Bu yargılama böyle bitmez
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Bu yargılama böyle bitmez

17.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu, beşi müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda görüldü.

Ben de duruşmayı, savunmaları ve iddia makamının tavrını gözlemlemek için salondaki yerimi aldım. Ancak duruşma başlamadan bitti desek yanlış olmaz. Uzun yıllardır hem yargılanıyorum hem de yargılamaları takip ediyorum; böyle bir tabloyla ilk kez karşılaştım.

Mahkeme salonundan hem notlarımı hem de yaşananları aktarayım.

Duruşma öncesinde gazeteciler için yeni bir uygulama getirildi ve salona girişte turkuaz basın kartı şartı arandı. Bir önceki duruşmada da gazetecilerin oturduğu yerler değiştirilmiş, bu duruma tepki gösteren basın mensupları nedeniyle duruşma kısa süreliğine ertelenmişti.

Bugün ise gazetecilere salonun en kör noktalarından birinde, üstelik masa bulunmayan bir bölüm ayrıldı. Bu noktadan hem heyetin hem de sanıkların sesini duymak neredeyse imkânsızdı.

Duruşma başladığında avukat bölümünde CHP’li bazı milletvekillerinin oturduğu görüldü. Salonda CHP milletvekilleri Turan Taşkın Özer, Murat Emir ile Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek de bulunuyordu.

Kısa süre sonra jandarma, milletvekillerinden bulundukları yerden kalkmalarını istedi. Ancak milletvekilleri bu talebe uymadı. Bunun üzerine duruşma hâkimi salona gelerek aynı talebi yineledi.

CHP’li Özer, “Burası cezaevi değil, duruşma salonu. Ben buraya avukat olarak geldim. Notumu alıyorum, iddianame de önümde açık. Yeter ya! Yönetemiyorsa yapmasın” diyerek tepki gösterdi.

Mahkeme heyeti salona geldiğinde Özer’e, “Bu şekilde yargılamaya başlayamayız, sizi izleyici bölümüne alalım” dedi. Özer ise “Önümde iddianame açık, not alıyorum” diye yanıtlayınca mahkeme başkanı, “Orada da not alabilirsiniz. İzleyici bölümünden takip edebilirsiniz” diyerek dışarı çıkarılması için görevlilere talimat verdi.

Mahkeme başkanının bu ısrarlı talebinin gerekçesini kimse anlayamadı.

Avukat Kazım Yiğit Akalın, “2009’dan beri uygulama böyle. Orada oturabilir. Yer olmasa haklısınız ama yer var” şeklinde konuştu. Avukat Ali Rıza Dizdar da Özer’e destek vererek “Kanun açık, istersem Özer’i yanıma alabilirim” dedi.

Mahkeme başkanı ise Özer’in yerinin değiştirilmesi ve izleyici bölümüne geçmesinde ısrar etti.

Herkesin aklındaki tepkiyi ise CHP milletvekili Mahmut Tanal dile getirdi. Tanal mahkeme heyetine, “Siz çalışmamak için bahane arıyorsunuz. Anayasaya uymak zorundasınız” dedi.

Avukat Baran Kaya da “Siz başından beri duruşma yapmak istemiyorsunuz” diyerek tepki gösterdi.

Çıkan tartışmanın ardından duruşma salonuna gelen mahkeme heyeti, milletvekillerinin izleyici bölümüne geçmesini söyledi ve jandarmaya “Zorla çıkarın” talimatı verdi.

Özer ve beraberindeki hukukçu partililer yer değiştirmeyince mahkeme başkanı, 10.35’te duruşmaya başlamadan ara verdi. Tutuklu sanıklar nezarethaneye indirildi, seyirciler duruşma salonundan çıkarıldı.

Mahkemeye tam bir saat ara verildi.

Ancak beklenen olmadı. Meğerse ara verilmemiş. Bir süre sonra duruşmanın yarına ertelendiği bilgisi, heyet tarafından değil, mübaşir tarafından salonda bulunanlara duyuruldu.

Salondaki herkes tepki gösterdi. Duruşma salonundakiler sanki bilerek provoke edildi. Günün ilk anından itibaren yok gazetecilerin yeri, yok milletvekillerinin oturduğu yer, yok basın kartı denilerek duruşma gerçekleştirilmedi.

Mahkemenin kararına tepki gösteren CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “Perşembe günü gazeteciler bugün de hukukçu milletvekili kalksın diyor, yarın da aileler mi kalksın diyecek” dedi.

Özgür Çelik’in bu sözlerinden birkaç saat geçtikten sonra mahkeme, salona alınacak kişilere ilişkin tedbir talep etti.

Davanın birinci celsesinin altıncı oturumuna sanıklar ile vekalet ilişkisi bulunan müdafileri, müştekiler ve müşteki vekilleri alınması istendi.

Mahkeme, tutuklu sanıkların ise birinci veya ikinci derece yakınlarından yalnızca bir kişinin salona alınmasını istedi.

Bakın mesele şu...

Ekrem İmamoğlu hakkında açılan İBB merkezli ana dava dosyasının iddianamesi yaklaşık 3 bin 739 sayfadan oluşuyor. Dosyada yaklaşık 400 civarında sanık bulunuyor ve İmamoğlu hakkında çok sayıda ayrı suçlama ile farklı eylem iddiaları yer alıyor.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin hazırladığı “yargılama hedef süre formu”na göre davanın azami hedef süresi 4 bin 600 gün olarak gösterildi. 12 yıl 6 ay yani...

Zaten dosyada yüzlerce sanık olması nedeniyle duruşmaların normalde de oldukça uzun sürmesi bekleniyor. Her sanığın savunmasının alınması, avukat beyanları, delillerin incelenmesi ve ara kararlar gibi aşamalar nedeniyle davanın haftalar içinde tamamlanması pek mümkün görülmüyor.

Hukukçular bu büyüklükte ve çok sanıklı ağır ceza davalarının genellikle çok sayıda duruşma gerektirdiğini ve sürecin aylar hatta bazı durumlarda yıllar sürebildiğini belirtiyor. Bu nedenle dava için belirlenmiş kısa vadeli bir bitirme takvimi bulunmuyor ve yargılama sürecinin uzun olması bekleniyor.

Üstüne üstlük mahkeme heyetinin gazetecilerin yeri, milletvekillerinin sandalyesi diye oyaladığı bir ortamda mesele artık hüküm vererek değil “yargılayarak” ceza vermeye dönmüş durumda. 

Yazarın Son Yazıları

Bu yargılama böyle bitmez

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu, beşi müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda görüldü.

Devamını Oku
17.03.2026
Yargılanan değil yargılayan İmamoğlu

Silivri’nin soğuk rüzgârları yine bir siyasi davaya tanık oluyor.

Devamını Oku
14.03.2026
POS cihazlarında vurgun

Şimdi yazacağım iddianameye göre 2022-2024 arasında toplam işlem hacmi 47.5 milyar TL olan POS cihazı vurgunu var.

Devamını Oku
10.03.2026
Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025
Her işlemde ismi olan kişi hukuken yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada her açıdan yaşanan çelişkiler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Kamu bağlantıları bir türlü soruşturulmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama dikkatimi çekti. Yasadışı bahisle kararlı şekilde mücadele edileceğini ve gençlerin bu karanlık yapılara teslim edilmeyeceğini söyledi.

Devamını Oku
02.12.2025
Bu bedelin hesabını kim verecek?

Türkiye’de öyle davalar görülüyor ki bir mahkeme salonunun duvarları yalnızca hukukun değil, bütün bir ülkenin vicdanının yankısını taşıyor.

Devamını Oku
29.11.2025
Zehirlenmelerde ‘skimpflasyon’ etkisi

Türkiye bir süredir tuhaf bir ekonomik iklimin içinde yaşıyor.

Devamını Oku
22.11.2025
İBB iddianamesinde olmayanlar!

İBB soruşturmasında da aynı süreç yaşandı. İddianameyi satır satır okumaya devam ediyorum, notlar alıyorum. Özellikle soruşturma aşamasında iddianamede yer alan bilgiler açık açık yazıldı, sosyal medya hesaplarından gündem yapıldı. Şimdi bu iddiaların bir kısmını arıyorum iddianamede, ama yok! Mesela İmamoğlu’nun otellerde yapmış olduğu toplantılarda kamera bantlanması ve yanındaki ekibin taşıdığı valiz çok konuşuldu. Valizlerin para dolu olduğu günlerce yazıldı. Herkes linç edildi. Oysa valizlerde para değil, rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan jammer (sinyal kesici) cihazları vardı ama ne önemi vardı ki?

Devamını Oku
18.11.2025
İmamoğlu iddianamesinde göze çarpanlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı.

Devamını Oku
15.11.2025
Özlem Çerçioğlu ve itirafçının ifadesi

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay... Bu iki ismin verdiği ifadeler neticesinde seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar tutuklandı. Operasyon üstüne operasyon yapıldı.

Devamını Oku
11.11.2025
Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’

Sayıştay’ın 2024 yılı mahalli idareler denetim raporları yayımlandı.

Devamını Oku
08.11.2025
Eda Saraç’ın adalet çağrısı

Günlerden pazar... Harbiye’desiniz. “Bugün ne yapayım?” diye düşünürken tiyatroya gitmek istiyorsunuz. Hazırlanıp yola koyuluyorsunuz. Koştur koştur, geç kalmadan tiyatronun yolunu tutuyorsunuz. E malum, İstanbul trafiği! 10 dakikalık yola 1 saatte gidiyorsunuz. Ama bir sorun var. Her yerde polisler, bariyerler, siren sesleri...

Devamını Oku
04.11.2025
Yasadışı bahise operasyonlar art arda

Türkiye’de gündem öyle hızlı değişiyor ki takip edebilmek mümkün değil.

Devamını Oku
01.11.2025
Bahis skandalı: TFF ile konuştum

Düşünün: maçı yöneten hakemler bahis oynamışlar! Ki bir de bu, tespit edilen yasal sitelere girip üye olup oynayan kişiler. Bir de bunun yasadışı bahis ayağı var. Ki son 5 yılda tespit edilebilen rakamlar bunlar. Bu hakemler içinde Süper Lig hakemleri var. Hakem yardımcıları var. Mutlaka uluslararası bakımdan da incelenecektir.

Devamını Oku
28.10.2025