Papa, Türkiye’ye neden geliyor?
Deniz Berktay
Son Köşe Yazıları

Papa, Türkiye’ye neden geliyor?

25.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

AVRASYA’NIN gündemi bu hafta çok yoğun. Bir tarafta Balkanlar’da Bosna Hersek’te 30 yıldır oluşturulmuş olan ve Batı’nın zar zor bir arada tuttuğu yapı çatırdama sinyalleri veriyor, diğer tarafta, Rusya-Ukrayna savaşında diplomasi süreci hız kazandı. Ancak görünen, Ukrayna’nın bir yanda Rusya’nın fiziki saldırısı, diğer yanda da ABD ve İngiltere’nin farklı açılardan baskısı altında kaldığı. Bu konuyu ayrıca değerlendireceğim.

Bugünse papanın Türkiye ziyaretinden bahsetmek istiyorum. Bildiğimiz üzere Papa 14. Leo yarın Türkiye’ye geliyor. Ziyaretin ilan edilen amacı, Hıristiyanlık tarihinde çok büyük önem taşıyan I. İznik Konsili’nin 1700. yıldönümüne katılmak. Bu çerçevede İznik’i de ziyaret edecek ve Fener Patriği ile ortak ayin yapacaklar.

Ancak papanın gündeminde Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması gibi konuların olduğu da basına yansıdı ki bu, ziyaretin yoğun siyasi nedenlerinin olduğunu ortaya koyuyor.

Fener Patrikhanesi ve Ruhban Okulu konuları ne zaman açılsa bazıları hemen konunun gayrımüslimlerin haklarıyla alakalı olduğunu söylüyor. Hayır efendim, Türkiye’deki gayrımüslimlerin hakları ayrı bir konu (ki geçmişte çeşitli dönemlerde hak ihlallerine uğradıkları bir gerçektir), Fener’in ekümenikliği ve Ruhban Okulu ise bambaşka konular. Fener ve Heybeliada Ruhban Okulu konuları doğrudan doğruya ABD’nin Doğu Avrupa’daki Ortodoks mezhebindeki halkları din yoluyla etkileme çabasının bir ürünü. Bu nedenle de Fener Patriği’nin Türk vatandaşı olma şartını kaldırtarak (bu konu zaman zaman gündeme geliyor), Türkiye’de, Türkiye’nin denetleyemediği, ABD’nin politikalarına hizmet eden bir yapı kurmaya çalışıyorlar.

Şimdiki papa, bir öncekine (Papa Françesko) göre çok daha Rusya karşıtı ve ABD yanlısı çizgide. Dolayısıyla bu ziyarette zaten ABD’nin Doğu Avrupa politikalarına en yoğun desteği veren Fener Patriği Bartholomeos’la bir araya gelerek ABD’nin isteği doğrultusunda tavırlarını eşgüdümlü hale getirmiş olacaklar. İkincisi, Katolik ile Ortodoks dünyası arasındaki yakınlaşmayı (ABD’nin istediği doğrultuda) sağlamaya çalışacaklar. Hem papanın hem de Fener patriğinin açıklamaları buna işaret ediyor.

Ancak ziyaretin hem planlanmasında hem de devamında tartışmaya açık çok konu var. Öncelikle Fener patriği kendisini bu ziyaret vesilesiyle Ortodoks dünyasının tek muhatabı kılmaya çalışıyor (Oysaki Ortodoks dünyası tek bir bütün değil ve Fener, Ortodoksların mutlak lideri değil, sadece 16 Ortodoks kilisesi arasında, eşitler arasında birinci). İkincisi, Fener kendisini lider olarak ortaya koyarak Lozan düzeninin kendisine getirdiği çerçevenin dışına çıkmak istiyor.

RAHİP YETİŞTİRME ÇABASI

Papanın Heybeliada Ruhban Okulu konusunu gündeme getireceğini, ABD Rum Ortodoks Kilisesi’nin başı Elphidophoros açıkladı ve bunun, Türkiye’deki gayrımüslimlerin haklarıyla alakalı oluğunu söyledi. Hayır, bunun gayrımüslimlerin kendi din adamlarını yetiştirme hakkıyla ilgisi yok. Heybeliada Ruhban Okulu, Türkiye’de yüksek öğretim kurumlarındaki denetimi kabul etmeyip kendisini kapattığında, bu okulda az sayıda Türk vatandaşı Rum öğrenciye karşılık, bunun dört katı, çeşitli ülkelerden öğrenci okuyordu. Bu okulun kurulması, çevre ülkelere ABD’nin siyasi çizgisinde ve Fener’in evsahipliğinde rahip yetiştirme çabasıyla bağlantılı ve Fener, bu okul vesilesiyle Türkiye Cumhuriyeti karşısında da konumunu sağlamlaştırmaya çalışıyor.

Dolayısıyla ilk bakışta Hıristiyanlar arası dini bir konu gibi görünen bu konu, Türkiye’yi yakından ilgilendiren, Türkiye’nin egemenliğiyle ve büyük devletlerin bölgedeki güç mücadelesiyle yakından bağlantılı bir konu. Konuyla daha yakından ilgilenenlere yine, Cumhuriyet Yayınları’ndan çıkan “Rusya Batı Çatışmasında Fener Rum Patrikhanesi” adlı kitabımı, naçizane tavsiye ederim.

İlgili Konular: #Fener Rum Patrikhanesi

Yazarın Son Yazıları

Trump’ın gücü yeter mi?

Geçen hafta bir ilk yaşandı ve Rusya ile Ukrayna heyetleri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de ABD’nin öncülüğünde bir araya geldi.

Devamını Oku
27.01.2026
Şimdi de ‘Büyük Romanya’ mı kurulacak?

Rusya - Ukrayna Savaşı’nın Moldova’ya yoğun etkilerinin olduğunu ve Moldova’nın, küçük yüz ölçümü ve üç milyonu bile bulmayan nüfusuyla çok sayıda krizi barındırdığını pek çok kez yazdım.

Devamını Oku
20.01.2026
Trump sertleştikçe Rusya sıkışıyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın yılbaşından bu yana yürüttüğü saldırgan dış politika, Rusya’nın durumunu da epey zora soktu.

Devamını Oku
16.01.2026
Ukrayna denkleminde İran

Geçen hafta Paris’te İngiltere ve Fransa, Ukrayna’ya savaştan son asker gönderilmesi konusunda bir memorandum imzalayınca Rusya, böyle bir durumda Batılı askerlerin Rus ordusu için “meşru hedef” olacağını söyledi. Bundan kısa süre sonra da Rusya, NATO hava savunma sistemlerine yakalanmayan Oreşnik füzeleriyle Polonya sınırının dibindeki Lviv ilini vurdu. Rusya’nın eski cumhurbaşkanı (şimdiki Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı) Dmitri Medvedev, Oreşnik füzesinin Avrupa’ya açık bir mesaj olduğunu söyledi.

Devamını Oku
13.01.2026
Maduro ve Rusya’nın Tavrı

Meseleye gelirsek: Trump, olayın ardından yaptığı basın toplantısında, ABD’nin Monroe Doktrini’ne atıfta bulundu. Dönemin ABD Başkanı Monroe’nun 1823’te ilan ettiği bu doktrin, bütün bir Amerika kıtasını, Avrupalı sömürgeciliğe kapatıyor ve ABD sömürgeciliğinin kapısını açıyordu. Monroe, dünyaya, “Latin Amerika’yı kimseye sömürtmeyiz. Sömürülecekse biz sömürürüz” diyordu. Böylelikle yakın dönemlere kadar Latin Amerika, ABD’nin arka bahçesi olarak kaldı. Soğuk Savaş döneminde bile Moskova’nın bu bölgeye fazla yaklaşmadığını hatırlamak gerek.

Devamını Oku
06.01.2026
Yeni yıl barış getirir mi?

2025 yılı, Trump’ın yeniden iktidara gelmesiyle birlikte, Batı dünyasındaki bölünmüşlüğü gözler önüne serdi. Zira, Biden yönetiminin Avrupa’da nüfuzu arttırmaya, Rusya’yı çevrelemeye ve bu eksende Ukrayna’yı ileti karakol olarak kullanmaya çalışma politikasından farklı olarak Trump, “Bu savaş benim savaşın değil” diyor ve savaşı ne pahasına olursa olsun (Rusya’ya tavizler pahasına da olsa) sona erdirmeye çalışıyor.

Devamını Oku
30.12.2025
Batı ve Ukrayna savaşı

Ukrayna’da savaşın dördüncü yılı dolmak üzere ve her ne kadar taraflar savaşta yıpranmış olsa da savaşın yakın zamanda sona erme sinyalleri henüz güçlü değil.

Devamını Oku
23.12.2025
Balkanlar 30 yıl sonra hâlâ kırılgan

Bosna’daysa etnik grupların oranı dengedeydi. O nedenle buradaki savaş çok kanlı oldu. Bosna Müslümanları bizde zannedilenin aksine Türk değil, Osmanlı döneminde Müslümanlığı benimsemiş olan Slavlar idi (TBMM İnsan Hakları Komisyonu, 1992’de Bosna’ya giderken Boşnakları Türk zannettiği için, yanlarına tercüman almamış ve gerçek durumu anca Saraybosna Havalimanı’nda öğrenebilmişti!). Hırvat ve Sırpların arkasında Hırvatistan ve Sırbistan’ın olmasına karşılık Boşnakların yakın bir komşu desteğinden mahrum olması da onları mağdur etti.

Devamını Oku
16.12.2025
İbadete milli marşla başlamak

Bugüne gelirsek papanın İznik ziyaretinin kendisi de baştan aşağı dünya siyasetiyle ilgiliydi (bunu da geçen hafta yazmıştım).

Devamını Oku
09.12.2025
Papa ve Atatürk

PAPA XIV. Leo’nun gündemde epey yer kaplayan Türkiye ziyareti önceki gün sona erdi. Ne var ki gezinin gündemine ve yapılan açıklamalara bakacak olursak bu ziyaret, daha uzun bir süre gündemde kalacakmış gibi görünüyor.

Devamını Oku
02.12.2025
Papa, Türkiye’ye neden geliyor?

Ancak papanın gündeminde Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması gibi konuların olduğu da basına yansıdı ki bu, ziyaretin yoğun siyasi nedenlerinin olduğunu ortaya koyuyor.

Devamını Oku
25.11.2025
Balkanlar yine rekabetin ortasında

Ukrayna’nın Karadeniz’deki liman şehri (ve de üçüncü büyük şehri) Odesa’yı görenler bilir: Bir zamanlar Osmanlı’nın Hacıbey Kalesi’nin olduğu fakat 1700’lerin sonunda Ruslar tarafından ele geçirildikten sonra tamamen yıkılıp yeni baştan inşa edilen Odesa’nın simgesi, limandan yukarı çıkan Potemkin Merdivenleri’dir.

Devamını Oku
18.11.2025
Bir diplomasi faciasının yıldönümü

Savaşın ilk aylarında Türkiye’nin arabuluculuğuyla çatışmalara son verme imkânı varken İngiltere’nin araya girmesi ve dönemin İngiliz Dışişleri Bakanı Lizz Truss’ın “Putin’in imajını koruyacak hiçbir çözüm olmayacak” demesi, bu savaşın en az üç yıl uzamasına yol açan etkenlerden biri oldu.

Devamını Oku
11.11.2025
Vizesiz seyahate son

Koskoca Avrupa’da Türklerin vizesiz girebileceği topu topu altı ülke var: Belarus, Sırbistan, Bosna Hersek, Moldova, Arnavutluk, bir de Makedonya. Rusya’yla vizesiz rejim, 2015 sonunda Rus uçağının düşürülmesiyle askıya alınmış, aradan geçen sürede Türk-Rus ilişkilerindeki bütün yakınlaşmaya rağmen Ruslar bir daha vizesiz rejime dönmemişti. Rusya’nın saldırısına uğrayan, dört yıldır savaşta olan Ukrayna’ya girmekse artık hiç kolay değil.

Devamını Oku
28.10.2025
Ukrayna savaşı: Çok bilinmeyenli denklem

Rusya-Ukrayna savaşı hakkında ne zaman bir yerlerde konuşsam herkes şunu soruyor: “Hocam peki, ne zaman bitecek bu savaş?” Ben de naçizane, bu konuda kehanette bulunmanın zor olduğunu söyleyerek savaşın bitişinin birkaç etkene bağlı olduğunu ifade ediyorum.

Devamını Oku
21.10.2025
Ortadoğu gölgesinde Ukrayna

Sadece bizde değil, dünyadaki habercilikte de bir önceliklendirme sıralaması var...

Devamını Oku
14.10.2025
Avrasya Gündemi: Ruhban okuluna neden hayır?

Bildiğimiz üzere Türk vatandaşı olan Fener Patriği Bartholomeos, Trump’la görüşmesinde Türkiye’yi şikâyet etmişti (İngilizce ve Yunanca gazetelerdeki ifadeler ortada). Bartholomeos, Trump’a, 1971’de kapanan Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması talebini iletmiş ve ardından ABD, bu konuyu yeniden Türkiye’nin gündemine getirmişti.

Devamını Oku
07.10.2025
Avrasya Gündemi: Yurtdışı oylarıyla kazanılan seçimler

ABD’de Trump’ın iktidara gelmesiyle birlikte Avrasya coğrafyasında ABD ile Rusya arasındaki çekişmenin azalacağı tahmin edilirken son gelişmeler tam tersine işaret ediyor.

Devamını Oku
30.09.2025