AB’nin Türkiye icadı: Geri dönüşlü ilerleyiş!

30 Mart 2021 Salı

Avrupa Birliği’nin (AB) 25 Mart’taki zirve bildirisi Türkiye’de “önemli haber” değeri taşımadı! 

Oysa gelinen noktanın ne olduğunu ortaya koyan net bir tablo vardı.

AB’nin Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in de söze döktüğü Türkiye’ye ilişkin yol haritası şöyle:

“İlerlemeye açık, orantılı ve geri çevrilebilir...”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bunu pozitif buldu!

Aslında hakaret gibi bir cümle. Her anlama geliyor:

-Seninle birlikte yürürüz ama her an geri dönmeni isteyebiliriz!

-Aslında bizimle olmanı istiyoruz ama ilerde “seni hiç istemedik ki” dersek alınma!

Cümleleri uzatmanın gereği yok. AB, Türkiye’ye “Benim çıkarlarıma ters işler yapmadığın sürece bizim kapsama alanımızda durabilirsin” diyor.

Başlıca çekincesi Doğu Akdeniz’de “kontrol dışına” çıkması...

Başlıca sevinci ise Suriyeliler başta olmak üzere yasadışı göçmenleri Avrupa’nın sorunu haline getirmemesi! “Göçmen deposu” işlevini sürdürmesi.

***

AB ile ilişkiler deyince insanın aklına neler gelmiyor ki!

2003’te Ankara’da güpegündüz “AB’ye giriyoruz” naralarıyla havai fişekli gösteriler düzenlemek...

15 Aralık 2004’te Avrupa Parlamentosu’nun 262’ye karşı 407 oyla “Türkiye Avrupalıdır” kararı alması...

Dışişleri Bakanlığı yetmiyormuş gibi ayrıca AB Bakanlığı kurulması...

Bu bakanlığın Ankara’da kurumlaşması yetmiyormuş gibi büyük illere de şube açılması...

Neler neler...

Tabii hal böyle olunca Meclis’ten de Türkiye’nin yararına olup olmadığına bakılmaksızın “uyum yasaları” adı altında her türlü düzenlemenin geçmesi...

O günlerden bugünlere geldik...

Türkiye, 200’den fazla Avrupa kurumuna üyedir. Bu yanıyla Avrupalıdır.

3 milyonu Almanya’da olmak üzere 6 milyon yurttaşı Avrupa ülkelerindedir. Türk toplumunun yönü budur.

Ekonomisinin turizmden ihracata en az yarısı Avrupa’yladır.

Avrupa Birliği’ne giriş ise genel anlamda siyasal bir konudur. Bu gerçeği o günlerde de vurguladık. AB’nin AKP ile kurduğu bağlar Türkiye-AB ilişkileri bağlamından çok AKP-AB ilişkileri şeklindeydi. İki taraf da istediğini aldı!

***

60 yılı aşan tam üyelik sürecinde bu dönemdeki kadar derin zikzaklar olmamıştı.

2004’te tam uzlaşma...

2018’de tam buzlaşma...

2021’de geri vitesle ilerleme!

AB bildirisinde Türkiye’nin demokrasi sorunları Doğu Akdeniz ve Suriyeliler konusunun çok ama çok gerisinde!

Bunda da şaşıracak bir şey yok. 

AKP’nin yarattığı güncel sorunlara kafa yormaktan Türkiye’nin ufkuna sıra gelmiyor. Belki de en büyük zararı uluslararası itibarımız aldı. 

AB, geri dönüşlü ilerleme diyor...

AKP, çok pozitif buluyor...

Demokrasi bir ihraç ya da ithal ürün değil. Ne yapacaksak kendi gücümüzle başaracağız. Bu iktidara karşı oluşturulacak yol haritalarından biri de Türkiye’nin bölgesindeki ve dünyadaki saygın yerine oturtulması olmalıdır.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları