Müzakereden Mücadeleye Doğru

08 Haziran 2024 Cumartesi

Milli eğitim bakanı ile kendisi gibi imam okulu çıkışlı Talim Terbiye Kurulu’nun çocuklarımıza dayattığı “maarif programı” denen çağdışı eğitim anlayışının uygulanamayacağını yaşayarak göreceğiz.

Programa gösterilen tepkiler de bu kanının bir göstergesi.

İktidarın neden böyle bir yola gittiği çok açık. Tüm devlet okullarını imam hatibe çevirmek istediler, öğrencileri ve velileri buna zorladılar, ancak başarılı olamadılar.

Şimdi tüm okullardaki eğitim izlencesini imam hatibe uydurmaya çalışıyorlar.

Dahası; bu baskıcı, kural ve anayasa tanımaz tutuma eğitimcilerin, öğretmen örgütleri, öğrencilerle velilerin karşı çıkmasını da iliştirilmiş, yandaş basın-yayın organlarında “azgınlık” olarak nitelendiriyorlar.

Saray’daki AKP’li de benzer sözlerle bu kampanyaya destek veriyor. “Yumuşama adı altında kimliğimizden, ilkelerimizden ve kırmızı çizgilerimizden taviz verecek değiliz” diyor ve ekliyor:

“Milletin kutsallarına, azgınlıklara karşı kimse bizden yumuşak tavır beklemesin.”

CHP lideri Özgür Özel’in, Saray ile “müzakere” sürecinde siyasal dinci takımın takıntılarından kurtulamayacağının ayrımında olduğuna inanıyoruz.

İktidar ortakları, müzakereyi, kendi çıkarlarına yontulacak, seçim başarısızlıklarının üstünü örtecek bir araç olarak görüyorlar.

Öyleyse, kararlı ve dirençli mücadeleye devam edilmeli.

CHP lideri Özel’in erken seçimi gündeme getirmesi de böylesi bir gidişin habercisi gibi gözüküyor.

HANÇERCİ KİM?

Siyaset sahnesinde bir hançer tartışmasıdır aldı başını gidiyor. Hançerlendiğini söyleyeni kimin hançerlediği üzerine çeşitli söylentiler, dedikodular, varsayımlar konuşuluyor.

Ortada bir hançer var mı?

Aslında var.

Anımsayınız, hançerlendiğini söyleyen, casusluk cemaatiyle bağlantılı kişilere yakınlık göstermiş, hatta onlardan danışmanlar seçmiş, birlikte pek uyumlu çalışmışlardı. Siyasal dincileri, kimseye danışmadan, başta cumhurbaşkanlığı olmak üzere çeşitli görevlere adaylık için uygun görmüştü.

Yaptığı önerilerle kadınların yasaklara zorlanmasının anayasa maddesine dönüştürülmesine, medreselerin yeniden açılmasına kapı aralamıştı.

Helalleşiyoruz diyerek, geçmişte faşistlikle suçlanmış olanları başına toplamıştı.

Hançerini hiç soğutmamış bir hançercinin kendisine emanet edilmiş bir kurumu sürekli hançerlemeyi iş edindiğine tanıklık edilmişken, aynı hançercinin hançerlenmekten söz etmesi çok anlamsızdır.

Yine hançercinin, hançeri elinden alındıktan sonra hançerleme işlemine devam etmesi ise ayrıca derinlemesine düşünülmesi gereken bir durumdur.

İSTİBDAT İÇİN

Anayasa Mahkemesi’nin son kararlarıyla; Saray iktidarının anayasaya aykırı işlemlerle devleti çökerttiği, içten çürüttüğü hukuksal açıdan belgelendi.

Aynı Saray, anayasaya uymamak için anayasa değişikliği istiyor. Bir kez daha seçilmek ve laik demokratik düzeni değiştirmek tek amacı. Sonrası istibdat, sınırsız monarşi...

İzin verilecek mi?

Kuşkusuz verilmeyecek.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları