Galatasaray soğukkanlılık ve konsantrasyon olarak rakibine göre daha hâkim başlıyor çeyrek final derbisine. Fenerbahçe ise tempolu ama bol pas hatalı bir futbolla rakibine yardımcı oluyor adeta. Nitekim bedelini yenilen iki golle ödüyor (Osimhen 10 ve 27). Goller seyirciyi susturuyor, moral bozukluğunu da ekliyor dengelenmeyen futbollarına. İlk yarının sonunda Szymanski’nin golüyle (45+1), oyundan kopmayacağının sinyalini veriyor Fenerbahçe. 2. yarıda bu niyetini iyice belli ederek daha etkili bir futbol oynamaya başlıyor. Ancak Galatasaray, avantajını kaybetmemekte kararlı. Tam da “neyse saha karışmadı” derken, yedek kulübeleri karışıyor. Eklenen sürede Galatasaray maçın başından beri kaybetmediği sakinliğiyle rakibine bir kez daha bir “Kadıköy Hatırası” bırakarak, turu geçen taraf oluyor.
Yazarın Son Yazıları
Taktik mi yoksa psikoloji mi bilinmez, Galatasaray karşısında Kocaelispor, ilk yarıyı her anlamda “arkasına yaslanarak” geçiriyor…
Ama Galatasaray’da bu maç sorumluluk alan kadro, önceki maçın yaralarını sarmakta kararlı! 75’te maçın bir diğer yıldızı Lemina, skoru 3’e getiriyor. Sorunlu bir kadrodan sorumlu bir takım oyunu çıkartan Galatasaray yoluna devam ediyor.
Derbilerde söylenen “İyi olan kazansın” ifadesi, Trabzonspor-Galatasaray maçının ortasına yerleşiyor…
Formda bir Başakşehir ve yorgun bir Galatasaray…
Galatasaray, Liverpool karşısında maça her açıdan hazır olarak başlıyor...
Çoğu zaman tutuk geçen İstanbul derbilerinden farklı olarak tempolu başlıyor Beşiktaş-Galatasaray derbisi...