CHP Demokratik Dijital Devrim Tüzüğü’ne geçerek çağ atlar!

CHP Demokratik Dijital Devrim Tüzüğü’ne geçerek çağ atlar!

22.08.2024 08:15
Güncellenme:
Takip Et:

CHP, 4-9 Eylül arasında, önce Sivas ardından Ankara’da nihayet tüzük kurultayını yapacak ve 21. yüzyılı yakalamaya çalışacak.

Yıllardır, daha doğrusu somut olarak 21 yıldır CHP tüzüğünü çağdaşlaştırmak ve dünyanın en ileri demokratik ülkelerine parmak ısırtacak bir seviyeye getirmek için çalıştığımı belki biliyorsunuzdur. CHP Genel Başkanlığına aday olduğum 2003 yılından bugüne kadar süren bir yoğun çabadan söz ediyorum… Benim ne kadar çaba harcadığını bildiğim bir başka çok değerli partili Ercan Karakaş… SODEV’in 1999 ve 2015 arasında Parti tüzüğünü demokratikleştirmek için yaptığı birçok çaba var. 15 ay önce yapılan son kurultay için Genel Başkanlığa aday olmak isteyen Örsan Öymen de “ilke ve demokrasi hareketi” ile beraber yine tüzük konusunda önemli ve somut önerileri gündeme getirdi. Aynen Parti içi demokrasiye susamış sayısız Partili gibi…

En son 2011 yılında Kemal Kılıçdaroğlu henüz grup başkanvekili iken ilk kendisine parlamentoda sunduğum tüzük çalışmasının tüm metnini, 2021 yılının baharında, yeni bir ivmeyle Ankara Parti İçi Demokrasi Grubu’nun beni görevlendirmesinin ardından güncelleyerek “Demokratik Dijital Devrim Tüzüğü”nü (D3), birçok değerli partili ile götürdüğüm istişarelerden sonra tamamlayarak yayınladım. Aynı hedef ve kararlılığı taşıyan bu demokratik grubun katılımıyla İstanbul’da bir basın toplantısıyla kamuoyuna ve Partililere sundum. Bunlar ardından bu çalışmayı, Genel Merkez’de dönemin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na teslim ettim ve Parti’nin ve örgütün bütün kademelerine gerek basılmış kopya olarak gerek PDF gönderi olarak dağıttık. 

D3 TÜZÜĞÜ’NÜN CAN ALICI FARKI NEREDE?

Yeni bir tüzük taslağını size bir makalede anlatmak tabii ki kolay değil; önce bunu birkaç cümleyle özet olarak sunduktan sonra, CHP’nin şu anda Türk siyasetinin neresinde olduğunu hatırlatıp önümüzdeki 20 günün çok önemli bir kısmında gündemimiz meşgul edecek tüzük konusuna döneceğim.

Demokratik Dijital Devrim Tüzüğü’nde, delegeler sistemi toptan ortadan kalkıyor. Her üyenin kendi bölgesinde ve genel seçimler de tüm Türkiye hakkında oyunun bir önemi ve ağırlığı var. Örnek verecek olursak, Beşiktaş’ta oturan her üye partili, ilçe başkanı ve yönetimi için ve belediye başkan adayı için oy verebiliyor, bir de üstüne İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı için tercih belirten oyunu kullanabiliyor: kendi bölgesinin milletvekili seçimleri için de aynen tercihini yapabiliyor ve Parti’nin cumhurbaşkanı adayı seçiminde de kendi tercihini oy olarak kullanabiliyor. Yani artık her üyenin çorbada tuzu oluyor ve bütün Parti’yi temsil eden noktalar için yapılan tercihlere dahli oluyor.

Bu şekilde Genel Başkan veya Parti Meclisi’nden gelen atamalarla, seçim bölgelerinde seçmenleri ve örgütü çok rahatsız edecek tercihler ortadan kalkıyor. Manisa belediye başkan adayını Manisalılar, Şişli ilçe başkanını Şişlililer seçiyor, parti meclisi adaylarını bütün yurttaki parti üyeleri seçiyor, cumhurbaşkanı adayını da bütün yurt üstünden bütün partililerin kullandığı tercih belirliyor. Bütün bunlar merkezi bir sistemde tüm üyelerin sahip olacağı bir dijital kart ile yapılıyor. Böylece yıllardır ister milletvekili ister belediye başkanlığı olsun bütün adaylar açıklandıktan sonra yaşadığımız istifalar, tepkiler, kavga gürültü ve ağır suçlamalar rafa kaldırılıyor ve bir daha bunların hiçbiriyle karşılaşılmıyor. Gençlere ve kadınlara çok ciddi bir kontenjan ayrılıyor. Herhangi bir umduğu noktadan adaylığa seçilemeyen Partili, artık suçu yalnız kendinde arayabiliyor “yeterince propaganda yapmadım, iyi fotoğraf çektirmedim, yeterince erken kalkmadım düşüncelerimi net bir broşürle anlatamadım” gibi… 

Demokratik Dijital Devrim Tüzüğü sayesinde herkes kendisini artık hem Parti içinde hem de Türkiye’de siyasetin gidişatında sorumlu bir noktada görüyor ve Parti’nin üye sayısı hızla 5-10 misli tırmanıyor. Nedeni gayet basit: Seçilmeyi hak ettiğine inanan her aday, akrabalarını, eşini, dostunu, manavını, veterinerini Parti’ye üye yapıyor ve kendisini desteklemesini bekliyor. Bu sistemle, bütün yurda bir siyasi heyecan dalgası yayılıyor. Ev kadınlarımız bile çay pasta için buluştuklarında ve konu siyasete geldiğinde artık pasif televizyon izleyici yorumlarından çıkıp, üye oldukları Parti’de hangi adayları destekleyeceklerini konuşur hale geliyorlar, çünkü artık kendilerini, doğrudan aktif etken konumunda görüyorlar. Parti’nin adayları ise artık yalnız delegeleri veya Genel Merkez’in önemli isimlerine çalışarak kulis yapmıyorlar. Çoğunun üye olma olasılığını da düşünerek gerçek anlamda kendi çalışmalarını bütün sahaya seçim sürecinin en başından itibaren yayıyorlar yani kendi adaylık süreçlerinin de en başından başlayarak… Dolayısıyla halk katmanlarında CHP’nin etkinliği ve inandırıcılığı çok daha yüksek oluyor.

CHP KAPILARINI GENÇLERE VE HALKA AÇIP, KAZANMAYA MECBUR!

Cumhuriyet Halk Partisi son yıllarda ciddi bir mesafe kat etti. Her ne kadar genel seçimlerde başarısız olsa da yanlış kararlara imza atmış olsa da Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan İstanbul’a Adalet Yürüyüşü kalıcı izler bıraktı. Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’u üç ayrı sandığa gidişte üç kere kazanması ve fethetmesi, toplumun gözünde AKP’nin artık kalesinin düştüğünü ve Erdoğan iktidarının başladığı İstanbul’un artık Atatürkçü Cumhuriyet ayarlarına döndüğünü kanıtladı. Son belediye seçimlerinde CHP’nin bütün önemli şehirleri neredeyse kazanmış olması ve Türkiye genelinde birinci Parti olması büyük bir umudun yayılmasına neden oldu. Şimdi halkımız, doğan bu sıcak güneş ile beraber en geç 2028 yılında CHP’nin cumhurbaşkanlığı ve parlamentodaki çoğunluğu da kazanmasını artık bekliyor ve buna inanıyor. İmamoğlu’nun ve belediye seçimlerinde başta Mansur Yavaş olmak üzere bütün diğer belediye başkanlarının harika bir sınav vermiş olmalarının yanı sıra, Özgür Özel’in Türkiye’de görülmemiş bir şekilde bir Parti’nin Genel Başkanı’nı Olağan Kurultay’da yenerek onun yerini almış olması, yine insanlarda ciddi bir hayranlık ve Parti’nin değişim kapasitesine inanç getirdi. Ayrıca herkes biliyor ki, CHP 2028 seçimlerini kazanırsa ve iktidar Türkiye’de nihayet toptan değişirse seçimi kaybedecek olan AKP kesinlikle CHP gibi yerinden kımıldamadan 20-30 yıl sabırla ve inançla muhalefette bekleyemez; bunun nedenlerini açıklayacak en az on ayrı gerekçe var. Yani 2028 yılında gelecek bir başarı, Türkiye’yi en az geçtiğimiz 20-25 yıl kadar uzun bir süreçte, sağlam bir şekilde Cumhuriyet demokrasi ve özgürlük rayına sokacağa benziyor. 

Tüm bu nedenlerle CHP’nin önümüzdeki 20 günde başarma ihtimali olan tüzük devrimi Türkiye’nin geleceği açısından hayati bir önem taşıyor. Siyaseti bu şekilde inandırıcı eşitlikçi ve hatasız bir mantıkla geniş halk kitlelerine yaymak, halkın siyasete ve destekledikleri partiye olan inancını körüklüyor. 

CHP kurmaylarına gelince, onların da kendilerine sorması gereken soru şu: “Biz Cumhuriyet Halk Partisi’ne Türkiye’ye ve sayıları milyonlar olarak netleşen genç seçmen kitlelerine yarayacak bir tüzük mü yapıyoruz yoksa, Parti’de önemli bir yer tutmuş insanların yerlerini koruyabilmek için, kolayca devreye sokabilecekleri bir tüzük mü yapıyoruz? Bizim hedefimiz CHP oylarını geldiği en yüksek noktadan ileriye taşıyıp en az %10 daha arttırmak mı, yoksa kendimizin ve çevremizin önümüzdeki seçimlerde daha rahat seçilebilecekleri yöntemlerin sürmesini mi istiyoruz?”

Türkiye bu özgürlük rüzgârının bir ucundan nihayet tutmuşken, ben tabii ki CHP’nin elinden bu fırsatın kaçmaması için elinden geleni yapacağına inanmak istiyorum. Demokratik Dijital Devrim Tüzüğü’ne geçiş tabii ki biraz daha zahmetli bir süreç, ilk anlatıldığında “Aman kim uğraşacak bunlarla, geçin bunları efendim” tarzında kolay karşı çıkışları çağırıyor, AMA, yaşama geçtikten sonra inanın Parti kağnıdan inip, lüks motorlu taşıta binmiş gibi hızlı hareket edecek ve herkes gıpta ile bakacak! Bütün gençler CHP’li olsun veya olmasın, içlerinden veya dışlarından hayran olacaklar! Ve lütfen herkes şunu bilsin ki, dijital sistemle yapılabilecek her türlü iç seçim tartışmasız en güvenli şekilde ve değerli Türk programcılar tarafından garantiye alınıyor. Bunun da garantisinin verildiğini, tekrar hatırlatıyorum. 

Kendine tam güvenemeyen bakış açısı “Bunu Batı’da kim yapmış ki?” diye sormak ister. Kendine güvenen bakış açısı ise, en mükemmeli, en demokrat ve özgürlükçü yaklaşımı dünyada ilk uygulayan olup, bütün çağdaş ülkelerin dikkatini üzerine toplamak ister!

CHP’nin Demokratik Dijital Devrim Tüzüğü’nü uygulayarak yapacağı tüzük değişikliği, potansiyel bir makyaj değişikliğinden çok daha öteye gidecek, dosta düşmana parmak ısırtacak, geniş halk kitlelerine helal olsun dedirtecek! Ben sevgili Genel Başkan Özgür Özel ve arkadaşlarının bu cesur adımı atacaklarına, başta Demokratik Dijital Devrim Tüzüğü olmak üzere Parti’yi en çağdaş yaklaşımla kendini sorgulayan ve sürekli denetleyen bu yeni düzene geçeceklerine inanıyorum, inanmak istiyorum! Çünkü bu halk onca yıl dışlandıktan sonra, kendi partisinin yani bu Cumhuriyet’in, “Halk” Partisi’nin mükemmel bir kucaklayıcı iç rejime geçtiğini görmeyi hak ediyor.

 

Yazarın Son Yazıları

Demokrasi korkusu ve aşkı!

Muhalif belediyelere yönelik saldırı son sürat devam ediyor.

Devamını Oku
08.10.2026
Karanlık dünyanın yıldızları var

Ya sabır! Nasıl bir senaryonun içine düştük?

Devamını Oku
01.10.2026
Fonlar ve Ponzi sistemi

Fon vurgunu ve milyarlarca dolarlık krizin yarattığı deprem, medya tartışmalarının ve halk sohbetlerinin merkezine oturdu.

Devamını Oku
24.09.2026
AI sonumuzu böyle getirebilir!

Hiç kimseyi korkutmak istemiyorum.

Devamını Oku
17.09.2026
Zverev şampiyonluğu gerçekten hak etti!

Zverev şampiyonluğu gerçekten hak etti!

Devamını Oku
14.09.2026
Bay Kemal, yine gündemini yarattı!

Butlan tarafından CHP’de yaratılmış o çok özel ekibi, alışık olduğunuz düşünce sistemleriyle anlamaya boş yere çalışmayın.

Devamını Oku
10.09.2026
İktidar borazanları-butlan kargaşaları

Türkiye’de iktidarı destekleyen gazeteci olmak da zor!

Devamını Oku
03.09.2026
Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'ne nasıl kavuştu?

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'ne nasıl kavuştu?

Devamını Oku
28.08.2026
Buyurun buradan yakın!

Ülkenin hak etmediği gündemler okyanusunda yüzdüğü kesin.

Devamını Oku
27.08.2026
İmamoğlu’nun savunma hakkı ve Bay Kemal duruşu

Hangi dönemde olursa olsun, gözaltındaki veya tutuklu her insanın savunma hakkı kutsaldır.

Devamını Oku
20.08.2026
Fenerbahçe artık omurgasını fark edip, panikten çıkmaya mecbur

Fenerbahçe artık omurgasını fark edip, panikten çıkmaya mecbur

Devamını Oku
16.08.2026
Çerçeve yasa ve artçı şokları

Açık konuşalım, siyasi gündemimiz, konjonktürümüz, her şey birdenbire beklediğimizin ötesinde ciddi bir deprem yaşadı.

Devamını Oku
13.08.2026
Fenerbahçe'nin artan formu ve Talisca

Fenerbahçe'nin artan formu ve Talisca

Devamını Oku
06.08.2026
En büyük siyasi devrim!

Lütfen yanlış anlamayın; bugün görüşülen ve çok şüpheli bir geleceğe çanak tutan terör yasasından değil, Özgür Özel sayesinde kendilerini artık doğrudan siyasi kararların bir parçası olarak hissedecek milyonlardan söz ediyorum.

Devamını Oku
06.08.2026
YENİ Parti ve yarattığı dalgalar

Hayırlı olsun, Yeni Parti kuruluşunu tamamladı!

Devamını Oku
30.07.2026
Halk Yeni Parti için liderine yetki verdi!

Bundan iki ay ve iki gün önce, iki yıldır bir kumpas olarak hazırlanan mutlak butlan rezilliği sonuca ulaştı.

Devamını Oku
23.07.2026
Medyacılar-siyasetçiler: Bilmiyorsanız lütfen susun!

Mutlak butlan ve süregelen 1001 “Kemalvari” komplo yerine, bu hafta önemli bir başka ikaz yapmak istiyorum.

Devamını Oku
16.07.2026
Terminatör Sinner Wimbledon'u yine kazandı: Zverev yine direkten döndü

Terminatör Sinner, Wimbledon’ı yine kazandı ve üst üste ikinci kez bu büyük şampiyonluğa ulaşarak beşinci Grand Slam turnuasını aktifine yazdırdı!

Devamını Oku
14.07.2026
NATO-Silivri hattı

Gündem nedir?

Devamını Oku
09.07.2026
Yeni oluşumun vakti geldi!

Tarihi günler, haftalar, hatta aylar yaşıyoruz.

Devamını Oku
02.07.2026
11 örnekte kırılan dingil!

Birinci sahnemiz, milli takımdan...

Devamını Oku
25.06.2026
CHP’de gergin bekleyiş​​​​

Fakat bu günlerde durum daha da sıkıcı bir hal aldı. “CHP” dediklerinde mecburen “Hangi CHP?” demek zorunda kalıyorum. “KK’nın butlancı partisinden mi, yoksa Atatürk’ün kurduğu; laik, sosyal demokrat, Özgür Özel’in Türkiye’de birinci parti yaptığı gerçek CHP’den mi?”

Devamını Oku
18.06.2026
Bay Kemal’in CHP’yi yıkma çabaları!

Değerli dostlar, Atatürk’ün partisinin resmen cehennem ateşine atılıp Özgür Özel’e her açıdan tuzaklar kurulurken, bizlere düşen kendisine ve yol arkadaşlarına destek olmaktır; onların saflarında mücadele etmektir. Lütfen artık onlara olan inancınızı öne çıkarın, alkışlayın ve yaşadıkları kumpasa mani olun! İhtiyacımız budur.

Devamını Oku
11.06.2026
CHP bölünmedi, saldırı altında!

Tarsus’ta CHP’nin Belediye Başkanı Ali Boltaç ile yaptığımız güzel bir etkinlikten sonra kaleme aldım bu yazıyı.

Devamını Oku
04.06.2026
Mutlak şizofrenik kriz

Mutlu bayramlar Türkiye!

Devamını Oku
28.05.2026
CHP nasıl ‘güvenli kilit’ hattında siyasetçi bulabilir?

Adeta bir “rüzgâr gülü” gibi siyasi parti değiştirebilen, vatandaşın yüzüne hiç rahatsızlık hissetmeden bakmaya devam ederek siyaset yapmayı sürdürebileceğine inanan farklı bir insan türü ortaya çıktı.

Devamını Oku
21.05.2026
Bir ‘casusluk’ (!) davamız eksikti

Mühim olan RTE’nin bir numaralı rakibini, onu daha önce İstanbul’da dört kere yenmiş olan Ekrem İmamoğlu’nu nötralize etmek olduğu için her koldan yeni denemeler yapıyorlar.

Devamını Oku
14.05.2026
‘Barış koordinatörü’ mü dediniz?

Sayın Devlet Bahçeli gündem yaratmaya çok meraklıdır.

Devamını Oku
07.05.2026
Özgür Özel kendi limitlerini aşarken...

Özgür Özel ısınmış pinball gibi, sürekli oyunda kalan, enerjisi hiç düşmeyen (!) Türkiye’nin sorunlarını ülkeye yayma konusunda dinlenmeden çalışıyor!

Devamını Oku
30.04.2026
Silivri’de ‘déjà vu’ yaşıyoruz

İBB davaları kaçınılmaz şekilde insana déjà vu yaşatıyor.

Devamını Oku
23.04.2026
CHP sinsi senaryolara karşı

Dünyada yaşanan korkunç savaşlar, önce gündeme sonra tarihe kaydoluyor.

Devamını Oku
16.04.2026
Bir yiğit tanıyorum Silivri’de...

Dün Silivri’de bizleri en candan şekilde selamlarken gülen yüzü, kararlı vücut dili ve yaydığı enerjisiyle bizlere inanç katan yine kendisiydi.

Devamını Oku
09.04.2026
‘Taksici’ Nobel savaşçısına karşı!

Durumu şöyle özetleyelim: Önümüzdeki 50 yıl veya 100 yıl, Amerika’da ve hatta dünyanın her yerinde, 2. Trump dönemi hakkında tiyatrolar ve operalar yazılacak.

Devamını Oku
02.04.2026
Hukukun çivisi çıkmış!

Nasıl korkunç bir girdaba kapılmışız şu kısa ömürde...

Devamını Oku
26.03.2026
Ortaylı ve Özel üzerine

Her ölüm erken, her ölüm zamansız...

Devamını Oku
19.03.2026
Silivri-İran hattında demokrasi ve ekonomi

Hayatımız içeride de zor dışarıda da...

Devamını Oku
12.03.2026
Kötülerin bitmeyen cerahati

Savaşın en ağır bedelini anneler ve çocuklar öder.

Devamını Oku
05.03.2026
Şu şaşırtıcı “demokratik” dünyamız!

Yeni Adalet Bakanı gelir gelmez, gerek mahkemelerde gerek yandaş basında CHP üzerine yeni senaryoların alevlendiğini belirtmiştim.

Devamını Oku
26.02.2026
Tehlikeli gidişatlar ve CHP’nin sorumlulukları

Türkiye yeni adalet bakanının kimliğini öğrenerek bir şok yaşadı.

Devamını Oku
19.02.2026
CHP ikazları dikkate almalı

Bu satırların sahibi, ailesinden kalan manevi mirasla 80 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nin yanında durmuş bir isimdir.

Devamını Oku
12.02.2026