Adnan Dinçer

Kişisel spor ve yaşam kavgası

15 Nisan 2020 Çarşamba

Tarihe bakınca geçmişte insanlığın toplu hastalıklarla karşılaştığını ve kırıldığını görürüz. Ancak aklımın almadığı, her alanda ulaşılmaz teknolojiye erişen dünyamızın yavaş kalışı ve beceriksizliğidir. İnsanoğlunun uzayı keşfetme ve yeni dünyaları var kabul edip araştırma tekamülüne karşın koronavirüsü karşısında acizliği beni şaşırtmıştır! Hızla gelişmesi, aşıyı bulmadaki yavaşlık ve kadere teslim olma senaryoları, değişik versiyonları ile karşımızda sanki. Umutlarımız ve "can derdine" düşülen ortamın karşısında mücadele verme alanımız aslında basit ama sanki dar alana sıkıştırılmıştır. ABD, Çin, İtalya, Almanya, Fransa, İspanya ve tabii bizlerin yaşam için tek umudu doktor, hastane ve ilaç olarak yanımızdadır. Ancak en önemli gerçek yapılan uyarılardır. Genel içeriği virüsü kapmamak için aldığımız, maske, eldiven ve kişilerle olan sosyal mesafe tedbirlerine karşın önemsemediklerimiz de vardır! Örneğin psikolojik durum ile en önemli faktör olan kişisel spor!

Yıllarca sporu algı olarak sadece "pasif izleyici" gibi yaşadık! Özellikle futbol olarak tercihimiz beyinlerimize kazındı adeta! Oysa korona ve tüm hastalıkların karşısına dikilecek olan bağışıklığımızdır. Bağışıklığımızın güçlenmesi kişinin kendi elindedir ve özel çalışma ister. Bu günlerde sabah kalkıp önce kediler gibi gerinmek, özellikle yukarıdan başlayan aşağıya doğru kafa, boyun, omuz, kollar, göğüs, yüz, bel, bacaklar ve yer hareketleri ile mekik, şınav çekmek önemlidir. Hatta açık pencere karşısı veya oksijeni bol bir ortamda her gün artan, karın ile ciğerlerimizi çalıştıran nefes antrenmanları yapmamız lazımdır. 

Yaşamın dinamiği harekettir

Tüm damarlarımız yolu ve kan ile beynimize kadar uzanan oksijen direncimizi ve bağışıklığımızı arttırırken kasların, kemiklerin de sağlıklı, dolaşım ve organlarımızın da diri kalmasına yardımcı olur. Ayrıca daima su ile desteklenen yapımız dışarıdan gelecek her türlü mikrop ve virüse karşı savaş verip galip gelecektir. Bizler mikroplarla her zaman muhatap olur ama antikorlarla onu aşmaya çalışırız. Gerekli sade ama yararlı beslenme ile spor yapma alışkanlığımız, bizi hangi yaşta olursak olalım dirençli tutacaktır. Spora başlarken kalp ve dolaşım sistemimizi, ısınarak hazır hale getirmeliyiz. Aksi halde sakatlanırız. Çalışmalardan sonra soğuma şarttır. Yorgunluk ve ter olacaktır. Kaslarda ağrı ve benzeri ufak tefek vücudumuza ters gelen gerginlikleri bıkmadan dozajımızı ayarlayıp aşabiliriz. Varsa yürüme bandı veya bahçede, hatta odada irademizi kullanarak yürüyüş yapabiliriz. 

Yaşamın dinamiği harekettir. Dikkat edilecek tek gerçek yaş ve yapılacak hareketin gücümüzü zorlamadan kaldıracağı ağırlığıdır. Son zamanlarda yoga ve plates türü çalışmalar temiz havada çok faydalı olabilir. Bu çalışmalar bize psikolojik olarak da özgüven kazandıracağından hastalık karşısında bağışıklığımızı daha da güçlendirecek ve kilo sorunumuzu da dengeleyecektir. Bir spor adamı olarak sizlere bu yazıyla hatırlatmak istediğim kişisel tavsiyelerim bunlar. Umarım işe yarar. Haydi gayret diyorum. "Yaşasın hayat"!



Yazarın Son Yazıları

Teknik adamlık 5 Ağustos 2020
Gerçeğin nostaljisi! 31 Temmuz 2020
Büyük tatil! 22 Temmuz 2020
Futbolun Tulumbacıları! 15 Temmuz 2020
Kartal kondu!.. 14 Temmuz 2020
Açık ve net!.. 8 Temmuz 2020
Lung’u aşmak zor 7 Temmuz 2020
Ucuz kahramanlar! 1 Temmuz 2020
Yaptım oldu! 25 Haziran 2020
Kolay sonuç 21 Haziran 2020
Değişen ne? 18 Haziran 2020
Futbol ve iş 10 Haziran 2020
Tarih yine tekrar edecek! 3 Haziran 2020
Futbolda Titanik! 27 Mayıs 2020