Ahmet İnsel

Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar

17 Nisan 2018 Salı

Bir kişiye verilen ülkeyi yönetme yetkisinin tekrarlanmasına bir sınır koymak gerekir mi? Bu konuda dünyada iki zıt eğilim var. Batı demokrasilerinde cumhurbaşkanları ve başkanlar için var olan üst üste seçilme sınırının, başka seçilmişleri, milletvekillerini, belediye başkanlarını, hatta sendika ve dernek yöneticilerini de kapsaması gereği konuşuluyor. Bu yönde ılımlı adımlar atan veya atmaya hazırlanan ülkeler var. Diğer taraftan bu sınırı ya toptan kaldırmak ya da anayasa değişiklikleriyle neredeyse sınırsız hale getirmek yönünde bir eğilim de yaygınlaşıyor.
Mao’nun ölümünün ardından iktidarın aşırı kişiselleşmesini engellemek isteyen Çin Komünist Partisi (AKP), devlet başkanına iki kez seçilme sınırı getirdi. Çin parlamentosu 2018’de oybirliğiyle Xi Jinping’i ikinci kez devlet başkanı seçerken, bu sınırı kaldıran anayasa değişikliğini de onayladı. “Her şeyin başkanı” Xi Jinping, hem devlet başkanı, hem parti genel sekreteri hem merkezi askeri komite başkanı. Çin anayasasına “Xi Jinping düşüncesi” ve “AKP’nin yönetici rolü” de yeniden girdi.
Rusya’da Putin kâh cumhurbaşkanı, kâh başbakan olarak 1999’dan beri aralıksız iktidarda. Altı yıl için yeniden seçildi. 2024’te yirmi beş yıl boyunca ülkeyi yönetmiş olacak. Belki bundan esinlenen Serj Sarkisyan, üç yıl önce anayasa değişikliği ile Ermenistan’ı başkanlık rejiminden parlamenter rejime geçirdi. 9 Nisan’da biten ikinci cumhurbaşkanlığı döneminin sonunda, yeni anayasayı bahane edip üçüncü kez aday olabilirdi ama olmadı. Çünkü cumhurbaşkanına hiçbir yetki bırakmamıştı. Ve iki gün önce parlamentoda çoğunluğu elinde tutan partisi oybirliğiyle Serj Sarkisyan’ı başbakan adayı olarak gösterme kararı aldı. Parlamentoda çoğunluğu elinde tuttuğu sürece, bütün yetkileri elinde toplayarak ülkeyi yönetmeye devam edecek.
Venezüella’da Hugo Chavez de, seçildiği 1999’dan 2013’te ölümüne kadar anayasa değişikliği yöntemiyle başkan kalmıştı. Aynı yolu Bolivya’da Evo Morales izlemeye çalışıyor. Dördüncü kez aday olmasına izin veren değişiklik 2016’da halkoylamasında reddedilmesine rağmen, partisi 2019’da yeniden Morales’i aday göstermeye karar verdi. Kendisi de, “Halk karar verirse, Evo başkan kalır, bir sorun yok” diyor.
Afrika ülkeleri üzerine yapılan bir çalışma, 55 ülke arasında 12’sinde başkanın yeniden seçilmesinde sınır olmadığını, ayrıca altı ülkede zaten tek parti veya krallık rejiminin hüküm sürdüğünü, sekiz ülkede de görevdeki başkanların anayasadaki sınırı delmeye çalıştığını gösteriyor. Tekrar seçilme konusundaki ihtilaf nedeniyle gerçekleşen darbe teşebbüslerinin, ayaklanmaların sayısı yüksek. 2015’te Batı Afrika devlet başkanları, Gana’nın başkenti Akra’da toplanıp, bütün ülkelerde böyle bir sınır getirilmesi önerisini tartışmış, bunu önce sıcak karşılayıp sonunda reddetmişlerdi.
Ermenistan’da, esas olarak, liderin iktidarda kalmasını sağlamak için yarı başkanlık rejiminden parlamenter rejime geçildiği kanaati güçlü. Türkiye’de de aynı amacı ters yönde bir değişimle elde etmeye çalışıyor mu iktidar partisi? Parlamenter rejimden başkanlık rejimine geçerken, Tayyip Erdoğan’ın da teorik olarak 2029’a kadar iktidarda kalmasını mümkün kılıyor. 2019’da seçilmesi koşuluyla elbette.
Neredeyse bir çeyrek yüzyıl aralıksız iktidarda kalma hırsı, münhasıran incelenmesi gereken bir vakadır. Ama birçok örnek, bunun kişisel bir seçim olmayı aştığını, iktidarda kalmanın lider için de vazgeçilmez bir zorunluluk haline dönüştüğünü gösteriyor. Bu iktidarı kaybetme korkusu ve yarattığı iktidar bağımlılığı elbette iktidarda iken işlenen usulsüzlükler, kanunsuzluklar, yapılan vahim haksızlıklar, yönetilen şiddet politikalarıyla doğru orantılıdır.
Tam bu nedenle, siyasal güç mevkilerine seçilenlerin tekrar seçilmelerine önceden belirlenmiş ve değişmesi mümkün olmayan bir sınır koymak, onların iktidarın baştan çıkarıcılığına karşı kendilerini ve yakın çevrelerini korumaları açısından da yararlı ve gereklidir. Demokrasi sadece seçim değil aynı zamanda iktidarın sınırlanması rejimidir. 



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bir otokrat prototipi 1 Eylül 2018
Kayırma ekonomisinin bedeli 28 Ağustos 2018

Günün Köşe Yazıları