Elçin Poyrazlar

‘Sanatçı politik olmaz’

18 Ekim 2021 Pazartesi

Oyuncu Nihal Yalçın Altın Portakal Ödül Töreni’nde ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ demişti. 

Kadın olarak sahnede hazımsız erkekliğin saldırısının yanı sıra Yalçın’ın bu sözleri siyasi pozisyon aldığı gerekçesiyle hedef gösterildi.  

Bir süredir sıklıkla tekrarlanan ‘sanatçı politik olmaz’ önermesi yeniden  benzer ağızlardan gündeme taşındı.   

İnsanların yaşam tarzlarına, kişisel seçimlerine, ifade biçimlerine ve birebir hayatlarına karışan bir yönetim altındaki ülkede bu tür bir yaklaşım şaşırtıcı değil. 

Ancak altının çizilmesi gereken asıl mesele sanatçının ve sanatın bal gibi de politik olduğu gerçeğidir. 

(Ülkede sıklıkla karıştırılan ‘sanatçı’ ve ‘ünlü’ terimleri arasındaki muazzam fark başka bir yazının konusu olsun.)

En başta doğduğunuz aile, çevre, mahalle, aşiret, şehir, sınıf, etnik köken, din, mezhep, dil, maddi ve manevi her türlü imtiyaz ya da engel sizi, ilk nefesinizi aldığınız anda politik yapının bir parçası yapar. 

Aile içinde katı politik dinamikler içinde büyürsünüz. 

Kadın, erkek, ya da ikili cinsiyet kimliği dışında olmanız o hiyerarşide nasıl konumlandığınızı belirler. 

Bir kadın olarak hayatınızı çoğunlukla erkeklerin yönettiğini fark ederseniz. 

Evde, okulda, işte, sokakta, hukukta ve ekonomide erkeklerin kuralları geçerlidir. 

Flört, aşk, sevgililik, evlilik, tüm özel ilişkilerinizde mutlak eşitliğin pek de var olmadığını öğrenirsiniz. 

Bir taraf diğeri üstünde maddi ya da manevi hakimiyet kurar. 

Kişisel olan politik olduğu gibi şiddet de siyasi bir araçtır. 

Toplumsal yapıda cinsiyet, yaş, ırk ve ait olduğunuz sosyo-ekonomik sınıfınız, eğitim fırsatlarını, kariyer seçimini ve fikir dünyanızı şekillendirir. 

Çalışma hayatınızda ‘ekmek parası’ peşinde olmak ya da çalışmaya ihtiyacı olmamak doğrudan politikanın meselesidir. 

Yönetici elit ve çevresine beşli yedili maaşların nasıl dağıtıldığını göre göre kendi pozisyonunuzu belirlersiniz örneğin.

Konforlu yaşamak için iktidarla kol kola girmek ya da yandaşlığı reddetmek de politiktir. 

Mevcut rejimden memnun olmak, göz yummak, susmak, önüne bakmak politik olduğu kadar, sistemi değiştirme arzusu da politiktir.  

Sanatınızı icra etmek isterseniz mesela, iktidarın yanında kadraja girmek için boynunuzu uzatmanız, el sıkışmanız ve sonra bol haneli fonlara ulaşmanız da politik tercihtir. 

Hatta bunları yapmayı reddeden sanatçıları, iktidar medyası üstünden ‘politik olmakla’ suçlamak da bariz bir politik yöntemdir. 

Belli topraklara doğan bir sanatçı, kökleri, çocukluğu, dili, acıları, dertleri ve ruhuyla o siyasi yapının ayrılmaz bir parçasıdır. 

Din adamlarının politikacı olduğu bir ülkede sanatçıların apolitik olmasını salık vermek politikanın dik alasıdır. 

Kuşkunuz oluştuysa gidereyim;

Bu yazı da kayda geçen her yazı gibi kasten politiktir.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Metroda, sokakta, evde 26 Kasım 2021
10 numara 17 Kasım 2021
Fikri Hür, Vicdanı Hür 11 Kasım 2021
Erkeğin beyanı… 25 Ekim 2021