Dini, medyada eğlence mektepte eziyet yaptılar!
Tayfun Atay
Son Köşe Yazıları

Dini, medyada eğlence mektepte eziyet yaptılar!

20.11.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Postmodern zamanların Batı’da olduğu kadar Batı-dışı dünyalarda da en çarpıcı karakteristiklerinden biri, “dine dönüş”ün önünün açılmış olmasıdır.
Batı’nın “bireycilik/bireyselleşme” yorgunu, yalnız, yabancılaşmış, kendi içinde kaybolmuş “modern” insanına “yeni-muhafazakârlık”, “yeni-cemaatçilik”, “yeni-gelenekçilik” gibi telkinlerde bulunan postmodern söylem, dinselliğe de itici güç oluşturdu.
Bu elbette Batı-dışı dünyalarda da yankı bulmuştur.
Ancak “postmodern dine-dönüş” çığırında Batı’dan Doğu’ya, daha spesifik olarak İslamî dünyaya, bir kritik fark da kendini gösterir.
Batı’da modernliğe dinî tepkilerin yine de “modern” bir yapıya sahip olduğu fark edilir.
Evet, iktisadi kalkınma, teknolojik gelişme, maddi refah hedefleriyle “cenneti yeryüzüne indirme” vaadinde bulunan modern-kapitalist uygarlık, bir dolu manevi, moral, psiko-kültürel sorun üreterek insanların dinî arayışlara yönelmesine yol açmıştır. Ama bu arayışa giren insan, “eski”, modern-öncesi, kırsal-geleneksel (feodal) yaşam içinde mayalanmış insan da değildir. Ortada (istense de istenmese de) “modern” bir kültürel bağlamdan; laik, endüstriyel, şehirli, kozmopolit, küresel, sibernetik hayatın içinden çıkan bir insan vardır.
Dolayısıyla Batı’da, özellikle “Yeni Dini Hareketler” başlığı altında salkımlanmış oluşumlarla karşımıza çıkan bu “postmodern” dinsellik, moderniteye onun içinden ve onu dikkate alarak şekillenmiş bir tepkidir.
Bizde küresel dünyayla sarmaş-dolaş ve elbette sorunlarla yüklü seyreden hayat akışına din vesile edilerek gösterilen “siyasi” tepkiler ise sanki bu topraklarda yaklaşık 200 yıllık modernleşme sürecinde hiçbir şey değişmemişçesine  şekilleniyor.
Doğrudur, modernlik, dini “hiçbir şey” sayma cihetine gitmiştir.
Ama postmodernizm de dine iadeiitibarda bulunsa bile, onu “her şey” kılmaktan ziyade “şeyler arasında bir şey” sayma önerisidir esasen… Ve dinin “her şey” olduğu modern-öncesi kırsal-feodal dönemlere bir geri dönüş hamlesi de değildir.
Bugün Türkiye’de yaşanan ise modernliğe, özellikle de laikliğe yönelik postmodern savlardan beslenen bir dinbaz iktidarın, alabildiğine çoğul ve melez bir “modern” toplumda kendi dar anlayışı çerçevesinde dini, hem de ağırlıklı olarak “eski”ye referansla “her şey” kılma girişimidir.
Dünkü gazetede okuyoruz mesela, zorunlu din (daha doğrusu “Sünnilik”, hatta “Cihatçılık”!) dersinden çocuklarını muaf tutmak isteyen ailelere AİHM, Anayasa Mahkemesi, Danıştay kararlarına rağmen nasıl hâlâ kök söktürüldüğünü... Onların nasıl mahalle baskılarına, manevi- psikolojik işkencelere maruz bırakıldığını…
Yine okuyoruz, her yere mebzul miktarda imam-hatip lisesi açarak bu okulları öğrencilere nasıl “zorunlu-seçmeli” hale getirdiklerini; böylece TEOG’da boş kalan imam-hatip kontenjanlarına çocukları da, velileri de istemeye istemeye nasıl mecbur bıraktıklarını. (Koskoca Bursa’ya bakın: 1 güzel sanatlar lisesi, 1 spor lisesi, 2 sosyal bilimler lisesi, 6 fen lisesi ve 54 imam-hatip!..)
Bunlar en son karşımıza çıkanlar.
Yıllardır hayatımızın her santimetrekaresine dini, üstelik incelik, özen ve hassasiyetten de uzak bir hoyratlıkla baskın kılma çabalarına örnekler saymakla bitmez.
Yıllardır herkesin gözü, aklı, kalbi ekranda diye evhamlanıp dini mabetten medyaya taşıdılar; onu bir medyatik sermayeye, endüstriye, şova indirgediler.
Yıllardır dini medyada eğlenceye dönüştürürken, mekteplerde de zorlamaya giderek “eziyet”e dönüştürüp insanları soğuttular, bıktırdılar, usandırdılar.
Böylece dini “her şey” kılayım derken giderek hiçleştirdikçe hiçleştirdiler de farkında değiller.
Modernite, dini kıyıya itmişti.
Bizim “postmodern dinbazlar” ise dini dibe vurdurdular.  

Yazarın Son Yazıları

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Devamını Oku
10.09.2018
Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Devamını Oku
05.09.2018
Betona tapanların mabedi yapıldı

Betona tapanların mabedi yapıldı

Devamını Oku
03.09.2018
Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Devamını Oku
20.08.2018
‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

Devamını Oku
15.08.2018
Doların da Allah’ı var!

Doların da Allah’ı var!

Devamını Oku
13.08.2018
‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

Devamını Oku
08.08.2018
Üniversite pazarı

Üniversite pazarı

Devamını Oku
06.08.2018
Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Devamını Oku
01.08.2018
‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

Devamını Oku
30.07.2018
‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

Devamını Oku
25.07.2018
Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Devamını Oku
23.07.2018
Meşihat makamı

Meşihat makamı

Devamını Oku
18.07.2018
‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

Devamını Oku
16.07.2018
Ters köşe (10.07.2018)

‘Cülus töreni’

Devamını Oku
10.07.2018
Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Devamını Oku
08.07.2018
Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Devamını Oku
04.07.2018
Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Devamını Oku
02.07.2018
‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

Devamını Oku
26.06.2018
Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Devamını Oku
25.06.2018
‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

Devamını Oku
25.06.2018
‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

Devamını Oku
11.06.2018
Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Devamını Oku
06.06.2018
Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Devamını Oku
04.06.2018
Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Devamını Oku
30.05.2018
Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Devamını Oku
28.05.2018
İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

Devamını Oku
23.05.2018
‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

Devamını Oku
21.05.2018
Eğlenceli ciddiyet: İnce

Muharrem İnce’nin mevcut iktidar ağzı karşısında en büyük avantajı, yerli ve milli “mizah duyusu”na sahip olması. Sanki Erdoğan, hiç beklemediği bir “lügat”le karşı karşıya kalmış gibi geliyor bana. Öyle hissediyorum.

Devamını Oku
17.05.2018
İnanç borsası nefslere açılırken…

İnanç borsası nefslere açılırken…

Devamını Oku
16.05.2018
‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

Devamını Oku
13.05.2018
‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

Devamını Oku
09.05.2018
Eşeğe kurban olun!

Eşeğe kurban olun!

Devamını Oku
07.05.2018
Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Devamını Oku
02.05.2018
Hitler’i anıyoruz (!)

Hitler’i anıyoruz (!)

Devamını Oku
30.04.2018
Biz tarihin yüzüne bu fotoğrafla bakacağız

Eve dönüş yolunda...

Devamını Oku
25.04.2018
‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

Devamını Oku
23.04.2018
Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Devamını Oku
18.04.2018
ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

Devamını Oku
16.04.2018
Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Devamını Oku
11.04.2018