Barış Doster

Türkiye’nin Afganistan önerisinin sonuçları

23 Haziran 2021 Çarşamba

NATO zirvesi ve zirve kapsamında yapılan Türkiye - ABD görüşmesi bitse de yankıları sürüyor. Türkiye’nin Afganistan’ın başkenti Kâbil’deki havalimanını yönetme ve koruma konusundaki ısrarı, ABD’nin de buna olumlu bakması bir yana, Türkiye; ABD’yle ilişkileri düzeltmek için  başka adımlar atmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda ilk akla gelen bölge de Suriye.  

Öncelikle belirtmekte yarar var. Afganistan konusundaki ısrar, Kore Harbi’ne asker yollanmasını anımsatıyor. ABD’nin bile 20 yıldır başa çıkamadığı Taliban, Türkiye dahil hiçbir yabancı gücün Afganistan’da kalmasını istemiyor. Afganistan hükümeti ise Türkiye’nin önerisini destekliyor. Bunu Afganistan Dışişleri Bakanı Muhammed Hanif Atmar, Antalya Diplomasi Forumu’nda da yineledi. “Türkiye’nin güvenlik alanındaki rolü, özellikle Kâbil Havalimanı’nın işletilmesi ve teçhizat desteğinin sürdürülmesi son derece önemli” dedi.  

Fakat sorun büyük ve karmaşık. Birleşmiş Milletler verilerine göre; kent merkezleri hariç, Afganistan topraklarının yüzde 50 ila 70’ini elinde bulunduran Taliban, Batılı pek çok ülkenin hem askerini çektiği hem büyükelçiliğini kapattığı bir süreçte, ülkenin tamamını yönetmek için hamle üstüne hamle yapıyor. Bu koşullarda Afganistan’a asker yollamak, hem Mehmetçiğin hayatını tehlikeye atar hem de Türkiye’nin Milli Mücadele’den bu yana Afganistan’da gördüğü saygıyı, sevgiyi azaltır. O nedenle Türkiye’nin ABD ve NATO’nun işgalinden sonra, Afganistan’da kalması hata olur. Dahası, ABD’nin Orta Asya’ya yönelik hesapları; burada etkisini artırma çabası; Afganistan’ın Rusya, Çin, İran ve Orta Asya açısından taşıdığı önem düşünülürse, Türkiye’nin Afganistan’da asker bulundurması, Türkiye’nin Rusya, Çin ve İran’la da arasında yeni sorunlar yaratır. 

SURİYE’DE ABD’NİN NİYETİ BELLİ  

Peki, Türkiye; Suriye sahasında ABD’yle anlaşabilir mi? Zor. Çünkü ABD; İdlib’deki sorun Türkiye’yi meşgul ederken, Fırat’ın doğusunda PKK - PYD - YPG terör örgütüne her türlü desteği veriyor. Bir yandan da Türkiye’yle Rusya’nın arasını açmaya çalışıyor. Irak’ın kuzeyinde ne yaptıysa, nasıl yaptıysa, bir benzerini Suriye’de yapıyor. Irak’ta Barzani eliyle yaptığını, Suriye’de PKK - PYD - YPG terör örgütü eliyle hayata geçiriyor. Ayrıca ABD; son olarak G7, NATO ve Avrupa Birliği’yle zirvelerinin bir kez daha gösterdiği gibi, Rusya’yı ve Çin’i şeytan gibi gösterip Avrupalı müttefiklerini denetim altında, bir hizada tutmaya çabalıyor. 

 Şu bir gerçek: Türkiye; ABD’ye ne kadar çok ödün verirse versin, ABD’yi memnun edemez. ABD, hep daha fazlasını ister. Daha çok ödün koparmaya çalışır. ABD’nin CAATSA yaptırımlarına maruz kalan Türkiye, hangi konuda, ne kadar ödün verebilir ABD’ye? S - 400 hava savunma sisteminde mi? Suriye’de mi? Doğu Akdeniz’de mi? PKK - PYD - YPG ve FETÖ terör örgütlerine karşı yürüttüğü mücadelede mi?   

Bu koşullarda yapılması gereken bellidir: Bölge ülkeleriyle, komşularla ilişkileri geliştirmek; ABD’nin baskılarına direnmek; ekonomiyi, demokrasiyi, hukuku, iç cepheyi güçlendirmek.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları