Erinç Yeldan

Derinleşen Küresel Kriz, Ücretli Emek ve Sermaye

01 Haziran 2011 Çarşamba
\n

\n

Bu haftaki Ekonomi Politikte sizlere Bağımsız Sosyal Bilimcilerin 2011 Raporunu tanıtmak arzusundayım. (*) Yirmiye yakın yazar ve araştırmacının katkılarıyla hazırlanan bu kolektif ürün, 2000li yıllardaki son ekonomik bunalıma gidiş sürecinde ve bunalım yıllarında Türkiyede emeğin durumuna odaklanmakta. Ekonomik ve siyasal olgular, bu durum değerlendirmesinin altyapısını oluşturuyor.

\n

Raporun Giriş bölümünden birlikte okuyalım:

\n

Kapitalizm 60-80 senelik uzun dönemli devrevi salınımlarından birinden geçmekte. Bu salınımın yansıma biçimleri sadece ulusal gelir düzeyinde daralmalar ve istihdam kayıplarından ibaret kalmamakta; emeğin ücret ve sosyal kazanımlarında kalıcı tahribata yol açmakta; ulusal maliye sistemlerinde oluşan derin açıkların karşılanması için devletin sosyal işlevlerinin daha da daraltılmasını öngörmekte; istihdam biçimlerini parçalamakta; emeği enformalleştirilmiş iş biçimlerine mahkûm etmekte ve sosyal dışlanmışlık üretmektedir. Dolayısıyla, mevcut kriz dalgasını yakından tahlil edebilmek için küresel ekonominin sadece ulusal büyüme ve istihdam rakamlarını incelememiz yetersiz olacaktır. Kapitalizmin uzun dönemli salınımının durgunluk/daralma aşamalarını içeren mevcut konjonktür, içinde sıcak savaş ve terör unsurlarını da barındıran ve uzun zamana yayılmış bir belirsizlik ve durgunluk dönemini yansıtmaktadır. Bu nedenle bu çalışma boyunca, kapitalizmin 1970li yılların ortalarından başlayarak yayılan kriz dalgasının 2008/2010 arasındaki daralmasını büyük durgunluk sözcüğü ile karşılamaktayız.

\n

“‘Büyük Durgunlukdenen olguya doğru giden süreç üzerine düşünürken iki gelişmeyi daha değerlendirmek gerekiyor. Birincisi, küreselleşme ve finansallaşmanın hızlandırdığı tüketim tutkusu, gezegenimizin gıda, su ve enerji kaynakları üzerinde yıpratıcı basınç yaratarak, kaynak tedariki sorunu yaratmaya başlamıştır. İkincisi, ABD hegemonyası gerilerken, şekillenmeye başlayan yeni sermaye birikim ve tüketim merkezlerinden ve buralarda yoğunlaşan siyasi kapasitelerden gelen basınçlar ABD-Avrupa merkezli dünya sisteminin dengelerinde ve verili gıda ve enerji düzenlerinde yıkıcı etkiler yaratmaktadır.

\n

Sözünü ettiğimiz gelişmeler, sınıf mücadelelerinin ve büyük güçler arası rekabetin giderek sertleşeceğini, emperyalist kaynak denetimine yönelik stratejilerin giderek daha fazla gündeme geleceği bir döneme girdiğimizi ve Büyük Durgunluğunbir Büyük Kargaşayadönüşme olasılığının arttığını düşündürüyor.

\n

***

\n

Bağımsız Sosyal Bilimciler 2011 yılı raporu on bölümden kurulu. İncelemenin birinci bölümü, 2000li yılların büyük durgunlukunu karakteristik çizgileriyle betimliyor. İkinci bölümde küresel krizin giderek küresel istihdam krizine dönüştüğü gözleminden yola çıkılarak, istihdam yaratmayan büyüme ile güvencesiz/enformal/kayıtdışı çalışmanın Türkiyeye özgü süreçler olmadığına dikkat çekiliyor. Üçüncü bölümde, bunalım yıllarında Türkiyede verimlilik ve bölüşüm ilişkileri ayrıştırılarak, Marksgil artık değer ve kâr oranlarının 1988 sonrasındaki seyri irdelenmekte.

\n

Dördüncü bölüm ise, Türkiyenin çalışan kesimlerine ilişkin detaylı bir durum saptaması sunmakta. Beşinci bölümde emeğin uluslararası hukuktaki konumundan yola çıkılarak, Türkiyede çalışma hayatını düzenleyen mevzuat, çalışanların sendikal hakları ve sendikalaşma düzeyine ilişkin gözlem ve değerlendirmeler sunuluyor. Altıncı bölümde yer alan anlatı, TEKEL işçilerinin (Türkiyede işçi sınıfı hareketinin yeni bir yükselişini simgeleyen) 2009-10 direnişi ve bunun öncülleri üzerine kurulmuş. 2000’li yılların giderek tarımda küçük üreticiliğin tasfiyesine ve tarım emekçilerinin yoksullaşmasına varacağı anlaşılan siyasal ve kurumsal düzenlemeler yedinci bölümde ele alınıyor. Sekizinci bölümde, 2000li yıllarda uygulanmasına geçilen Sağlıkta Dönüşüm Programının eleştirel bir değerlendirmesi yapılmakta.

\n

Dokuzuncu bölümde de 2009-11 Türkiyesi’ndeki makroekonomik gelişmeler, ödemeler dengesi ve kamu maliyesi bağlamında gözden geçirilmekte, 2008-9daki hasıla ve istihdam kayıplarının büyüklüğü ile 2010 toparlanmasının kırılganlığı ve sürdürülemezliği vurgulanmakta.

\n

***

\n

İktisatçının gerçek problem alanı piyasa değil, toplumdurgörüşüyle yola çıkan Bağımsız Sosyal Bilimciler raporu, onuncu ve sonuç bölümünde emekçilerin kolektif hakları için mücadele etmelerinin önündeki tek engelin yasal çerçeveler olmadığınıvurgulamakta; ve 1980 sonrası yaşanan dönüşümün bugün de hâlâ başat konumunu koruyan özelliklerinden birinin sınıf-temelli siyasete son vermek olduğunu anımsatarak, emekçileri ve emek saflarında yer alan aydınları yeniden sınıf-temelli siyasi mücadeleye davet etmektedir.

\n

____________

\n

(*)Derinleşen Küresel Kriz, Ücretli Emek ve Sermaye, Yordam Kitap, İstanbul: 2011

\n

\n\n



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları