Papa ve Atatürk
Deniz Berktay
Son Köşe Yazıları

Papa ve Atatürk

02.12.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

PAPA XIV. Leo’nun gündemde epey yer kaplayan Türkiye ziyareti önceki gün sona erdi. Ne var ki gezinin gündemine ve yapılan açıklamalara bakacak olursak bu ziyaret, daha uzun bir süre gündemde kalacakmış gibi görünüyor.

Ziyarete az süre kala önce sosyal medyada, sonra da bazı dernekler tarafından “1925 yılında, yani yüz yıl önce, o dönemin papasının, İznik Konsili’nin 1600. yıldönümünü kutlama çerçevesinde Türkiye’ye gelmek için Atatürk’ten izin istediği fakat Atatürk’ün vermediği” şeklinde bir iddia ortaya atıldı. Bu iddia, eksiklikler içerdiği için bazılarınca yalanlandı. Ne var ki emekli Amiral Cihat Yaycı önceki gün, 1925 yılında papanın ziyaret talebinin değil, Batılı ülkelerin, İznik Konsili’nin 1600. yıldönümünü kutlama talebi konusunda başvuruları olduğunu fakat bu talebin Türkiye Cumhuriyeti yetkililerince reddedildiğini belgeleriyle ortaya koydu. Dolayısıyla bu iddianın sosyal medyada dile getirilme biçimi yanlış olsa da özü doğru.

YENİ PAPA

ABD çizgisinde Ziyaretin daha ilk günü papanın Anıtkabir Özel Defteri’nde, Atatürk’ün adını anmaması, yankı uyandırdı. Ancak papanın Ankara’da Beştepe’de yaptığı açıklama, zaten onun neden Atatürk’ün adını anacak biri olmadığını gösteriyordu. Türkiye’nin doğal güzelliklerini överek (yani, ağzımıza bir parmak bal çalarak) konuşmasına başlayan papa, Türkiye ziyaret logosunda neden Çanakkale Köprüsü’ne yer verdiklerini açıklayarak devam ediyor. Ona göre bu köprü, sadece Asya’yla Avrupa’yı değil, Türkiye’yi de birbirine bağlayan bir köprüymüş ve Türkiye’de, birbiriyle bağlanması gereken cemaatler varmış. “Tekdüzelik, bir yoksullaşma olur” diye de devam ediyor ve Türkiye’deki Hıristiyanların önemine vurgu yapıyor. Türkiye’de günümüzde zorla din değiştirme gibi bir durum olmadığına göre, papanın buradaki hedefi daha ziyade ulus devlet.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Türkiye’deki ulus devlet yapısını eleştirdiğini ve Osmanlı döneminin millet sistemini (yani, cemaatlerin iç idari özerkliğe sahip olduğu sistem) önerdiğini hatırlarsak ve şimdiki papanın, bir öncekinden farklı olarak ABD çizgisinde olduğunu ve geziden kısa süre önce, gezinin gündeminde Heybeliada Ruhban Okulu’nun da olduğunun açıklandığını göz önünde bulundurursak papanın konuşmasının satır araları daha anlaşılır hale gelir. Önceden yazdığımız üzere, Heybeliada Ruhban Okulu 1971’de, Fener’in Türk kurumlarının denetimine bağlı olmayı kabul etmemesi sonucunda kendi kendisini kapatmıştı ve kapandığı tarihte öğrencilerinin büyük çoğunluğu yabancı uyrukluydu. ABD ve Fener’in istediği şekilde okul açılırsa burada, Türkiye’deki Rum cemaate rahip yetiştirmekten ziyade diğer Ortodoks ülkelere ABD yanlısı çizgide rahiplerin yetiştirilmesiyle uğraşılacak. İşte bu konuyu da hem Fener hem de papalık, Türkiye’deki azınlıkların hakları ile bağlantılı bir konu olarak göstermeye çalışıyor.

Yeni papa, Doğu Avrupa ve Ortadoğu politikalarında ABD ile aynı çizgide. Fener Patrikhanesi ise 1940’lardan beri o çizgide. Şimdi ABD’nin de katkısıyla iki ABD yanlısı kuruluş, bir araya gelip tavırlarını koordinasyonlu hale getiriyor. Bu arada da Atatürk Cumhuriyeti’ne karşı, cemaatçi sistemi tercih ettiklerini gösteriyorlar.

Bütün bunlardan sonra hâlâ “Papa, Anıtkabir’de Atatürk’ü niye anmadı” diye sormaya gerek var mı?

İlgili Konular: #papa

Yazarın Son Yazıları

Trump’ın gücü yeter mi?

Geçen hafta bir ilk yaşandı ve Rusya ile Ukrayna heyetleri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de ABD’nin öncülüğünde bir araya geldi.

Devamını Oku
27.01.2026
Şimdi de ‘Büyük Romanya’ mı kurulacak?

Rusya - Ukrayna Savaşı’nın Moldova’ya yoğun etkilerinin olduğunu ve Moldova’nın, küçük yüz ölçümü ve üç milyonu bile bulmayan nüfusuyla çok sayıda krizi barındırdığını pek çok kez yazdım.

Devamını Oku
20.01.2026
Trump sertleştikçe Rusya sıkışıyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın yılbaşından bu yana yürüttüğü saldırgan dış politika, Rusya’nın durumunu da epey zora soktu.

Devamını Oku
16.01.2026
Ukrayna denkleminde İran

Geçen hafta Paris’te İngiltere ve Fransa, Ukrayna’ya savaştan son asker gönderilmesi konusunda bir memorandum imzalayınca Rusya, böyle bir durumda Batılı askerlerin Rus ordusu için “meşru hedef” olacağını söyledi. Bundan kısa süre sonra da Rusya, NATO hava savunma sistemlerine yakalanmayan Oreşnik füzeleriyle Polonya sınırının dibindeki Lviv ilini vurdu. Rusya’nın eski cumhurbaşkanı (şimdiki Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı) Dmitri Medvedev, Oreşnik füzesinin Avrupa’ya açık bir mesaj olduğunu söyledi.

Devamını Oku
13.01.2026
Maduro ve Rusya’nın Tavrı

Meseleye gelirsek: Trump, olayın ardından yaptığı basın toplantısında, ABD’nin Monroe Doktrini’ne atıfta bulundu. Dönemin ABD Başkanı Monroe’nun 1823’te ilan ettiği bu doktrin, bütün bir Amerika kıtasını, Avrupalı sömürgeciliğe kapatıyor ve ABD sömürgeciliğinin kapısını açıyordu. Monroe, dünyaya, “Latin Amerika’yı kimseye sömürtmeyiz. Sömürülecekse biz sömürürüz” diyordu. Böylelikle yakın dönemlere kadar Latin Amerika, ABD’nin arka bahçesi olarak kaldı. Soğuk Savaş döneminde bile Moskova’nın bu bölgeye fazla yaklaşmadığını hatırlamak gerek.

Devamını Oku
06.01.2026
Yeni yıl barış getirir mi?

2025 yılı, Trump’ın yeniden iktidara gelmesiyle birlikte, Batı dünyasındaki bölünmüşlüğü gözler önüne serdi. Zira, Biden yönetiminin Avrupa’da nüfuzu arttırmaya, Rusya’yı çevrelemeye ve bu eksende Ukrayna’yı ileti karakol olarak kullanmaya çalışma politikasından farklı olarak Trump, “Bu savaş benim savaşın değil” diyor ve savaşı ne pahasına olursa olsun (Rusya’ya tavizler pahasına da olsa) sona erdirmeye çalışıyor.

Devamını Oku
30.12.2025
Batı ve Ukrayna savaşı

Ukrayna’da savaşın dördüncü yılı dolmak üzere ve her ne kadar taraflar savaşta yıpranmış olsa da savaşın yakın zamanda sona erme sinyalleri henüz güçlü değil.

Devamını Oku
23.12.2025
Balkanlar 30 yıl sonra hâlâ kırılgan

Bosna’daysa etnik grupların oranı dengedeydi. O nedenle buradaki savaş çok kanlı oldu. Bosna Müslümanları bizde zannedilenin aksine Türk değil, Osmanlı döneminde Müslümanlığı benimsemiş olan Slavlar idi (TBMM İnsan Hakları Komisyonu, 1992’de Bosna’ya giderken Boşnakları Türk zannettiği için, yanlarına tercüman almamış ve gerçek durumu anca Saraybosna Havalimanı’nda öğrenebilmişti!). Hırvat ve Sırpların arkasında Hırvatistan ve Sırbistan’ın olmasına karşılık Boşnakların yakın bir komşu desteğinden mahrum olması da onları mağdur etti.

Devamını Oku
16.12.2025
İbadete milli marşla başlamak

Bugüne gelirsek papanın İznik ziyaretinin kendisi de baştan aşağı dünya siyasetiyle ilgiliydi (bunu da geçen hafta yazmıştım).

Devamını Oku
09.12.2025
Papa ve Atatürk

PAPA XIV. Leo’nun gündemde epey yer kaplayan Türkiye ziyareti önceki gün sona erdi. Ne var ki gezinin gündemine ve yapılan açıklamalara bakacak olursak bu ziyaret, daha uzun bir süre gündemde kalacakmış gibi görünüyor.

Devamını Oku
02.12.2025
Papa, Türkiye’ye neden geliyor?

Ancak papanın gündeminde Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması gibi konuların olduğu da basına yansıdı ki bu, ziyaretin yoğun siyasi nedenlerinin olduğunu ortaya koyuyor.

Devamını Oku
25.11.2025
Balkanlar yine rekabetin ortasında

Ukrayna’nın Karadeniz’deki liman şehri (ve de üçüncü büyük şehri) Odesa’yı görenler bilir: Bir zamanlar Osmanlı’nın Hacıbey Kalesi’nin olduğu fakat 1700’lerin sonunda Ruslar tarafından ele geçirildikten sonra tamamen yıkılıp yeni baştan inşa edilen Odesa’nın simgesi, limandan yukarı çıkan Potemkin Merdivenleri’dir.

Devamını Oku
18.11.2025
Bir diplomasi faciasının yıldönümü

Savaşın ilk aylarında Türkiye’nin arabuluculuğuyla çatışmalara son verme imkânı varken İngiltere’nin araya girmesi ve dönemin İngiliz Dışişleri Bakanı Lizz Truss’ın “Putin’in imajını koruyacak hiçbir çözüm olmayacak” demesi, bu savaşın en az üç yıl uzamasına yol açan etkenlerden biri oldu.

Devamını Oku
11.11.2025
Vizesiz seyahate son

Koskoca Avrupa’da Türklerin vizesiz girebileceği topu topu altı ülke var: Belarus, Sırbistan, Bosna Hersek, Moldova, Arnavutluk, bir de Makedonya. Rusya’yla vizesiz rejim, 2015 sonunda Rus uçağının düşürülmesiyle askıya alınmış, aradan geçen sürede Türk-Rus ilişkilerindeki bütün yakınlaşmaya rağmen Ruslar bir daha vizesiz rejime dönmemişti. Rusya’nın saldırısına uğrayan, dört yıldır savaşta olan Ukrayna’ya girmekse artık hiç kolay değil.

Devamını Oku
28.10.2025
Ukrayna savaşı: Çok bilinmeyenli denklem

Rusya-Ukrayna savaşı hakkında ne zaman bir yerlerde konuşsam herkes şunu soruyor: “Hocam peki, ne zaman bitecek bu savaş?” Ben de naçizane, bu konuda kehanette bulunmanın zor olduğunu söyleyerek savaşın bitişinin birkaç etkene bağlı olduğunu ifade ediyorum.

Devamını Oku
21.10.2025
Ortadoğu gölgesinde Ukrayna

Sadece bizde değil, dünyadaki habercilikte de bir önceliklendirme sıralaması var...

Devamını Oku
14.10.2025
Avrasya Gündemi: Ruhban okuluna neden hayır?

Bildiğimiz üzere Türk vatandaşı olan Fener Patriği Bartholomeos, Trump’la görüşmesinde Türkiye’yi şikâyet etmişti (İngilizce ve Yunanca gazetelerdeki ifadeler ortada). Bartholomeos, Trump’a, 1971’de kapanan Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması talebini iletmiş ve ardından ABD, bu konuyu yeniden Türkiye’nin gündemine getirmişti.

Devamını Oku
07.10.2025
Avrasya Gündemi: Yurtdışı oylarıyla kazanılan seçimler

ABD’de Trump’ın iktidara gelmesiyle birlikte Avrasya coğrafyasında ABD ile Rusya arasındaki çekişmenin azalacağı tahmin edilirken son gelişmeler tam tersine işaret ediyor.

Devamını Oku
30.09.2025