Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

12.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Tutuklamak için de İstanbul Büyükşehir veya İmamoğlu iddianamesine son anda eklenen baştan sona uyduruk bir “casusluk” suçlamasına dahil edilerek...

AYAĞINI DENK AL

Belli ki amaç Tele1’i susturmak; yöntem belli, kayyım eliyle karartmak, bugüne kadar yaptığı gerçek haberciliğin ve özgür yorumculuğun bedelini de Merdan’a ödetmek.

Burası Türkiye abicim, demokrasinin üst üste çağ atladığı konusundaki iktidar ve taraftarlarının zırva açıklamalarına aykırı davranıyorsan bu “yalan”ın ceremesini çekmeye hazır olacaksın.

Bir yandan içeri atacaksın; diğer yandan isimleri yaygın olarak bilinen, iktidar yanlısı olmayan gazetecileri arada sırada üçer beşer ifade vermeye çağırarak “Ayağını denk al” uyarısı yapacaksın.

SOLCULUĞA SALDIRI SERBEST

Enver Aysever de içeri alınacaklar listesindeymiş demek ki ilk fırsat gerçekleştirildi. Enver de Ekrem Bey’in babası Hasan İmamoğlu’nun Ömrüm boyunca bu ülkeye komünizm gelmesin diye mücadele ettim, pişmanım. Komünizme artık gerek yok. Çünkü istedikleri zaman komünizm ilan ediliyor. Malınıza, mülkünüze el konuluyor” sözlerini eleştirmiş ve “Hasan İmamoğlu, oğlunun başına gelenlerin sağcılıktan dolayı geldiğini anlayamamış. Cumhuriyetin ahlakını bozan, Menderes’ten bu tarafa gelen bütün sağcılardır. Sağcılık suçtur. Sağcı olduğunuz zaman ahlaksız olursunuz ya da ahlakınız ahlaksızlık olur” sözleriyle halkı kin ve düşmanlığa teşvik ettiği “tespit edilmiş” (ama solculuğa her türlü hakaret serbest, bu sağcılara doğuştan verilmiş).

Hasan Bey, aslında “Komünizme artık gerek yok. Çünkü istedikleri zaman komünizm ilan ediliyor. Malınıza, mülkünüze el konuluyor” sözlerine, “Demek ki sağcılığa karşı mücadele etmeliymişim” sözlerini ekleseydi, Enver’in eleştirisine gerek kalmazdı.

Aslında Hasan Bey’in sözlerinde bu cümle gizil olarak bulunuyor.

ÖYLE DİYORSAM ÖYLEDİR

Bugüne kadar ülkemizde bir solcu iktidar altında mala mülke el konduğu görülmedi, ama bu iktidar döneminde “suç örgütü” iddiasıyla her şeye el konabiliyor.

Bunun doğru olup olmadığını araştırmaya, kesinleştirmeye, nihai kararı beklemeye gerek yok.

Savcılık öyle görüyorsa doğrudur. Bütün varlığınız devlete geçiyor.

Bu anlayışın nereden kaynaklandığını düşünürken birden Osmanlı’daki uygulamalar akla üşüştü.

MÜLKİYET NEDİR Kİ

Osmanlı’da tüm mülk devlete, Allah’a aitti. Tabii sistemi ayakta tutmak için pek çok mülkiyet hakları vardı. Bunların pek çoğu da geri alınacak nitelikteydi. Mesela ölünce veya azledince çıplak ortada kalırlardı. Bu haklar yine geçici olarak başkalarına verilirdi.

Padişah, yaşadıkları sürece önde gelen yöneticilerine mal mülk edinme hakkı verirdi, çoğu da padişah hediyesiydi.

Peki ne zamana kadar? Sağ kaldıkları sürece veya görevleri bittiğinde veya değiştiğinde olay biterdi. Vezirsen uygun malın mülkün olurdu, başvezir olunca hepsini terk ederdin. Kafan vurulmadan önce de mallar giderdi.

ULEMA KARAR VERSİN

Gerçek anlamda mülkiyet olmamasının kültür, sanat, ekonomi vb. birikimlerinin de Osmanlı’da gerçekleşmemesinin ve Batı’daki gibi bir uygarlığın inşa edilememesinin (burjuva sınıfı) bir nedeni olarak da gösterilebilir.

Tabii, diyeceksiniz ki ne demek istiyorsun, bugünkü bazı uygulamalar Osmanlı’dan bir yansıma mı? Haddimi aşar, buna ulema karar versin!

Ama salt mülkiyet meselesiyle paralellik kurmak yeter mi sizce?

Osmanlı, padişahlık; suskunluğun, eleştiri yasağının kaynağı değil mi?

Ayıp ediyorum tabii, çağdaş otoriter ve otokratik eğilimli hangi ülkede eleştiri özgürlüğü var diyeceksiniz.

Bilmem?!

İlgili Konular: #Hasan İmamoğlu

Yazarın Son Yazıları

Savaşa dönüş kolay olmayacak, yalnızlık çukurunda bir Trump

Vance’in “İran, Amerikan şartlarını kabul etmedi, görüşmeler bitti” sözleri bir emperyalistin burnu büyüklüğünün dile gelmesi olarak tarihe geçti.

Devamını Oku
13.04.2026
Barış masası Trump için kurtuluştur, yıkılmakta olan imparatorluk

Her şey ABD’nin İran’a saldırısından sonra dünya hegemonyasından aşağı doğru hızlı bir inişe geçtiğine işaret ediyor.

Devamını Oku
12.04.2026
Yenilikçilik-bilim ve CHP: Yalçın Karatepe’den yanıt var!

Üç yazı boyunca CHP’ye Ekonomide Yenilikçilik ve Bilim konusunda yöneltilen eleştiri ve düşüncelere, CHP Sanayi ve Teknoloji Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yalçın Karatepe politikalarını açıklayan uzun ama doyurucu ve bir yanıt gönderdi.

Devamını Oku
09.04.2026
Arçelik devlet-özel sektör ortaklığı ile kuruldu (CHP ve Yenilikçilik)

Bugünkü Türkiye ve dünyadaki gerilimli siyasi ortamda bu yazılar dam üstünde saksağan gibi duruyor olabilir ama ülkemizin temel sorunlarını bilen insanlar arasında ilgi yoğun.

Devamını Oku
07.04.2026
‘CHP’de bilim ve yenilik’ yazısına ciddi bir yanıt

Bu kez okurun dikkatine, ülkemiz için hayati önemdeki, Bilim ve Yenilik yazıma bir okurdan gelen ilginç yanıtı getireceğim.

Devamını Oku
06.04.2026
Kötücül yanıtlar size ait, beni bu işe bulaştırmayın!

Bursa Büyükşehir’e el koyma operasyonu yaşadık.

Devamını Oku
05.04.2026