gelmeyen erkekleri “Kadın gibi erkek” olmakla tahkir ediyor. Onları dinin kendilerine farz kılınmış bir ibadetini yerine getirmedikleri için “kadınlık” üzerinden aşağılıyor.

Ve elbette özde kadınları ve kadınlığı aşağılıyor.

Bu, bir din adamı. İslâm adına konuşuyor, ibadette başı çekiyor, minberde hutbe okuyor.

Face”te paylaştığı sözler ise kahvehane sataşmalarında, kenar mahalle delikanlılarının takışmalarında, fanatik tribün taraftarlarının atışmalarında karşımızda çıkacak cinsten…

Hâlbuki bizde din böyle vasat ve bayağı ağızlarda iki-seksen sırtüstü yere düşürülürken dünyanın başka köşelerinde kadınların cumalara katılmasını geçin, “imame”lerin (kadın imamların) namaz kıldırdıklarını, cemaate hitap ettiklerini görüyorsunuz bugün…

Böyle, çünkü buna kat’i bir engel yok. Daha önce de yazdık; bazı müfessir, müçtehit ve mutasavvıflar, kadından imam da, şeyh de, veli de, nebi de olabileceği yorumunda bulunmuşlardır (bkz. 29 Ağustos 2016 tarihli, “Kadından imam da olur, peygamber de” başlıklı yazımız).

Burada şunu da ekleyelim: Kendilerine farz olup olmadığı da ayrı bir tartışma konusu ama kadınların Peygamber döneminde cumalara katılıp namaz kıldıklarına, hatta hutbelere bile müdahale ettiklerine dair aktarımlar söz konusu. Kadınlar zamanla genelde camilerden, özelde cumalardan itilir, uzaklaştırılır, ötelenir olmuşlardır.

Bu itilip ötelenmelerin aşılmasına yönelik girişimler bugün özellikle Batı’daki Müslümanlık bünyesinde kadının imanda da, amelde de erkekle aynı düzeyde değer taşıdığını işaret eden örnekler arasında karşımıza çıkmakta.

Günümüz dünyasına, yaşantısına, yaşam koşullarına uyarlı böylesi reformist adımları dinsel çerçevede atabilme yolunda Ortadoğu-İslâm coğrafyasında seküler deneyim ve birikimi en üst düzeyde olan Türkiye başı çekebilecekken…

Yaklaşık 15 yıllık dinbaz iktidarın bizi getirdiği nokta, işte bir köy imamının ağzından çıkan, izandan da, mânâdan da, maneviyattan da, nefasetten de uzak mı uzak necasete çalan şu söz:

Cumaya gitmeyen erkekler, bacımsınız…

Gelecekten bugüne bakacakların AKP dinbazlığından İslâm tarihine “katkı” niyetine tespit edebilecekleri en “karakteristik” örneklerden birinin de bu olması kuvvetle muhtemel!..

Tümü Tayfun Atay - Son yazıları

Kalacak bir türkü söyler gideriz 10 Eylül 2018 Pzt
Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın! 5 Eylül 2018 Çar
Betona tapanların mabedi yapıldı 3 Eylül 2018 Pzt