Enver Aysever

Çıkarın Atatürk maskelerini!

17 Eylül 2020 Perşembe

Ülkede durum şu: Tarikat bataklığında çocuklar can çekişiyor, her gün kadın cinayetleri artarak devam ediyor, İçişleri Bakanı, AYM Başkanı’nı doğrudan hedef alan açıklama yapıyor, dış politika içinden çıkılmaz hale gelmiş, gazeteciler her gün tehdit altında, istiyorsunuz ki “Atatürk” tartışması yapalım. Yapay gibi duran bu tartışmaya gireceğim, bir çevre ister ki Atatürk onların tekelinde olsun, kimseler çıt çıkarmasın. 

İlhan SelçukGardırop Atatürkçülüğü” derken haklıydı. Ülke solcusu Atatürk maskeli piyasacılardan çok çekti. Devrimciler “Mustafa Kemal”i ilerlemeci yanıyla, aydınlanmacı kimliğiyle anlar, aşılması gerektiğini düşünür. Yaşamın doğası da böyle olmalıdır. Ortadoğu’da benzersiz başarıya imza atan Mustafa Kemal Atatürk; laik, demokratik Cumhuriyet kuran bir devrimcidir. Bir ailenin elinden kimliksiz yığınları kurtarmış, ulus yaratmıştır. 

Tarih olması gerektiği gibi akar, devrimciler bu yönü değiştirme becerisi gösteren kimselerdir. Mustafa Kemal Atatürk İslam coğrafyasını doğrudan dönüştüren bir devlet kurarak, mazlum halkların yazgısını değiştirmiştir. O günün koşullarında ortaya çıkan CHP’nin altı oku ilericidir. Ancak değişmez, tartışılmaz, geliştirilmez değildir elbette. Bugün dünyayı sadece bu oklar ekseninde anlamaya çalışanlar ne CHP tarihini bilmektedir ne de bilime saygılıdır. 

CHP (Alev Coşkun ayrıntılı yazdı) dünya ile dönüşmüş, sosyalist hareketlerden etkilenerek dümeni sola kırmıştır. İsmet Paşa ve Ecevit’le birlikte 12 Eylül’e dek sürmüştür bu anlayış. Biçimlenmede elbette işçi sınıfının, sendikal hareketlerin, öğrenci direnişlerinin payı büyüktür. Baykal’la birlikte gericileşmiş, toplumdan, dünyadan kopmuş, sığ bir milliyetçi çizgiye gelmiştir. “Atatürk bugün yaşasaydı ne yapardı” sorusu yanlıştır. Büyük lider görevini yapmış, tarihteki tartışmasız yerini almıştır. 

Şimdi konforlu alanlarında Mustafa Kemal Atatürk adı ardına saklanarak yazan çizen kişiler, ülkenin derin sorunlarını hâlâ yüzyıl öncesinin değerleriyle tartışmak istiyorlar. Düşünmek, okumak, araştırmak niyetinde değiller. Kutsal metinlerin bile tartışıldığı dünyada, istiyorlar ki herkes onlar gibi bir Atatürk tarif etsin. Hal böyle olunca Atatürk’e en büyük ihanet gerçekleşiyor. Yaşamını bilime, aydınlanmaya, bağımsızlığa, ilericiliğe veren bir insana daha büyük kötülük yapılabilir mi?

Liberaller suyu sürekli bulandırdıkları için kendini Kemalist diye tarif eden dar ve bence muhafazakâr çevre her yeni fikri bu sıfatla eleştiriyor. Elbet bu da pek konforlu bir tutum! Milliyetçiliği eleştirdiğimiz zaman “E Atatürk de milliyetçiydi” diyerek, sığ bir savunu yapıyorlar. İyi de altı ok ilkesel olarak tarif edilirken Hitler yoktu ki! Milliyetçiliğin hızla ırkçılığa vardığını nasıl görmezsiniz? Bugün milliyetçilik tüm uygar dünyada “kendi ırkını diğer ırklardan üstün görmek anlamına gelir.” Bu ideoloji kapitalizmin kullanışlı dilidir. Biri çıkıp; “Ben Atatürk’ü yurtsever olarak anlıyorum ve bu yurdu tüm halklarıyla seviyorum” derse bunda ne kötülük var? 

Mesele açık, Atatürk’ü ısrarla militarist dille tartışmak istiyor o çevre ve dahası hâlâ ülkenin sahibini kendileri sanıyor. Piyasa ekonomisiyle hiçbir ihtilafı olmayan bu kesim, sahillerde özgürce rakı içmeye indirgiyor Atatürk’ü. Oysa köylüsü, işçisi cahil, yoksul, çaresiz halka söylenecek başka söz olmak zorunda değil mi? Bu ülkede Deniz ve arkadaşları Atatürk adıyla asıldı, 12 Eylül’de tarikatların önü Atatürk adıyla açıldı, e muhtıra Atatürk adıyla verildi. Daha örnek çok! Dün devrimcilere tetik çekenler, bugün Atatürk maskesi ardından kendini aklamaya çalışıyor. Sahi hangi Atatürk’ten söz ediyorsunuz siz?

Bugün kumpas kuran bazı siyasetçi eskileri takkeyi önüne koyup düşünmelidir. Abdülhamit’le birlikte fotoğraf verenlere tepki vermeyin, Atatürk’ü hiçe sayıp Ayasofya’yı ibadete açanların peşine düşenlere sesiniz çıkmasın, ama yeri gelince “Gazi”, yeri gelince “Mustafa Kemal”, yeri gelince “Atatürk” denmesine kafayı takıp olay haline getirin!

Çıkarın bu yazıdan “Atatürk” dediğim yerleri, yerine “Mustafa Kemal” yazın, ne değişecek bakalım?

Düşün Atatürk’ün yakasından da öyle konuşalım!


Yazarın Son Yazıları

Acı hakikat! 17 Ağustos 2020
Üç maymun 13 Ağustos 2020
Erbaş’ın kılıcı! 3 Ağustos 2020
Bana Dostunu Söyle... 30 Temmuz 2020
Tıpış tıpış! 23 Temmuz 2020