Adnan Dinçer

İzleyelim!

20 Ocak 2021 Çarşamba

Rahmetli Doğan Koloğlu’nu bir gün Cağaloğlu’nda yokuşu çıkarken Vilayet önünde gördüm. Daha önceleri Eşfak ağabeyin bir sözünü bana aktarmıştı! Hücum futbolu adında arkadaşları ile oluşturduğu bir ekol kavgası veriyordu. "O isimleri biliyorum." O dönemde  futbolun iki yönlü, topun konumuna göre oynandığını genç ve eğitim verdiğim futbolcular  ile sahada  başarı eşiklerini hızlı aşıyordum! Neden artık eskisi gibi yazmadığını sorduğumda bana "Yaşlandık! yüzümüz eskidi ve yoruldum" demişti. Şimdi bu doğa gerçeğini unutan olmasam da başarılı olduğum futbol dünyasında çizilen senaryoların içinde, hep yalnız kalarak doğruların yansımalarını, bir avuç eğitim verdiğimiz kulüp ve gençlerle kanıtladık!

Ulusal anlamda UEFA’ya yazdığım müracaat sonucu 14/16 yaş grubuna alınmayı istemiştim. TFF Başkanı o zaman beni Ankara’daki toplantıya davet etti. Tüm arkadaşlarım ve hatta hocam dahi karşı durdu talebime. Ülkede 14-16 yaş grubundan "Takım çıkmaz" dedi. Cevabım sert oldu. "Bu ülkede de çocuklar sıfır yaşında doğuyor ve her yaş grubundan genç var!" dediğimde yalnız kaldım. Yeniden UEFA’ya yazıyı elden başkana onaylatarak müracaatı gerçekleştirdim. Ne oldu biliyor musunuz? Ben ayrıldıktan sonra karşı çıkan hocam, o takımın başına geçti! Doğan Koloğlu bunu ve nedenlerini biliyordu. Ama arada bir nüans vardı. Kulüpçülük ve medya farklılığı. O da bunun önüne geçemezdi.

GERÇEĞİ YAKALAMAK

Sezon başı  borçlarını aşamayan ve transfer sorunları içinde boğulan yönetimler, pandemi belasına takılıp boş tribünlerle futbola devam etseler de, geçen yıl kaybettikleri üç büyükler gerçeğini yakalama mücadelesi veriyorlar. Dünya futbolunda uluslararası alanda küme düştük. Yeni takımımız bana göre çok umut veriyor aslında! Aşamadığımız gerçek futbolun sahadaki doğru oynanması yetersizliğidir! Herkes burnunu bu işe sokuyor! Çünkü endüstriyel futbol pastası büyüdü!

Biz çabuk heyecanlanan ve varsayımlara dayalı yapımızla kendi engelimiz oluyoruz. Olaya "yağma Hasan'ın böreği" misali bakan kolay yetkili olma şanssızlığımız yabancılara dayalı bir pazar üretti. Bu yıl bir ölçüde iyi eğitim alan yurt dışı futbolcularımıza bakar olduk! Geçmişte futbol kulüpleri teknik direktör, yardımcısı ile temmuz ayı transferi sonucu  ile en az iki yıl kulübe bağlanan futbolcuların neredeyse demirbaş olduğu bir rekabete zorunlu gibiydiler! Şimdi atık daha çok görevli var işin içinde. FIFA ve UEFA uygulamaları bize transfer kaosu getirdi. Ortalık toz duman olup ahbap-çavuş ilişkileri ile yönetilir olunca tribün müşteri oldu!

MESUT YILIN OLAYI

Son anda Arsenal’in dahi maliyeti nedeniyle "Bir neden de bu" bonservis bedeli yüksek Mesut Özil'i transfer etmek yılın Fenerbahçe ve futbolumuz için en büyük futbol olayıdır. Ama konuya yaklaşım çok fanatikçe olup, sonuç açısından gelecekte daha da çok konuşulabilir! Kendisine başarılar dilerken rakipleri için de "Takım olmadığını" hatırlatırım. Rakip takımlar oyun taktikleri ile umarım Mesut'un güzel futboluna engel olmazlar. Tek endişem onun ne kadar hazır olduğu gerçeğidir. Çünkü ülkemizde futbol çok zor ve farklı bir oyun olmuştur! Yüzümüz eskise de teknik adam olarak kafamız yepyeni ve gençtir. Çünkü hayat gelişerek devam ediyor! Bazen yürüyüş ayarı şart!


Yazarın Son Yazıları

Yapay zekâ ve transfer 17 Şubat 2021
Robotik ve yapay futbol! 10 Şubat 2021
Futbolun erozyonu 8 Şubat 2021
İki taşı aramak! 5 Şubat 2021
Büyük mücadele 1 Şubat 2021
Mesut Özil 27 Ocak 2021
Korona’nın ayıbı! 22 Ocak 2021
İzleyelim! 20 Ocak 2021
Futbol! 13 Ocak 2021
Özlemişiz 11 Ocak 2021
Futbol mu dedin? 6 Ocak 2021
Liderlik yolu 4 Ocak 2021
Özgüven farkı 25 Aralık 2020