Yer Gök Ergenekon

12 Ocak 2009 Pazartesi

Samimiyetle söyleyeyim, ben bu Ergenekon işinden bıktım. Haber kanallarında bu konuda konuşmadık kimse kalmadı. Eski milletvekilleri, tedavülden kalkmış parti başkanları, her şeyi çok bilen gazeteciler hababam konuşuyorlar. Kimsenin de yeni bir şey söylediği yok! Televizyondaki tartışmaların daha samimisi bizim kahvede yapılıyor.

Hemen herkes Ortadoğu’da arabuluculuk işine kalkışan, İsrail tarafından sınırda bekletilen Başbakan’ın, karizmayı fena halde çizdirdiğinden söz ediyor. İnsanlar akşamüstü kahveyi terk ederken birbiriyle vedalaşıyor, yarın kimin ne olacağı belli olmaz diye. Öte yandan Ankara’yı delik deşik eden kazıların yapılmasına neden olan krokinin varlığı, bir Susurluk suçlusunun bunca zaman geçmesine rağmen bu belgeyi neden imha etmediği en önemli soru! Üstelik kazı yerlerinde bir tuhaflık var. Düşünün AKP merkez binasının tam karşısı kazı yeri. Ayıp oluyor, casus filmlerinde bile böyle bir şey olmaz! Belge saklanmaz, yazılan ya da çizilen ezberlenir ve en geç beş saniye içinde imha edilir.

Bu arada Bekir Coşkun’un cuma günkü yazısı kesilip kahveye asıldı bile. Bekir Coşkun’un izniyle bu yazıyı sizlerle de paylaşmak isterim. İçimiz çok karardı biraz gülelim.

“Örgütün neresine bakmalı?..

ERGENEKON terör örgütünün

nicelik ve niteliklerine bakıyorum da, biraz değişik sanki.

Bir; yeryüzünün en geveze terör örgütü bu... Telefon konuşmaları 2200 sayfa tutuyor.

İki; yeryüzünün en olgun terör örgütü aynı zamanda... Tümü emekli...

Üç; yeryüzünün en gizemli terör örgütü ayrıca... Çoğu birbirini tanımıyor, ki sorgulamada tanışıp, birbirlerini yazlığa davet etmeleri bu yüzden...

Dört; yeryüzünün en eğitimli terör örgütü de... Bir YÖK daha kuracak kadar profesör, Doğu illerinden birisinde üniversite kuracak kadar akademisyen, üç siyaset-sanat-kültür dergisi yayımlayacak kadar yazar ve düşünür, Pakistan ordusunu yönetecek kadar general, bir koalisyon kuracak kadar siyasi parti genel başkanı var içinde...

Beş; yeryüzünün en değişik silahlarına sahip bir terör örgütü... Çeşitli silah ve bombalar yanında; kalem tabanca, içi boş (muhtemelen taş niyetine kafaya vurmak için) el bombası, havalı lunapark tüfeği, sustalı bıçak, kama, balta, baston, şemsiye sapı...

Altı; bir yeryüzünün en esrarengiz terör örgütü... Tabanı olsun, altyapısı olsun belli değil... Bir de başı (ona ‘bir numara’ diyorlar) belli değil... Bu nedenle ortasını yakaladılar...

Biliyorsunuzdur; Anayasa Mahkemesi bu hükümetin ‘irticai faaliyetlerin merkezi’ olduğuna karar vermişti.

Ergenekon davası iddianamesinde ise, örgütün Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ‘ıskata’ (düşürmeye, aşağı almaya, oradan indirmeye) kalktığı belirtiliyor.

Yani; yargının üst tarafı, AKP Hükümeti’nin irticai faaliyetlerin merkezi olduğunu söylüyor...

Yargının alt tarafı ise; bir araya gelip o AKP Hükümeti’ni oradan indirmek gerektiğini düşünenlerin ‘terörist’ olduğunu düşünüyor...

Yok eğer siz de Anayasa Mahkemesi kararına bakıp AKP’nin indirilmesi gerektiğini düşünüyorsanız...

O zaman yedi; yeryüzünde sizi en çok şaşırtacak terör örgütüdür bu aynı zamanda...

Çünkü içinde siz de varsınız...”

Bekir Coşkun’un yazısı burada bitiyor ama benim size söylemek istediğim bir şey var. Bazıları “oh nihayet Susurluk’a kadar geldik” diye seviniyor, ben hiç sevinemiyorum, Mehmet Ağar’a, Çiller’e kadar gidilmezse bu iş çözülmez. Bu da bana çok zor görünüyor. Mehmet Ağar’ı, yaka paça arabaya bindirip sorguya götürmeye kim cesaret edecek? Tabii bir de Marmaris’te güneşlenen Kenan Evren var.

isilozgenturk6gmail.com


Yazarın Son Yazıları

Belleğimdeki deprem 1 Kasım 2020