Platform’dan önce: Palto
Deniz Yıldırım
Son Köşe Yazıları

Platform’dan önce: Palto

26.12.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Melville’in Kâtip Bartleby karakteri, sonunda hapse düşmüş, yemeden içmeden kesilip ölmüştü. Eser 1853’te yayımlandı. Bir yıl öncesinde Rusya’da bir başka yazar ölüm döşeğindeydi. Buhranlar içindeki Gogol, iyiden iyiye dine yönelmiş ve Ölü Canlar’ın ikinci cildini yaktırmıştı. Orlando Figes, Rusya’nın Kültürel Tarihi kitabında şöyle aktarıyor durumunu: “Tanrı’nın karşısında değersiz olduğunu düşünüyordu, açlıktan kendini öldürmeye başladı.” Bu sürecin sonunda, 1852’de can verdi Gogol. Bartleby ile Gogol’ün yolları, yemeden içmeden kesilerek ölmekte böyle kesişti.

Ama sadece böyle mi? Hayır, iki kâtibin hikâyesiyle de kesişti.

Gogol, o müthiş öyküsü Palto’yu 1842’de yayımladı, öncüydü. Palto’da da bir “kâtip-yazıcı” karakteri çıkar karşımıza: Akaki Akakiyeviç.

Akakiyeviç hem yoksuldur hem de içinde bulunduğu çevrede “saygı” görmemektedir. Alaya alınmakta, ancak bir “statü grubu”nun içine alınmamaktadır. Sınıfça da statü bakımından da ezilenlerdendir işin özeti. Petersburg soğuğuna dayanmayan, yıpranmış paltosunun yerine yeni, şık bir palto diktirene kadar.

Palto, katalizör rolü görür. Akakiyeviç bu sayede yaşam rutinini, sıradan akışı bozar; ayrıca işyerinde de saygı görmeye başlar. Daha üst tabaka memurların “toplumsal çevre”sine de davet edilir. Öyleyse palto ilk dönüşümü sağlar.

Bu aşamada palto, eşyanın insana hükmetmesinin, daha açık ifadeyle “meta fetişizmi”nin simgesidir. Akakiyeviç, kendisi olduğu için değil; yaptığı işin niteliği, karakterinin düzgünlüğü, insanlığı yüzünden hiç değil, yeni ve havalı paltosu sayesinde saygı görmeye başlamıştır. Palto, Akakiyeviç’i yerin altından yüzeye çıkarır. Ancak henüz yeraltından yüzeye çıkış, öznenin kendi eylem ve kararlılığının ürünü değildir. Eşyanın işidir. İnsanın kendi iradesi dışındaki kuvvetlerin belirleyiciliği oranında da mistiktir.

Gelin görün ki Akakiyeviç bir akşam, artık kabul ve saygı gördüğü yeni çevrede katıldığı bir davetten çıkar, karanlıkta önünü hırsızlar keser. Paltosu çalınır. İkinci dönüşüm böyle başlar. Hakkını arar, karakola gider, sonuç alamaz. Devlette “önemli bir kişi”ye çıkması önerilir, gider. Ciddiye alınmaz. Öfkesi artar.

Yoksul, sayılmayan, paltosu eskimiş Akakiyeviç’in öfkesi bu denli değildi; ancak kazandığını kaybetmek (eşya ve statü), bu kayıp aracılığıyla düzenin yozlaşmışlığıyla yüzleşmek öfkeyi harlar. Palto yine katalizördür; ama bu kez özneleşmeye katkı verir. Daha iyiyi görme, yaşama şansı ya da umudu bulanın bunu kaybettiğinde açığa çıkan öfkesindeki potansiyeldir bize sunulan. Günümüzde de diplomalı işsiz gençlerin ya da hayali “orta sınıfların işçileşmesi/yoksullaşması” olgusunun içinde saklı siyasal potansiyel, paltoyu yitiren Akakiyeviç’in inişli çıkışlı öfke serüveninden farklı mıdır?

Araf

Ancak Akakiyeviç, düzen karşısında yalnız, uğradığı haksızlık karşısında çaresizdir. Öfkesinden doğan ateşle Petersburg’un soğuğu etkice çarpışır, Akakiyeviç sonunda hastalanıp can verir. Tam da bu noktada palto simgesi üçüncü dönüşümü sağlar. Petersburg üstünde bir hayalet dolaşmaya başlar, ayrım yapmaksızın herkesin üzerindeki paltoya el koyar. “Önemli kişi”nin paltosuna el koyduktan sonra da ortadan kaybolur.

Şaşırmayalım. Eşyanın insana baskın gelmesine inanıyoruz da, Akakiyeviç’in ruhunun Petersburg semalarında gezinmesini, şehirlilerin paltolarına musallat olarak kendi sorununu herkesin yükü haline getirme, toplumsallaştırma çabasını mı fantastik bulacağız? Fantastik yan, öykünün sonundaki hayalette değil, eşyaya yüklenen keramettedir. 

Bu açıdan Gogol, iki önemli “dünyevileştirme” hamlesi yapar Palto’da. Bizi de fazlasıyla ilgilendirir. İlkinde, insanın eşyaya tapması durumunu, metayı fetişleştirme olgusunu sarsar: Paltosuzlaştırır, eşyanın kerametini dağıtır. Ama ikincisi daha da ilginçtir: Bilindiği üzere dinsel boyutuyla “öte dünya”, ölen kişiyi bekleyen gelecek tasarımıdır. Ödül de ceza da ölenin yüküdür; cennet ve cehennem ölenin bu dünyadaki sınavının sonucudur ancak. Palto bunu da tersyüz eder ve dünyevileştirir; ölen, belirlenen değil belirleyendir; yaşayanlara keser cezayı.

“Yeraltı”ndan çıkmaya, “yerüstü”nden inmeye çalışmak, yeni bir “Araf”tır. Palto bu duraktadır. Akakiyeviç haksızlığı giderir, ama artık bu dünyada değildir. Ceza bu dünyadadır, ama mağdur öte dünyada. Yarılmadır ve “Araf”tayız demektir. Yine de kurtuluşu bu dünyaya indirmek için önemli bir mesafe aşılmıştır.

Gogol’ün son rüyası, Dante’nin İlahi Komedya’sı gibi bir eser yaratmaktı. Olmadı. Buhranı ve mistik yanı baskın geldi. “Araf”ın iki yanı var sonuçta. O zaman haftaya Dante ve Don Kişot göndermeli bir filmi tartışarak Tatar Çölü’nden kurtuluşun yollarını aramaya devam edelim: The Platform.

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet’e veda

Cumhuriyet’e veda

Devamını Oku
04.06.2022
‘Koalisyon eşittir kriz’ formülü üzerine

‘Koalisyon eşittir kriz’ formülü üzerine

Devamını Oku
21.05.2022
Geçim siyaseti, aday siyaseti

Geçim siyaseti, aday siyaseti

Devamını Oku
07.05.2022
Hak mücadelesi

Hak mücadelesi

Devamını Oku
30.04.2022
23 Nisan ve iki halkçılık

23 Nisan ve iki halkçılık

Devamını Oku
23.04.2022
Enstitülü kuşak ve gelecek zaman

Enstitülü kuşak ve gelecek zaman

Devamını Oku
16.04.2022
‘Sonra hayat devam etti’

‘Sonra hayat devam etti’

Devamını Oku
02.04.2022
Değer mi hiç?

Değer mi hiç?

Devamını Oku
26.03.2022
Savaş ve siyaset

Savaş ve siyaset

Devamını Oku
19.03.2022
Transit

Transit

Devamını Oku
12.03.2022
Savaş (05 Mart 2022)

Savaş

Devamını Oku
05.03.2022
Ukrayna

Ukrayna

Devamını Oku
26.02.2022
Cemre düştü

Cemre düştü

Devamını Oku
23.02.2022
İttifaklar, temsiller ve adlandırmalar

İttifaklar, temsiller ve adlandırmalar

Devamını Oku
16.02.2022
Güneşli Pazartesiler

Güneşli Pazartesiler

Devamını Oku
12.02.2022
En uzun gece

En uzun gece

Devamını Oku
09.02.2022
Çatlak

Çatlak

Devamını Oku
05.02.2022
Rejimin yeni aşaması

Rejimin yeni aşaması

Devamını Oku
02.02.2022
Borç

Borç

Devamını Oku
29.01.2022
‘Siyasetin sonu’

‘Siyasetin sonu’

Devamını Oku
19.01.2022
Ahlat Ağacı’nın borç toplumu

Ahlat Ağacı’nın borç toplumu

Devamını Oku
15.01.2022
Kişiselleşme değil ortak çözüm programı

Kişiselleşme değil ortak çözüm programı

Devamını Oku
12.01.2022
Deli İbram Divanı

Deli İbram Divanı

Devamını Oku
08.01.2022
İki ülkeden Türkiye’ye

İki ülkeden Türkiye’ye

Devamını Oku
05.01.2022
Boric’den Babiš’e, Şili’den Çekya’ya

Boric’den Babiš’e, Şili’den Çekya’ya

Devamını Oku
29.12.2021
Kâğıt

Kâğıt

Devamını Oku
25.12.2021
Geçim ve seçim: Şili dersleri

Geçim ve seçim: Şili dersleri

Devamını Oku
22.12.2021
Tatar Çölü’nden Tatar Ramazan’a

Tatar Çölü’nden Tatar Ramazan’a

Devamını Oku
18.12.2021
Yeni model

Yeni model

Devamını Oku
15.12.2021
Joker

Joker

Devamını Oku
11.12.2021
Milli Görüş partileri

Milli Görüş partileri

Devamını Oku
08.12.2021
Drogolaşma ve Don Kişotlaşma

Drogolaşma ve Don Kişotlaşma

Devamını Oku
04.12.2021
Birincil ittifak

Birincil ittifak

Devamını Oku
01.12.2021
Oblomov’dan Don Kişot’a

Oblomov’dan Don Kişot’a

Devamını Oku
27.11.2021
‘Yoksulluk Kader Olamaz’

‘Yoksulluk Kader Olamaz’

Devamını Oku
24.11.2021
Labirent

Bir intiharın genel provası

Devamını Oku
20.11.2021
Akışına bırakmak

Akışına bırakmak

Devamını Oku
17.11.2021
Kalabalığa kaçış

Kalabalığa kaçış

Devamını Oku
13.11.2021
Yeni kamuculuk ve kooperatifler

Yeni kamuculuk ve kooperatifler

Devamını Oku
10.11.2021
Truman kaçışı

Truman kaçışı

Devamını Oku
30.10.2021