İdeolojik kardeşlik

29 Temmuz 2015 Çarşamba

"Tampon bölgeyi nihayet kaptık” diye sevinenlerin hevesi kursaklarında kalırsa hiç şaşmamalı. Türkiye, “bir taşla üç kuş vurma” stratejisi uyarınca İncirlik kozunu oynayarak ABD’ye IŞİD’le savaşta çok ihtiyaç duyduğu üssü açtı. Ama fırsattan istifade Kürtleri de hedef tahtasına koyup iç barışı tehdit eden stratejisinin, koalisyonla ne kadar “senkronize yürüyeceği” meçhul. Mesele elbette yine hatalı okumalar ve ideolojik hayaller.

***

Başbakan Ahmet Davutoğlu, ATV Haber ile söyleşisinde ABD ile “uçuşa yasak bölge ilanı ve aircover’la (hava koruması) güvenli alan kurulmasında” mutabakat sağlandığını duyurdu. Bu alanda “eğitdonat faaliyetleriyle ılımlı unsurların, ÖSO’nun kontrolü ele alacağını, böylece 1.8 milyon Suriyeli mültecinin geri döneceğini” savundu. Bu hesapla bölgedeki “ideolojik kardeşler” için arzulanan “tampon bölge” defacto kurulacak, Halep fethedilecek. Türkiye karadan girmeyecek ama beş yıldır işe yaramamış cihatçı Selefi gruplardan ABD’ye “kara gücü” devşirilecek. Bakalım mümkün mü?
1 Tampon bölge, uluslararası lügatta başka bir ülkenin egemenlik alanını çiğnemenin ifadesi. Bu mefhum mülteciler gerekçesiyle “güvenli bölge” diye pazarlanmıştı. Tampon bölge “uçuşa yasak bölge (no fly zoneNFZ)” ilanıyla anlam kazanıyor. Bunun için BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya ve Çin’in veto etmeyeceği karar gerek. Bu yüzden ABD olayı salt “IŞİD’den arındırılmış bölge” diye sunuyor, NFZ’yi dışlıyor. ABD uçakları IŞİD’i Suriye’nin doğusunda vururken Şam’ı “bilgilendiriyor”. Üst düzey bir Pentagon yetkilisi Fox News’a vaziyeti “Esad ile savaşta değiliz. IŞİD ile savaştayız” sözüyle anlattı. Bir başka ABD yetkilisi ise Türkiye ile mutabakatı şöyle izah etti: “Hedef IŞİD’den arındırılmış bölge kurmak ve Türkiye’nin Suriye sınırında daha geniş güvenlik ve istikrarın temini. Askeri çabalar herhangi bir türde uçuşa yasak bölge uygulamasını içermeyecek. Başkanların telefon görüşmelerinde ele aldığı gibi Suriye çatışmasına siyasi anlaşma bulma doğrultusunda çalışacağız.” Yani Davutoğlu’nun “hava koruması” havada kalıyor.
2 Yine “ılımlı muhalifler” türküsü tutturuldu.
ABD’nin Türkiye ile ittir kaktır yürüttüğü eğitdonat programında hedeflenen 5 bine karşılık “eğitilebilecek ılımlılıkta” hepi topu 60 militan bulunmasıyla fiyasko yaşanmışken, öncelikle “kolay gelsin” demeli. Türk medyasında bile Davutoğlu’nun bahsettiği “kara gücünün” yüzde 70’ini El Kaideci Nusra’nın başını çektiği unsurların oluşturduğu, “ılımlı” diye sunulanların yüzde 30 olduğunu işittim. Hadi yüzde 30 safsatasını geçtik, bunlar kim deseniz yanıt veremezler. Oysa Fetih Ordusu yahut son Halep kalkışmasının Ensar üş Şeria bileşenlerinin kendilerini inkâr ettikleri yok. Sayalım, seçin, beğenin, alın: Nusra Cephesi, Ensar’dDin, Mücahid’lİslam, Ensar’lHilafe, Ahrar’üş Şam, Tevhit ve Cihad Tugayı, Fevcu’lEvvel, Fevcu’lHilafe, Sultan Murad Tugayı, Sahabe Tugayı, Ebu Ammara Tugayı, Cundullah...
3 İncirlik, ABD’nin IŞİD’e karşı hava etkinliğini artıracak. Ama Irak’ta tek başına ne kadar işe yaradı ki! Kara gücü lazım. ABD Dışişleri Sözcüsü John Kirby ise açıkça İncirlik sayesinde YPG güçlerine daha etkili koruma sağlayacaklarını söyledi. Bu arada da Türk ordusunun tanklarının YPG mevzilerini vurduğu anlaşıldı. İddiayı soruşturan Türkiye, “YPG’yi hedeflemedik, kazaya geldi”ye getirdi. Lakin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun PKK ve Suriye’deki PYD’nin de IŞİD’le aynı olduğu sözleri ortada. Batı kamuoyu şimdiden Türkiye’nin IŞİD’le savaştan ziyade Kürtleri hedef almakla ilgilendiğini işliyor.
4 Türkiye’deki 1.8 milyon mülteci, 100 km uzunluğunda 45 km derinliğindeki alana mı dönecek? ABD’li üst düzey bir yetkili planın mültecilere “güvenli bölge” yaratmak olmadığını belirterek, “Oraya gidebilirler fakat bu operasyonun amacı değil. Amaç sınırı temizlemek ve DAİŞ’e kapatmak” dedi.

***

İdeolojik hırsların mezesi yapılan Kürt sorunu ayrı yazının mevzusu. Lakin Batı, Türkiye’nin NATO müttefiki olarak PKK’ye karşı savunma hakkını “zamanlamasını manidar bularak” desteklerken, “Odağınız IŞİD olmalı. Çözüm süreci devam etmeli” ikazları yapıyor. Davutoğlu’nun ideolojik hayalleri yine tutmayacak. Türkiye’nin müdahalesinin “dengeyi değiştirici” olduğunu söyleyen Başbakan, dengelerin farkında mı ki değiştiğinden söz etmekte...


Yazarın Son Yazıları

ABD’de darbe tehdidi 7 Eylül 2018
Zaharçenko darbesi 5 Eylül 2018
Donbass cephesinden 23 Ağustos 2018
Trump’ın medya savaşı 17 Ağustos 2018
Krizimiz 8 Ağustos 2018
Şu Magnitsky 3 Ağustos 2018
Donbass damarı 1 Ağustos 2018
Meksika deneyi 4 Temmuz 2018
Yüzyılın anlaşması 29 Haziran 2018