Trump’ın seçimi
Aslı Aydıntaşbaş
Son Köşe Yazıları

Trump’ın seçimi

29.01.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Pazar günü için Trump yönetiminin fırtınalı ilk haftasını ve ABD’deki dönemin Türkiye’ye yansımalarını ele alan bir yazı kaleme alacaktım ki, ne mümkün!
Cumartesi sabahı Meclis’in en iyi hukukçularından Meral Danış Beştaş ve vicdanlı ses Hüda Kaya’nın gözaltına alındığı haberi geldi. Neyse ki ikisi de serbest bırakıldı. Ama bu sefer gazetelerde Reina bombacısının Cumhuriyet gazetesine saldırmayı düşündüğünü okudum. Derken, Cumhuriyet gazetesindeki tutuklu meslektaşlarımızın o güzel fotoğrafına dalıp gittim... Sevgili dostlarım Murat Sabuncu, Akmet Şık ve Kadri Gürsel ve diğerlerinin, Silivri’nin o soğuk odalarında neler konuştuğunu, günlerini nasıl geçirdiğini hayal etmeye çalıştım.
Dalmışım.
Bizlere o kadar acı ve korku yaşatıyorlar ki, bazen toparlanıp siyaset analizi yapmak, oturup serinkanlı bir dış politika yazısı kaleme almak bile zor oluyor.
Ama bu ülke bizim. Derin bir nefes alıp devam etmek dışında yapacak şey yok...
Evet, gelelim Trump’a...
İlk haftasında esti gürledi. 7 Müslüman ülkeden ABD’ye girişlere yasak koydu; Meksika başkanıyla Twitter üzerinden ağız dalaşına girdi; Meksika ürünlerine yüzde 20 gümrük vergisi koymaktan söz etti; kürtaj fonlarına kısıtlama getirdi; Trans Pasifik Ticaret Anlaşması’nı iptal etti; yabancı teröristlere “işkence” yapılmasının meziyetlerinden söz etti; Suriye’de “güvenli bölge” kurulması için çalışma başlattı...
Başkanlık sisteminin zararlarından söz etmek istiyorsanız, alın size! Trump’ın 4 günde yaptıkları, ABD’deki bütün iç ve dış politika dengelerini sarstı.
Gerçi ben, yine de ABD’deki güçlü denge-fren mekanizmasının devreye gireceğini düşünüyorum. Trump’ın tekliflerinden bir bölümü, yargıdan ya da Kongre’den dönecektir; rötuşlanacaktır. Kalanlar için de bürokrasi devreye girip Başkan’ın uçuk fikirlerine “ince ayar” yapacaktır.
Örneğin Trump’ın “parlak fikir” olarak gündeme getirdiği işkence, şimdiden kadük oldu. Trump, ABD vatandaşı olmayan terör zanlılarına karşı sert yöntemleri savunmuştu. Savunma Bakanı James Mattis, çekinmeden mikrofonların karşısına geçip işkenceye karşı olduğunu, işkencenin bir yararı olmadığını açıkladı. Trump daha sonraki basın toplantısında bu konuda yetkinin Savunma Bakanı Mattis’te olduğunu ve farklı düşünse de kararın bakana ait olduğunu söyledi. Nokta.
Önümüzdeki günlerde bu tarz balans ayarlarını çok göreceğiz.
Türkiye açısından Trump yönetimindeki en önemli isim, Pentagon’un başındaki savunma bakanı Mattis olacak. Lakabı “Kızgın Köpek”. Emekli general, şu anda Ankara’yı da yakından ilgilendiren bir dizi karar aşamasında.
Mattis’in önündeki Suriye eylem planının detaylarını, önümüzdeki günlerde yazacağım. Ama gelelim bizi ilgilendiren bölüme: yani Washington’ın YPG ve Suriyeli Kürtlerle işbirliğinin devam edip etmeyeceğine.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen hafta sürpriz bir biçimde “El Bab’dan öteye gitmemek lazım” mesajı vermesi, çok önemliydi. ABD başkentinde, El Bab’a kadar bölümün Türkiye himayesinde bir “güvenli bölge” olmasına itiraz yok. Sonrasına destek yok.
Pentagon’da YPG ile işbirliğine “Tamam mı devam mı?” konusunda değerlendirmeler sürüyor. Mattis ya YPG’nin de içinde olduğu SDG’yi “eğit-donat” kategorisine alıp Amerikan desteğiyle Rakka operasyonunda “asli unsur” yapacak ya da Türkiye’ye ağırlık vererek Rakka operasyonunu, TSK ve Türkiye’nin desteklediği muhalif gruplarla götürecek.
Bu karar, Trump yönetiminin en önemli kararlarından biri olacak. Türkiye’yle ilişkilerin kaderini de belirleyecek.
Duyduğum kadarıyla Mattis, Türkiye ile ilişkileri düzeltmek, TSK ile işbirliğini artırmak istiyor. Ancak Pentagon üst yönetimi aynı zamanda Kürtlerle ortaklıktan da memnun. Oradaki karar vericiler, Kürtlerden vazgeçip tam operasyon aşamasına gelmişken bütün Rakka operasyonunu Ankara’ya devretmek istemiyor.
Aslında Türkiye’nin de bunu isteyip istemediği net değil. Rusya’nın Astana sonrası anayasa teklifinden hayal kırıklığı, El Bab’daki sıkıntılar, artan şehit sayısı gibi unsurlar, Ankara’yı da manevra yapmaya zorluyor. El Bab sonrasına Suriye içlerine ilerleme iştahı, azaldı. Hatta kalmadı.
İşte Erdoğan’ın “El Bab’da duralım” çıkışı ve ardından Genelkurmay Başkanı ile yaptığı 2 saat 40 dakikalık görüşme, bu yüzden çok kritik...
Ankara, ABD ile makul bir orta yol bulmaya çalışıyor.

Yazarın Son Yazıları

Yaklaşan facia

Yaklaşan facia

Devamını Oku
06.09.2018
Yalancı bahar mı ikinci bahar mı?

Yalancı bahar mı ikinci bahar mı?

Devamını Oku
30.08.2018
Bu mu devlet aklı?

Bu mu devlet aklı?

Devamını Oku
26.08.2018
Lale Devri bitti!

Lale Devri bitti!

Devamını Oku
23.08.2018
Mutsuzluk beter umutsuzluk daha beter

Mutsuzluk beter umutsuzluk daha beter

Devamını Oku
19.08.2018
Avrupa ile yakınlaşmak için

Avrupa ile yakınlaşmak için

Devamını Oku
17.08.2018
Trump, Brunson’la ilgili ne demiş?

Trump, Brunson’la ilgili ne demiş?

Devamını Oku
12.08.2018
Alis harikalar diyarında

Alis harikalar diyarında

Devamını Oku
09.08.2018
Takas formülü: Önce Rahip Brunson sonra Hakan Atilla

Türkiye ile ABD arasında tarihin en büyük krizinde gerilim düşüyor. Henüz bir “el sıkışma” olmasa da, Brunson krizinin nasıl aşılacağı konusunda bir formül yavaş yavaş şekillenmeye başladı. Formül, iki ülkenin de aylardır konuştuğu “Andrew Brunson-Hakan Atilla” takası. Brunson’ın ABD’ye gönderilmesi karşılığında Atilla bir süre sonra Türkiye’ye gelecek.

Devamını Oku
05.08.2018
Brunson yaptırımları ve devam eden pazarlıklar

Brunson yaptırımları ve devam eden pazarlıklar

Devamını Oku
02.08.2018
Brunson’la takas fikri kimden çıktı

Brunson’la takas fikri kimden çıktı

Devamını Oku
29.07.2018
Al Papaz’ı ver Halkbank’ı

Al Papaz’ı ver Halkbank’ı

Devamını Oku
26.07.2018
Sessizlik

Sessizlik

Devamını Oku
22.07.2018
Bir demokrasi kendini nasıl savunur?

Bir demokrasi kendini nasıl savunur?

Devamını Oku
19.07.2018
Batı’yla pazarlık

Batı’yla pazarlık

Devamını Oku
15.07.2018
Osmanlı bu değildi

Osmanlı bu değildi

Devamını Oku
12.07.2018
Yeni dönem ne olur?

Yeni dönem ne olur?

Devamını Oku
08.07.2018
Dünya karıştıkça biz geriliyoruz

Dünya karıştıkça biz geriliyoruz

Devamını Oku
05.07.2018
Hüzün

Hüzün

Devamını Oku
01.07.2018
Sonuçlara bir de böyle bakın

Sonuçlara bir de böyle bakın

Devamını Oku
28.06.2018
Kazanacağız

Kazanacağız

Devamını Oku
24.06.2018
25 Haziran Türkiye’si

25 Haziran Türkiye’si

Devamını Oku
21.06.2018
Emanetim sende saklı

Emanetim sende saklı

Devamını Oku
17.06.2018
İki seçim arası

İki seçim arası

Devamını Oku
14.06.2018
MERKEL: Kendine gel! TRUMP: Dükkân benim

MERKEL: Kendine gel! TRUMP: Dükkân benim

Devamını Oku
11.06.2018
"Akşener'in İnce'yi desteklemesinin önünü kesmeye çalışacaklar"

Oyun büyük

Devamını Oku
10.06.2018
Ver Papaz’ı, Al Münbiç’i

Ver Papaz’ı, Al Münbiç’i

Devamını Oku
07.06.2018
Ben sana iktidar olamazsın demedim...

Ben sana iktidar olamazsın demedim...

Devamını Oku
03.06.2018
Sessiz çoğunluk

Sessiz çoğunluk

Devamını Oku
31.05.2018
Burası Rusya değil kardeşim

Burası Rusya değil kardeşim

Devamını Oku
27.05.2018
Ne yapmalı? (24.05.2018)

Ne yapmalı?

Devamını Oku
24.05.2018
Dip dalga ne gösteriyor?

Dip dalga ne gösteriyor?

Devamını Oku
20.05.2018
Baskıda kaosa geçiş süreci

Baskıda kaosa geçiş süreci

Devamını Oku
17.05.2018
Dışarıda olan seçimi nasıl etkiler?

Dışarıda olan seçimi nasıl etkiler?

Devamını Oku
13.05.2018
Attım bunu cebe

Attım bunu cebe

Devamını Oku
11.05.2018
Bilinenler, bilinmeyenler

Bilinenler, bilinmeyenler

Devamını Oku
06.05.2018
Piyesin son sahnesi

Piyesin son sahnesi

Devamını Oku
03.05.2018
Diktatörlüğün sıradanlaşması

Diktatörlüğün sıradanlaşması

Devamını Oku
29.04.2018
CHP’nin zor kararı

CHP’nin zor kararı

Devamını Oku
26.04.2018
İki çift lafım var...

İki çift lafım var...

Devamını Oku
22.04.2018