Can Yaman meselesini konuşalım mı
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Can Yaman meselesini konuşalım mı

12.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Nasıl çabuk kanıksıyor, nasıl hemen kabul ediyoruz. Yandaşı, muhalifi, iktidar seveni sevmeyeni... Hemen hizaya geliyor. Dalgada sürükleniyor. Öyle ya, memleketin herhangi bir konusunda uzlaşamayanlar, bu konuda aynı dili kullanıyor. Ünlülere uyuşturucu operasyonu” başlığıyla manşetlere taşınan olaydan söz ediyorum. Çünkü mesele uyuşturucuyla mücadelenin sınırını aşıyor gibi.

Önce kısa not...

Uyuşturucu, büyük bir illet. İnsanı yok ediyor. Devlet, uyuşturucuyla mücadele etmeli. Elbette büyük balığı işin ticaretini yapanlar. Tabii ki kullanmak da suç. Ancak kullanıcı hem zincirin son halkası hem de aslında mağduru. Zira herhangi bir merkeze gidip “Bu bağımlılıktan kurtulmak istiyorum” dediğinizde, sizi tedavi etmeye çalışıyorlar. Hukukta böyle. Kullanmanın cezasının alt sınırı, TCK 191. maddeye göre 2 yıl. Genelde yatarı yok. Uyuşturucu satan, büyük bir cezayla ağır ceza mahkemesinde yargılanırken içici asliye cezada yargılanıyor. En önemlisi, 191. maddenin 2. fıkrası içeni cezalandırmayı değil, tedavi etmeyi öncelemiş. Uygulamada, içen kişinin ilk kez yakalanması şartıyla, “beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi” şeklinde uygulanıyor.

Hukukçu olmanıza gerek yok, okuyunca anlıyorsunuz. Ancak günlerdir gördüğümüz uygulama, kanunun ruhuna da işin maksadına da ters. Savcılık talimatıyla polis içenlerin peşinden koşuyor. Evlere gidip kişileri gözaltına alıyor. Eğlence mekânları basılıp götürülüyor. Adli Tıp’ta saç ve kan örneği alınıp bakalım içiyor musun içmiyor musun diye bekleniyor. Bu sırada, yandaş ya da karşıtı medyada, boy boy fotoğrafları basılıp manşetlerde hedef oluyorlar.

Gelelim Can Yaman meselesine...

‘UYUŞTURUCU BULUNDU’ YALANI

Can Yaman 1989 doğumlu bir oyuncu. Alameti farikası yakışıklı olması. Çok hayranı var. Türk dizilerinde popüler olduktan sonra, 5 sene önce İtalya’ya yerleşti. Burada filmlerde, dizilerde oynamaya başladı. Halihazırda uluslararası platformlarda yayında olan iki dizide başrolde. Yılda bir iki kez Türkiye’ye geliyor. Ben de yeni öğrendim. Hukuk mezunu. Oyunculuktan önce 2 yıl avukatlık yapmış.

Anlatılana göre, şu sıra İspanya’da çekilen bir filmde rol alıyor. Çekimlere, 21 Aralık-12 Ocak aralığında Noel-yılbaşı tatili verildi. Bu nedenle tatilini ailesinin de yaşadığı İstanbul’da geçirmeye karar verdi.

9 Ocak Cuma akşamı, İstanbul’da arkadaşlarıyla eğlenmeye çıktı. O gece polis, savcılık talimatıyla, dokuz ayrı gece kulübünde, uyuşturucu araması yapıyordu. Yaman’ın eğlendiği ünlü mekâna da geldi.

İşte her şey bundan sonra başladı.

Yandaş ya da karşıt... Haber, medyada, “Can Yaman’ın üzerinden uyuşturucu madde çıktığı öğrenildi, gözaltına alındı” şeklinde verildi.

Teyit ettiğim bilgiye göre...

Polis mekân girişinde arama kararını gösterdi. Girmeden önce de ünlü bir ismin olup olmadığını sordu. İçeri girdi. Arama yaptı. Can Yaman’ı tanıdı. Yaman’ı bir değil tam iki kez aradı. İkisinde de uyuşturucu madde bulunmadı. Altını çiziyorum: Uyuşturucu madde bulunmadı. Söylediğim olay, polisin resmi tutanağına da Üzerinde bulunmuş herhangi bir uyuşturucu madde yoktur” şeklinde geçti. Ancak medyada aksi şekilde servis edildi, böyle manşetler atıldı.

Devamı var...

İFADEDE BÖYLE BİR ŞEY YOK

Kendisine verilen görevi yapan polis, talimatı veren savcıya bilgilendirme yaptı. Can Yaman’ın da mekânda olduğunu söyledi. Polis, savcının talimatı üzerine Can Yaman’ı gözaltına aldı. Can Yaman, o geceyi nezarette geçirdi. Adli Tıp’ta saç ve kan testi alındı. 10 Ocak Cumartesi saat 13 civarında Emniyet’te ifadesi alındı, teste götürüldü, ardından serbest bırakıldı.

Bazı medya organlarında “Can Yaman aleyhinde daha önceki soruşturmalarda alınmış ifadeler olduğu” söylendi. Öğrendim ki gözaltı sonrası, Can Yaman’a 11 soru soruldu. Bu 11 sorunun içinde ne böyle bir ifade ne de iması var. Sorulardan 9 tanesi kişisel bilgi iken 2 tanesi uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığına ve hakkında daha önce dava olup olmadığına dair. Yaman, o iki soruya da “Kullanmadım, Adli Tıp raporunda da göreceksiniz” şeklinde yanıt verdi.

Bu arada...

Yaman’ın telefonuna el kondu, şifresini de vermiş. Bir süredir medyada okuduğumuz örnekler gibi ilerlerse telefonundan soruşturmayla ilgili ya da ilgisiz, özel hayatına dair her şeyin servis edileceğini belki de görürüz.

HEDEF UYUŞTURUCU MU EĞLENCE Mİ

Doğrulayan bir olgu daha. Savcılık, Yaman’ı ifade ve test sonrası serbest bıraktı. Herhangi bir adli kontrol de koymadı. Öğrendim ki bugün uçakla İtalya’ya dönecek Yaman, uçağını bir gün erkene alıp dün İtalya’ya dönmüş.

Programına bakıyorum: 13 Ocak’ta San Dokan dizisi ile ilgili ABD basınına röportaj, 14 Ocak’ta İspanya’da El Turca dizisi tanıtımı, 15 Ocak’ta aynı diziyle ilgili basın toplantısı ve akşam İspanyol televizyonunda program, 16 Ocak yeni dizinin fotoğraf çekimleri... Ancak İtalya ve İspanya medyasını açıyorum. O gece tesadüfen o kulüpte eğlenmeye gitmese bambaşka haber olacak Can Yaman’ın, “Türkiye’de uyuşturucu operasyonunda gözaltına alındı” haberini başka dillerde manşetlerden okuyorum.

Yanlış anlamayın. Testi ne çıkacak bilmiyorum. Kimseye kefil olamayız. Bizim işimiz de bu değil.

Söylemeye çalıştığım, “Usul esastan önce gelir” diye bildiğimiz hukukun işleyişindeki yanlışlık. Yargının yetkilerini sınırını aşarak kullanması, ünlüye göre” bazen ters bazen düz işlemesi, operasyonların işleyişinin adaletin ruhuna aykırı olması, insanların sızıntılarla manşetlere taşınıp hayatlarının mahvedilmesi, “yanıltıcı bilgi” diye onu bunu gözaltına aldıranların yanıltıcı bilginin kaynağı haline gelmesi vs. vs... Adalet bakanı yine “hukuk devleti” diyecek ama yaşananlar çoğu kişiye uyuşturucu diye başlayıp eğlencenin baskılanmasına vardığını düşündürüyor. Nitekim Can Yaman’ın gözaltına alındığı mekâna gidenler, “Olan bitenden sonra insanlar buraya gelip endişelenmeden nasıl eğlenir” diye soruyor.

İnsanın kaygısını yok etmesi için onu yaratan sebebi ortadan kaldırması gerekir.

İlgili Konular: #Can Yaman

Yazarın Son Yazıları

Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025