Shakespeare şarkıları

22 Temmuz 2020 Çarşamba

Linet Şaul’u sanırım 2003 yılında tanıdım. Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de  ünlü Rus çellist Alexander Rudin bir konser vermiş ve ertesi gün de ustalık sınıfı düzenlemişti. Kennedy Lodge adlı konukevinin önündeki yeşil çimenlerin üstünde, Boğaz’ın harika manzarasının karşısında Türkiye’nin değişik yerlerinden gelen çellistleri dinlemiş, onlara öğütler vermişti. Bu müzikçiler arasında İzmir’den kalkıp gelen bir de soprano vardı. Viyolonselin ustalık sınıfı ona ne ifade edebilirdi ki? Sorduğumda Linet’ten şöyle bir yanıt almıştım: “Viyolonsel insan gibi şarkı söyleyen, özellikle mezzosoprano sesine çok yakın bir çalgıdır. Ben de Rönesans ve Barok şarkıları söylüyorum ve bu sesi bir ustadan dinlemek, onun öğrencilere öğütlerini duymak için buraya geldim.

Son günlerde çok değişik, çok alımlı bir CD ulaştı elime: “Shakespeare ve Müzik”. Lilamüzik tarafından hazırlanıp piyasaya sürülmüş. İzmir Barok topluluğunun solisti Linet Şaul (soprano). Kontrbas sanatçısı ve İzmir Barok’un kurucusu Bülent Oral (viola da gamba) ve Hırvat sanatçı Diego Leveric (lavta ve theorbo) ile birleşip bu dinletiyi hazırlamak için yola çıkmışlar. Böylesi bir projenin fikri ise flüt sanatçısı ve yazar Aydın Büke tarafından ortaya atılmış: 2016’daki Shakespeare’in 400. ölüm yıldönümü için zamanın müziklerini derlemeyi önermiş. Tiyatro sanatçısı Ayşe Lebriz Berkem de projeye katılınca, bir senaryo yazılmış ve müziklerle birleştirilmiş. CD kaydında emeği geçen Can Karadoğan ve Ozan Sarıer’i de alkışlamalıyız. Ne büyük bir orkestra, ne de gösterişli şarkılar var içinde. Tümüyle Rönesans ve Erken Barok döneminin şiirleri, ara müziği ve şarkılarından örülmüş sesler. O döneme yaraşır usul usul bir tonla çağların ötesinden, Shakespeare’den masallar dinliyorsunuz sanki.

CD’nin açılışında çağımızın Rönesans ve Barok gibi eski-müzik ustalarından soprano Dame Emma Kirkby bir şiir okuyor: Shakespeare’in Venedik Taciri oyunundaki 5. perdenin 1. sahnesinden Lorenzo’nun sözleri. Sonra Linet Şaul’un ilk şarkısını dinliyoruz. Çalgısal ara geçişlerinde zamanın tiyatroları için yazılmış sahne müzikleri de var. Sadece Shakespeare zamanından şiir besteleri değil, onun çağdaşlarından besteler, dans eşliği için yazılmış duygulu veya ritmik geçişler de huzur verici. Robert Johnson’un bestelediği Fırtına’dan “Full fathom five”(Tam beş kulaç derinde)” şarkısı benim favorim oldu. 12. gece’den Thomas Morley’nin “O mistress mine” (Ah aşkım benim), John Dowland’ın “Flow my tears” (Ak gözyaşlarım), Thomas Morley’nin “It was a lover and his Lass” (Bir âşık genç ve sevgilisi varmış) ve bunlardan yarım yüzyıl sonra bestelenen Henry Purcell’in “The Fairy Queen” (Periler Kraliçesi) müziği ile CD sona eriyor. Kitapçığın bilgilendiren notlarını Asuman Kafaoğlu Büke yazmış. 

Bu CD’yi dinlerken sakın çalgısal bölümler uzadı sanmayın. Onların içinde öylesine derinlik var ki! Siz de bir Rönesans kayığına binin ve katılın kervana. CD’nin nasıl bittiğini anlamayacaksınız bile.


Yazarın Son Yazıları

Sanat çağını yansıtır 5 Ağustos 2020
Kusura bakma Beethoven 29 Temmuz 2020
Shakespeare şarkıları 22 Temmuz 2020
Onlar cennetin sesiydi 15 Temmuz 2020
Davuldan Kahveye Kadar 27 Mayıs 2020
Helikopterler ve müzik 20 Mayıs 2020
Sessizlik ve müzik 13 Mayıs 2020
Acılar ve müzik 6 Mayıs 2020