Günlerdir bana yeni Başbakan’ın kim olacağını soran dostlara aynı cevabı veriyorum: “Sizce bir önemi var mı?”
Gardırobunda ekose bir ceket bulunan, düşük profilli, anayasadan çok liderini seven biri olacak kuşkusuz. Ha, tabii bir de bıyıklı olacak.
Ama artık ne ismiyle, ne cismiyle demokrasiyle bağları kalmayan bu sistemin başına ya da muavin koltuğuna, kimin geleceğinin çok önemi var mı? Bence yok.
Ama şunun önemi var: İktidar partisinin içinde tuhaf bir sessizlik var. Şaşkınlık var. Kurucular küskün; aksaçlılar mahzun; Konyalılar boykotta. Evet, belki şu an için kimsenin başını kaldırıp konuşma cesareti yok; ama özel sohbetlerde boyunlarını büküp anlatmaya başlıyorlar. (Bunu not edin bir yere, 2 yıl sonra konuşalım.)
Olan biten; yani yüzde 50 oy alan ve 20 aydır iyi-kötü “yürütmenin başı” konumundaki birinin apar topar azledilmesi, yenir yutulur bir olay değil. “İslamcıyız” diye yola çıkıp sonra safi Pelikan ve troliçeler tarafından savunulmaya mahkûm bir lider kültüne dönüşmek de kolay açıklanabilir bir savruluş değil. 1960’lardan beri hedefimiz Avrupa Birliği ise, tam vizelerin kaldırılması ve müzakerelerin hızlanması için el sıkışmışken bir anda masayı devirmek de normal bir hal değil.
Türkiye, ara rejim dönemlerine benzeyen olağanüstü bir dönemden geçiyor. Kasım ayından bu yana ülkedeki işleyiş peyderpey değişti. Kurumlar da parlamento da gerçek anlamda işlemiyor. Geçenlerde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, aralarında benim de bulunduğum bir grup yazarla sohbetinde, “Darbe dönemlerine benzer bir süreçten geçiyoruz” dedi. Yanlış bir tespit değil.
Haliyle bu olağanüstü dönemde, normal bir ülkede yaşıyor gibi analiz yapmanın, mantık yürütmenin pek bir faydası yok.
İlla bir isim ver derseniz, sadece tahmin yürütebilirim. (Zaten de şu anda tek seçici konumundaki Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dışında kimin başbakan olacağını bilen yok.)
Tahminim, Binali Yıldırım. Ankara’da da ibre ondan yana. Erdoğan’ın sadakatinden şüphe duymadığı, sırdaş gördüğü bir isim. Hem de ekonomiyi, iktidar partisinin seçmenle iletişiminde büyük önemi olan yol, köprü, havaalanı gibi “mega projeleri” götürebilecek birisim. Üstelik ekose ceketi de var.
Ama dedim ya; bu sadece bir tahmin. Son günlerde İsmet Yılmaz’ın adını da duyuyoruz. Ama bana partideki burukluğu İsmet Yılmaz ya da Berat Albayrak toparlayamaz gibi geliyor.
Yavaş yavaş dillendirilen bir başka teori de, “MHP’yle koalisyon” olacağı yönünde. Güya deniyor ki, Erdoğan’ın haziran seçimlerinden bu yana fiili bir koalisyon kurduğu “güvenlik bürokrasisi” bundan sonraki aşamada AKP-MHP koalisyonu istiyor. Falan filan.
Uçuk bir teori ama neden olmasın? Pat diye uyduruk bir internet yazısıyla Başbakan’ın görevi bıraktığı ülkede, bu da olabilir. MHP’nin zaten muhalefetlik hali kalmamış. Meral Akşener ve yol arkadaşlarını partiye sokmamak için vermeyeceği taviz yok. Koalisyona da girer, 3 maddelik bir anayasa değişikliğine el kaldırarak “partili cumhurbaşkanı” kisvesi altında başkanlık sistemine de evet diyebilir.
Dedim ya, olağanüstü dönemdeyiz. Her şey olabilir.
Başbakan önemli mi?
Yazarın Son Yazıları
Yaklaşan facia
Yalancı bahar mı ikinci bahar mı?
Bu mu devlet aklı?
Lale Devri bitti!
Mutsuzluk beter umutsuzluk daha beter
Avrupa ile yakınlaşmak için
Trump, Brunson’la ilgili ne demiş?
Alis harikalar diyarında
Türkiye ile ABD arasında tarihin en büyük krizinde gerilim düşüyor. Henüz bir “el sıkışma” olmasa da, Brunson krizinin nasıl aşılacağı konusunda bir formül yavaş yavaş şekillenmeye başladı. Formül, iki ülkenin de aylardır konuştuğu “Andrew Brunson-Hakan Atilla” takası. Brunson’ın ABD’ye gönderilmesi karşılığında Atilla bir süre sonra Türkiye’ye gelecek.
Brunson yaptırımları ve devam eden pazarlıklar
Brunson’la takas fikri kimden çıktı
Al Papaz’ı ver Halkbank’ı
Sessizlik
Bir demokrasi kendini nasıl savunur?
Batı’yla pazarlık
Osmanlı bu değildi
Yeni dönem ne olur?
Dünya karıştıkça biz geriliyoruz
Hüzün
Sonuçlara bir de böyle bakın
Kazanacağız
25 Haziran Türkiye’si
Emanetim sende saklı
İki seçim arası
MERKEL: Kendine gel! TRUMP: Dükkân benim
Oyun büyük
Ver Papaz’ı, Al Münbiç’i
Ben sana iktidar olamazsın demedim...
Sessiz çoğunluk
Burası Rusya değil kardeşim
Ne yapmalı?
Dip dalga ne gösteriyor?
Baskıda kaosa geçiş süreci
Dışarıda olan seçimi nasıl etkiler?
Attım bunu cebe
Bilinenler, bilinmeyenler
Piyesin son sahnesi
Diktatörlüğün sıradanlaşması
CHP’nin zor kararı
İki çift lafım var...