Aykut Küçükkaya

Dayanışma büyürken...

07 Aralık 2020 Pazartesi

Basın İlan Kurumu’nun gazetemize verdiği ilan kısıtlaması cezasına karşı okurlarımızın dayanışması büyüyerek sürüyor. Her gün sayfalarımızda bizleri bu süreçte yalnız bırakmayan gazetenin gerçek sahibi okurlarımızın küçük, büyük ilanlarını yayımlıyoruz. Geçen günlerde yayımlanan bir ilanın altında “Ayla Akbal-Filiz Otyam” yazıyordu... Bu ilan beni yıllar öncesine götürdü... Aramızdan ayrılsa da hep bizimle birlikte olduğunu bildiğimiz gazetemizin dev çınarı, simge ismimiz, ağabeyimiz, Ayla Akbal’ın sevgili eşi Oktay Akbal’ın yazılarına...

Yılbaşında gazetemizin tüm çalışanları bir araya toplandı. Yeni yılı kutlamak, yeni yılda her zamanki gibi Atatürk ilkelerinin yüreklice savunması yolunda, taze bir güçle savaşımı sürdürmek inancıyla...

‘Cumhuriyet’, Mustafa Kemal Atatürk’ün gazetesidir. Adını verdiği ‘Benim devrimlerimi, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni sen savunacaksın, sen yaşatacaksın’ dediği, bugünün, yarının aydınlık gençlerine emanet ettiği bir gazete...

Ben daha ilkokula başlamadan Cumhuriyet okuyucusuydum. Burhan Felek’in ‘Felek’ adlı sütunuydu harf harf söktüğüm. Yıl 1929’du. Felek’le başladım, arkası geldi, tam seksen yıl!.. Önce okuru, sonra da yazarı olarak...

İlhanın yılbaşı seslenişi beni aldı o yıllara götürdü... O da, ben de, Turhan Selçuk da, tüm genç yaşlı arkadaşlarımız da Atatürk Cumhuriyeti’nin çocuklarıyız. Yaşam denen bir ilginç serüveni, an an yaşamışız Cumhuriyeti, Cumhuriyet’le! Yaşlansak da yorulsak da!.. Çok engeller dikildi önümüze, çok düşmanlıklar, ihanetler yaşandı. Cumhuriyet her türlü gericiliğe, yobazlığa, ilkelliğe karşı verdiği savaşımdan yengiyle çıkmasını bildi. Çağdaş devrimler cephesinde birleşmiş bir aile olarak... İlhan Selçuk’un o anlamlı konuşmasını bir kez daha anmakta yarar görüyorum.

‘Kimsenin kuşkusu olmasın, biz bu krizi de atlatırız. Dinci, İslamcı, şeriatçı bir Türkiye oluşturmak isteyenlere karşı da sonuna kadar mücadele verecek solukta ve güçteyiz.’ ”

Oktay Ağabey 8 Ocak 2009’da kaleme almış bu yazıyı Cumhuriyet’teki “Evet/Hayır” köşesinde... Dün de Orhan Bursalı Ağabeyimiz tarihe not düşmüş... Bursalı köşesinde, “Cumhuriyet gazetesi olmadan Türkiye’de para, ihale, peşkeş çekmeler, yandaşları ve cemaatleri tepeden zengin etme politika ve kararlarının hangi boyutlara ulaştığını öğrenmeniz mümkün değil. Dünkü manşet, ‘İhale saadetleri, kamudan çok sayıda iş alan şirketlerin adresleri aynı, ortakları evli’... Parsel parsel paylaşıyorlar: Sancakın yeğenine dev arazi. Cumhuriyet’i satın alarak ve yayarak, gerçeklerin açıklanmasına hizmet edersiniz. Buna her zamankinden daha çok ihtiyacımız yok mu? Bu gazete neden şimdi en az 50 bin satmasın?” diyor... Ve okurumuz Tuna Edman, yazarımız Bursalı’ya şu satırlarla dönüyor:

Gazetem Cumhuriyet bana dede yadigârı, her gün bir ekmek bir Cumhuriyet denilerek büyütülmüş bir kuşaktan gelme bir okurum. ‘8 yıl’ gazetemin tarihinde kısa bir süre ama benim kişisel tarihimde inanılmaz ağırlığı olan, sorumluluk yükleyen, bir şeyler yapmam için çabalamamı sağlayan upuzun bir dönem ve ben elimden geldiğince sadece hafta sonları 3 gazete aldım yaklaşık 3 senedir. Bugünkü yazınızı okudum, çok doğru bir tespit: ‘Neden 50 bin satmayalım?’ Ve bundan sonra her gün alacağım 3 gazetemi gururla... 8 yaşındaki kızım da gazetemin neferi olacak bir gün.

Evet... Oktay Ağabey fazla söze gerek yok!.. İlhan Ağabey’in neredeyse 12 yıl önce söylediği, senin de köşende yazdığın gibi böylesi eşi benzeri bulunmaz bir okur kitlesiyle “sonuna kadar mücadele verecek solukta ve güçteyiz!..”

Taciz olayı ve gazetecilik...

Bugün birinci sayfamızda “Olayların Ardındaki Gerçek” sütununda, gazetemizin “kadın, çocuk taciziyle ilgili” temel ilkesini bir kez daha anımsatıyoruz. Neden mi? Geçen hafta Habertürk TV’de yayımlanan bir programda konuklar İsmail Saymaz ile Hadi Özışık arasında yaşanan tartışma sırasında Cumhuriyet’e de atıfta bulunuldu. Konu, CHP Maltepe İlçe Başkan Yardımcısı Umut Karagöz’ün “cinsel istismar suçlamasıyla tutuklanmasına” gazetemizde yer verilmediği iddiasıydı. Program sırasında tartışmacılardan meslektaşım Saymaz’a, Cumhuriyet’in konuyla ilgili haberlerini WhatsAptan mesajla geçtim. Saymaz da canlı yayın sırasında Cumhuriyet’in yaptığı haberleri sıraladı. Ancak yandaş basın durmuyor... Peki, Cumhuriyet ne yapmıştı? Gazetemiz bu önemli olayı birinci sayfasından (30 Kasım 2020) duyurdu. Neredeyse kimse yazmamışken!.. Bir gün sonra konuyu CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na sorduk. Muhabirimiz İlayda Kaya’nın haberine politika sayfalarımızda (1 Aralık 2020) yer verdik. Yine bir gün sonra Kaftancıoğlu’yla polemik yaşayan eski CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş’ın olayla ilgili görüşlerine, Kaftancıoğlu’na yanıtına yine politika sayfalarımızda (2 Aralık 2020) yer verdik. Dün de CHP Genel Merkezi’nde Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı’nın yaptığı açıklamayı birinci sayfamızdan (6 Aralık 2020) duyurduk. Cumhuriyet için taciz olayı “hocalar, şeyhler, siviller” kimden gelirse gelsin, kabul edilemez!..


Yazarın Son Yazıları

Gara, iktidar ve ABD... 22 Şubat 2021
2020’ye veda ederken... 28 Aralık 2020
Dayanışma büyürken... 7 Aralık 2020
Dayanışma!.. 23 Kasım 2020