Mehmet Ali Güller

Erdoğan’ın NATO görevleri: Kırım-Kafkasya-Afganistan

26 Haziran 2021 Cumartesi

Afganistan’ı konuşuyoruz ama NATO bildirisine yansıyanlara göre AKP iktidarının NATO görevleri Afganistan’la sınırlı değil.

Burada “dayatılan bir görev” durumundan daha çok, fazlasıyla görev almaya hevesli bir tutum olduğunu öncelikle belirtelim. Baksanıza, zirveden bir hafta sonra Erdoğan, sıraladığı coğrafyalara “beklenen güçlü iradesini” ortaya koyamamasından yakındığı NATO’dan, buralara müdahil olmasını istemektedir. Hem de ne coğrafyalar: 

“Irak’tan Suriye’ye, Filistin’den Libya’ya, Kırım’dan Karabağ’a kadar nice can yakıcı meselede NATO kendisinden beklenen güçlü iradeyi ortaya koyamamıştır.” (tccb.gov.tr, 21.6.2021)

1. KIRIM-KARADENİZ GÖREVİ

Türkiye’nin de onayladığı NATO’nun Brüksel Bildirisi’nin 14. maddesinde, Rusya’nın Kırım’ı “ilhakının” tanınmayacağı belirtiliyor ve “geçici işgal” diye niteleniyor. “Geçici işgal” kavramı önemli, zira ABD, İngiltere ve Türkiye’nin desteklediği Kırım Platformu, Ukrayna’nın uygulamaya soktuğu “Kırım’ı işgalden kurtarma” stratejisi kapsamında kuruldu ve ilk toplantısını 23 Ağustos 2021’de Kiev’de yapacak.

Brüksel Bildirisi’nin 69. maddesinde, Ukrayna’nın NATO’ya üyeliği hedefi yineleniyor; o sürece kadar NATO müttefikleriyle Ukrayna’nın askeri işbirliği ve kapasitesinin geliştirilmesi isteniyor. 

Bildirinin 34. maddesinde ise NATO’nun Karadeniz’deki varlığını kara, deniz ve havada artıracağı belirtiliyor ve devamında da “Türkiye için özel olarak hazırlanmış güvence önlemlerimize katkılarımızı artırdık” deniliyor.

Türkiye’nin Ukrayna’yla savunma işbirliğinden Karadeniz’de ortak tatbikatlara kadar bir dizi faaliyet içinde olduğu bir sürecin, yeni dönemde artırılmaya çalışılacağı görülüyor.

2. GÜRCİSTAN-KAFKASYA GÖREVİ

NATO Bildirisi’nin 68. maddesinde Gürcistan’ın NATO’ya üye yapılacağı belirtildikten sonra, Karadeniz’in güvenliği için Gürcistan’la da yakın çalışılacağı, 2022 yılında NATO ile Gürcistan tatbikatlarının yapılacağı kaydediliyor. 

Bildirinin 14. maddesinde, “Rusya’nın Gürcistan’ın Abhazya ve Güney Osetya bölgelerini bağımsız devletler olarak tanımasının tersine çevrilmesi”ne vurgu yapılıyor. 

Erdoğan’ın yukarıda alıntıladığımız sözlerindeki NATO’nun Kırım’la birlikte Karabağ’da da “güçlü iradesini” ortaya koyması beklentisi ve Azerbaycan Meclisi’nde geniş bir Kafkasya değerlendirmesi yapıp “NATO zirvesinde de işte bunları konuştuk” demesi (Cumhuriyet, 16.6.2021), burada anlam kazanıyor. Zira Ankara’nın Washington’la başlayan “yeni dönem” işaretleri, Moskova tarafından Kafkasya açısından da dikkatle izleniyor. Örneğin Kremlin, Türkiye ile Azerbaycan’ın askeri işbirliğini “Rusya sınırları yakınında NATO ülkelerinin askeri altyapı kurması, dikkatimizi gerektiren bir güvenlik konusudur” (Sputnik, 18.6.2021) diye niteliyor.

3. AFGANİSTAN GÖREVİ

Afganistan konusunu daha NATO zirvesinden çok önce, Hulusi Akar’ın NATO savunma bakanları toplantısında bu göreve talip olduklarını açıklamasından beri yazıyoruz. 

Anımsatalım: CIA uzman analisti Paul Goble, ABD yönetimiyle görüşecek AKP hükümetine şu tavsiyede bulunuyordu: “Türkiye, Orta Asya’daki nüfuzunu ABD ile görüşmelerinde masaya getirmeli” (Amerika’nın Sesi, 12.5.2021).

Olan tam da budur. Mevcut sorunları paranteze alan Erdoğan ve Biden, yeni işbirliği alanlarına odaklanmış ve Afganistan’da “havalimanı bekçiliği” konusunda genel bir mutabakata varmıştır. Artık Türkiye’ye gelen ABD askeri heyetiyle mali ve lojistik destek müzakere edilmektedir.

ABD’NİN ÇİN VE RUSYA CEPHELERİ

Kırım, Kafkasya, Afganistan görevlerinin önemi, ABD’nin Çin ve Rusya karşıtı ana stratejisi nedeniyledir. 

ABD Rusya’ya karşı Baltık bölgesinden başlayan, Doğu Avrupa ve Ukrayna’yı kapsayan, Kırım’dan Karadeniz’e bağlanan ve oradan Gürcistan üzerinden Kafkasya’ya, ardından da Afganistan’a uzanan bir cephe inşa ediyor. 

ABD Çin’e karşı da Afganistan’dan başlayan, oradan Hint Okyanusu’na inen, sonrasında doğuya doğru Güney Çin Denizi’ni izleyerek Güney Kore ve Japonya’ya ulaşan bir cephe inşa ediyor. 

Bu iki cephenin bağlantısı Afganistan’dır; hem Çin’in Batı’ya açılan kapısı olan Sincan bölgesinin bağlandığı bölgedir ve bu nedenle ABD’nin kesmek istediği Kuşak ve Yol açısından önemlidir, hem Çin’in İran petrollerine erişimde yolunu kısaltan ve Malaka Boğazı’ndaki ABD tehdidini bypass eden Gwadar-Kaşgar boru hattı açısından değerlidir, hem de Rusya ve Orta Asya petrol ve doğalgazlarının güneye açılmasının hattı üzerindedir.

Özetle, Kırım, Kafkasya ve Afganistan görevleri sıradan taktik görevler değil, stratejik düzlemde, AKP’nin Türkiye’yi konumladığı cepheyle ilgilidir.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları