Arif Kızılyalın

Siyasetin gölgesinde futbol

05 Ağustos 2020 Çarşamba

TFF Süper Lig’in 2020-21 sezonunda 21 takımla oynanmasına hükmetti; gerekçe pandemiydi. Daha doğrusu koronavirüsün futbol dünyasında yarattığı olumsuz etki. Küme düşen takımların hastalık sürecinden olumsuz etkilendiği görüşünde birleşti futbolumuzu yönetenler akil insanlar! Kıyamet de koptu; ligin alt tarafındaki takımlar pandemiden etkilendi de, üst taraf etkilenmedi mi? Özellikle Trabzon bastı yaygarayı, “Madem düşme kalkacaktı, niçin Fransa gibi ligi iptal etmediniz” Büyük çerçevede haklı Trabzonspor. Ama zamanlaması yanlış. Liglerin başlayacağının belirlendiği mayıs ayındaki TFF toplantısı öncesi yükselteceklerdi seslerini; atı alan Üsküdar’ı geçtikten şampiyonluk kupası ile Başakşehir’de tur atıldıktan sonra beyhude serzeniş bunlar! Gelelim, düşmenin kaldırılması, liglerin 21 takıma çıkarılışı meselesine. Bağdat’taki “Sağır Sultan” dahil herkes, bu kararın TFF Başkanı Nihat Özdemir ve futbol paydaşlarınca alınmadığını, ülke yönetimindeki birilerinin, isteğiyle herkese mavi boncuk dağıtılması adına bu adımın atıldığını biliyor. Kayseri BŞB Başkanı Dr. Mehmduh Büyükkılıç’ın, telekonferanslı bayramlaşma töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, küme düşen Kayseri’nin ligde kalışına istinaden “Siyasi destekleriniz adına teşekkür ederiz” demesi, bile Türk futbolunun üzerindeki siyaset gölgesini göstermeye yeter! Belli ki bir tür politik yatırımın UEFA ve FIFA tarafından fark edilmeme ihtimali yok! Çok kısa bir süre içinde İsviçre merkezli bir telefon, ya da bir mail gelecek TFF’ye, “Bu kararı kim verdi?” diye. Riva, “TFF” diyecek. “O zaman Spor Bakanı’nın ne işi vardı karar toplantısında” diye ikinci soruyu soracaklar. Çünkü bu sorular şu an resmi olmayan yolla ülkenin futbol insanlarına soruluyor! Umarız Özdemir gereken cevabı verir de, ülkenin adı çıkmaz; “Siyasetin gölgesinde futbol oynayan Türkiye” diye.

Süper Lig’in 21 hafta oynanması kesinleşti ancak “bay geçilecek” boş hafta şimdiden zirve alt sıraların olası takımlarını düşündürmeye başladı bile. Zirve adayı bir takımın doğruları savunan yöneticisi, laf arasında, “Hiçbir fikstür bu seneki kadar belirleyici olmayacak” dedi. “Niye” diye sordum, “Düşünsenize son hafta bay çekmişiz, o haftaya lider giriyoruz, ikili averajda da 4-5 gol öndeyiz, rakip 6 gol atıp şampiyon oluyor” yanıtını verdi, haklıydı! Avrupa’nın “doğru dürüst” hiçbir ligi “topal ördek” denen bu sistemde oynamıyor. Ülkelerin yarısı 18, diğer yarısı 20 takım üzerinden fikstür çekiyor. Biz ise 40+2 hafta oynayacağız, TFF o programlamayı nasıl yapacak, bu maçlara şimdiki kadroyla nasıl hakem ve VAR hakemi bulacak bilinmiyoruz! Bilinen şey, yayıncı kuruluşun 6 ekstra hafta ile ekstra kazancı garanti altına alması! Yeni gelen ekipler dolayısıyla da yayın gelirini 18’e bölüşüp paylaşan Süper Lig ekiplerinin gelirlerinin 21 parçaya ayrılacak olması da “Yeni Türkiye”nin kulüplere bir lutfu!


Yazarın Son Yazıları

TFF’nin üst aklı kim? 18 Ağustos 2020
Futbolu TFF mi yönetiyor? 1 Ağustos 2020