166 günlük eziyet
Barış Pehlivan
Son Köşe Yazıları

166 günlük eziyet

17.12.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Adı: Aslı Aydemir. Akademisyen ve psikolog.

Tarih: 30 Haziran 2025. Şeriatçı bir grubun Leman dergisi binasına yönelik saldırıda bulunduğu akşam.

O akşam o grup Türkiye Cumhuriyeti rejimine karşı sloganlar atarak bir eylem yaptı. Haliyle, başlarına bir şey gelmedi. Eğlenmek için Beyoğlu’nda olan insanlara “dişe diş kana kan” demelerinde de bir sakınca görülmedi. Hatta hiçbir tahrik ya da suç olmamasına rağmen Leman çalışanlarının tutuklanması da yetmedi.

Ne oldu? Şu: O anlarda orada bulunan Aslı Aydemir o günden beri cezaevinde. Yani tam 166 gün geçti. Evet, Leman davasının kendisinde bile bir tutuklu kalmadı ama binasının önünde yaşananlardan dolayı tutuklu biri var.

Duymayanlar, unutanlar ve sıcak gelişmeyi bilmeyenler için yazmalıyım.

Aslı Aydemir gözaltına alındığı 4 Temmuz’da tutuklandı. Hâkim kararına “kasten yaralama” suçunun işlendiğini yazdı. Zira, bir polis kendisini yaraladığını ileri sürdüğü Aydemir’den şikâyetçiydi.

Peki, bu nasıl olmuştu? Önce, olay anına dair polisin tuttuğu tutanaktan okuyalım: “Sarışın kıvırcık saçlı kadın şahsın olay yerinde bulunan vatandaşlarla tartıştığı sırada, olay yerinde görevli komiser M.Ö. şahısların arasına girdi. Bu sırada şüpheli kadın elindeki cam bardaktaki içeceği vatandaşların üzerine fırlattı. Cam bardağın, tartışma olayını yatıştırmaya çalışan görevli komiser M.Ö’nün koluna geldiği görüldü.”

Evet, polis tutanağı özetle “Aslı Aydemir bardağındaki birayı fırlattı ama bardak nasıl olduysa komiserin koluna geldi” diyordu. “Nasıl olduysa” ibaresini bilerek yazıyorum zira gerçekten de kamera kaydını izleyince bile, dökülen biranın içinde olduğu bardağın nasıl kırılıp arada kalan polisin sağ el parmaklarında kesi oluşturduğu anlaşılmıyordu.

İDDİANAME İDDİANAME ÜSTÜNDE

Netice itibarıyla, Aslı Aydemir tutuklandı, Silivri’ye kondu. Ve o andan itibaren bitmeyen bir yılan hikâyesi başladı. Özetleyeyim:

İddianame “kasten yaralama” suçlamasıyla hızlı bir şekilde 9 Temmuz’da yazıldı. Öyle ya, toplanacak ek delil de yoktu. Gelin görün ki iddianamede Aydemir’in elindeki içki bardağını koluna vurarak polisi yaraladığı ileri sürülüyordu. Oysa ki görüntülerde ve tutanaklarda yazmayan bir iddiaydı bu.

Mahkeme bu iddianameyi reddetti. Gerekçede ise polisin görevini yaparken yaralandığının da göz önüne alınması ve duyu kaybının olup olmadığının sorgulanması gerektiği öne sürüldü. Savcı itiraz etti. “Duyu kaybının olup olmadığı ancak 18 ayda belli oluyor, şüpheliyi en fazla 6 ay tutuklu tutabiliriz, aksi halde hak ihlali olur” dedi ama dinletemedi. Yani itiraz reddedildi.

Aradan aylar geçti. 13 Kasım’da aynı savcı yine bir iddianame yazdı. Aynı mahkeme yine reddetti. Ama bitmedi... İddianamesi iki kez reddedilen o savcı Serra Çakar, İBB soruşturmasına dair iddialardan dolayı açığa alındı.

Haliyle, aylardır tutuklu olan Aslı Aydemir’in dosyası bu kez yeni bir savcıya verildi.

Ve nihayetinde...

Öğrendim ki yeni savcı iki gün önce üçüncü iddianameyi yazdı ve yine mahkemeye verdi. Aslı Aydemir bu kez “görevi yaptırmamak için direnme” ile suçlanıyordu. Kasten yaralama suçuna dair ise azami tutukluluk sürecinin yani 6 ayın dolmak üzere olduğu ve “duyu kaybı olursa” ileride yeni bir suç duyurusunda bulunulabileceği belirtildi.

Okurken yoruldunuz mu? Yorulmayın. Bir insanın özgürlüğü, yok yere bu cümleler arasında 166 gündür kaybolup gidiyor.

Yazarın Son Yazıları

Timur’un damatla imtihanı

Stüdyodayız, yayına ramak kalmış, Timur Soykan son anda girdi içeri.

Devamını Oku
30.01.2026
Öcalan’ın anlattığı sır değildi

Üzerine çok yazıldı, konuşuldu ama bir garip denk geliş yeterince vurgulanmadı.

Devamını Oku
28.01.2026
Ebubekir Şahin şaşırttı

Eski gelinine üniversitede kadro veren dekanı “Onlar” yayınında haberleştirince benzer çok ihbar yağdı. Notlarımı aldım, inceleyeceğim.

Devamını Oku
23.01.2026
O manşetlerin altında ne vardı?

“Ünlü lisede zorbalık”, “WhatsApp yazışmaları sonrası kavga”, “Şampiyonlara akran dayağı...”

Devamını Oku
21.01.2026
Pişmanlık her şeyi affeder mi?

“İtirafçı oldu.” Bu ifadeyi ne kadar sık duyuyoruz son zamanlarda.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir başkan daha ‘şüpheli’ çıktı

İki sayfalık mahkeme kararı 5 Eylül tarihini taşıyor.

Devamını Oku
14.01.2026
SBK’nin eski şirketinin yeni sahibi Saray’dan çıktı

Önceki Arka Bahçe’de okudunuz...

Devamını Oku
09.01.2026
Pis kokular

Önce eldeki verileri alt alta yazayım: Sezgin Baran Korkmaz (SBK), Biofarma ilaç şirketinin sahibi olan Lüksemburg kökenli Isanne isimli firmayı satın aldı.

Devamını Oku
07.01.2026
Oktar'dan MİT'e 'PKK' mektubu!

Yılın son günleri...

Devamını Oku
02.01.2026
Meğer biz neler yaşamışız

Direkt konuya gireceğim: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), internet sansürüne dair bir rapor hazırladı.

Devamını Oku
31.12.2025
İki fikri takip

Psikolog ve akademisyen Aslı Aydemir’e yapılan eziyeti geçen hafta yazdım.

Devamını Oku
24.12.2025
Ya o başkan CHP’li olsaydı…

Masada yine onlarca sayfalık dosya...

Devamını Oku
19.12.2025
166 günlük eziyet

Adı: Aslı Aydemir.

Devamını Oku
17.12.2025
TRT de mahkemeyi tanımadı

“Öncelikle belirtmek isterim ki görevimi layığı ile yerine getirerek savaş bölgelerinde, olağanüstü şartlarda TRT adına elde ettiğim başarılar sebebiyle Eğitim ve Araştırma Dairesi’nde görevlendirildim.

Devamını Oku
12.12.2025
CIA’nın şüpheci tavrı

The World Factbook’u bilenler bilir. CIA’nın resmi web sitesinde yer alan ve dünyadaki tüm ülkelere dair güncel verilerin yayımlandığı, kamuya açık bir veri havuzu.

Devamını Oku
10.12.2025
Sen misin halıya boya bulaştıran!

“Kimsesizlerin kimsesiydi Cumhuriyet...

Devamını Oku
05.12.2025
Furkan ne yapacak?

Bu satırları İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önündeki bankta oturarak yazıyorum.

Devamını Oku
03.12.2025
Bakın, kimler tahliye edildi

Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olmakla suçlandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı.

Devamını Oku
28.11.2025
Bursa Nutku için karar anı

24 Kasım gecesi “Onlar” yayınından çıktıktan sonra bir mesaj aldım.

Devamını Oku
26.11.2025
Telefondaki notlar gerçek mi, ekleme mi yapıldı?

Kimliği belirsiz kişilerin, kimin kullandığı bilinmeyen hesabın bulunan sahibinin “itirafçı olduğuna” dair iddiaları yalanlanırken o hesabı kullanan kişi telefonundan çıkan “İtirafçı olmak istiyorum” sözünü de hatırlamadığını ileri sürdü.

Devamını Oku
21.11.2025
Sizin hiç kızınız öldü mü?

Diyelim ki beş gün boyunca uyuyorsunuz.

Devamını Oku
19.11.2025
Nedir bu ‘örgüt’ dedikleri?

Kökü “örmek” filine dayanıyor.

Devamını Oku
14.11.2025
İddianamenin rakamları

Manşetlerde rakamlar vardı: 3 bin 900 sayfa, 402 şüpheli, 143 eylem, 2 bin 352 yıl hapis.

Devamını Oku
12.11.2025
Müjde kuşu

“Maya’nın annesi ve babası...

Devamını Oku
07.11.2025
Yeni Şafak’ın dokunulmazlığı

Furkan Karabay...

Devamını Oku
05.11.2025
Üç soruda ‘casusluk’ dosyası

Yalanın gürültüsü, gerçeğin sakinliğini bastırıyor.

Devamını Oku
29.10.2025
O avukatın ölmesi mi gerekiyordu?

Görkemli cenaze törenleri düzenlemekte, hüzünlü ağıtlar yakmakta ve “Unutmayacağız” sözleri vermekte üstümüze yok.

Devamını Oku
24.10.2025
Kimler tutuklanacak?

Bugün yaşam mücadelesi veren Fatih Ürek tutuklanabilir.

Devamını Oku
17.10.2025
ABD’nin Türkiye senaryoları

Gazetelere bakıyorum...

Devamını Oku
15.10.2025
10 yılın özeti

10 Ekim 2015 sabahı, ülkenin dört bir yanından barış mitingi için gelen binlerce insan, Ankara Garı önünde toplanmış ve kortejlerini oluşturmaya başlamışlardı.

Devamını Oku
10.10.2025
Adım adım cinayet nasıl geldi?

Tarih: 17 Mayıs. Yani bundan yaklaşık 5 ay önce...

Devamını Oku
08.10.2025
'Tarihe düşülen notlar da unutuldu...'

Herkes gibi ben de o fotoğrafa uzun uzun baktım. Churchill’in şu sözü aklıma düştü.

Devamını Oku
03.10.2025
Ankara bu dosya için neyi bekliyor?

Anadolu Ajansı’nın haberini okuyorum:

Devamını Oku
01.10.2025
Emniyet’in tepesinden kritik tespitler

“Kimsenin olmadığı bir yere geçerek telefonu açık tutmanız gerekiyor.”

Devamını Oku
26.09.2025
Furkan’ın öyküsü

Griyi kendinden utandırıp öfkelendirecek kadar gri Silivri’nin kasveti, eylül ayında kendini mıh gibi hatırlatıyordu.

Devamını Oku
24.09.2025
Devletin verileri nasıl ele geçirildi?

Önce 79 kelimeden oluşan şu cümleyi okuyalım...

Devamını Oku
19.09.2025
Bu yazı da yasaklanır mı?

Sadece siyaset konuşmaktan büyük emek verilen bir raporu köşeye taşıma fırsatım olmadı.

Devamını Oku
17.09.2025
Konuşmadığımız 9 konu

Haklı olarak CHP’yi tartışıyoruz.

Devamını Oku
10.09.2025
Yok mu başka Kuzu’lar?

Gururla hep aynı hatırlatmayı yaptılar: “Türkiye, kozmik marangozu Sabah gazetesinden öğrendi.”

Devamını Oku
05.09.2025
MHP’li başkanın oğlu kaza yapınca...

“Bize çarpan araca baktım. Ancak içinde kimse yoktu. Çevrede toplananlara sorduğumda, araç sürücüsünün olay yerinden kaçtığını söylediler.”

Devamını Oku
03.09.2025