‘Memlekette satmadık yer bırakmadınız!’

09 Temmuz 2020 Perşembe

Başlık, AKP Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir’e memleketi Konya’nın Ilgın ilçesi Çavuşçugöl’de hemşerilerinin gösterdiği tepkiden bir cümle.

Maden mi köylü mü diye bir ikilem ortaya çıkarsa AKP ne yapar?

Bu da soru mu canım, elbette maden!

Türkiye’nin güzelim ormanlarını, ovalarını, dağlarını, taşlarını madencilere pazarlayan AKP, Çavuşçugöl’de de aynısını yaptı. Kömür madenlerinin bir bölümü tarım arazisi, köylü ekip biçiyor, ömrü orada geçmiş.

Çıkarılacak kömür mü?

Köylüdeki ömür mü?

Yanıtı vermiştik; elbette kömür!

Özdemir de köyüne gitmiş, bu duruma sinirlenen köylüleri sakinleştirecek...

Prof. Özdemir bir akademisyen. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdikten sonra Şam’da Arap dili de okudu. Sosyal ilişkileri ve diyalog gücü yüksek bir kişi. Keşke biraz da köylünün dilini ve toprağın dilini okusaydı!

Köylüler, Prof. Özdemir’e yükleniyor:

Memlekette satmadık yer bırakmadınız. Bitirdiniz memleketi. Sizde hiç mi Allah korkusu yok. Utanmıyorsun da...

Özdemir konuşanı tanıyor. “Hakkı Dayı” diye başlıyor ama Hakkı Dayı kararlı, hakkını arayacak. Devam ediyor:

Babanın da arazisi var burada... Benim de yerim var... Hayatım bitiyor, ne dinleyeceğim seni...

Özdemir, ortamı kayda alandan öfkesini çıkarıyor.

***

Konya köylüleri, “memlekette satılmadık yer kalmadı” diyorsa, demek ki halk gerçekleri görmeye başladı...

Bir cümleye sığdırılan 18 yıllık AKP icraatı aslında çok şey ifade ediyor.

Sadece madenlere dayalı satış bile yeri geldikçe övündükleri Cumhuriyet dönemi ile yarışır. AKP, iktidara geldiğinde ilk yaptığı işlerden biri Maden Yasası’nı değiştirmek oldu. 2004’ten bu yana sık değişen yasaların başında geliyor; 15 kez. Her seferinde neredeyse adrese teslim değişiklikler...

Turizm Yasası’ndan Orman Yasası’na kadar öteki yasalardaki oynamaların da bir ayağı madenler oldu.

Bugüne kadar Kaz Dağları’ndan Uşak Kışladağı’na, Artvin Cerattepe’den Kayseri Himmetdede’ye kadar AKP döneminde verilen maden ruhsatının 500 bini geçtiği tahmin ediliyor.

Mübarek ruhsat değil, ruh sat!

Özellikle “orman vasfını yitirdiği” iddiasıyla orman dışına çıkarılan alan büyüklüğünde yüzde 200’lük artış var.

Bu tabloya bakınca insanın aklına şu soru geliyor:

Acaba Gelibolu Yarımadası’ndaki orman yangınının ardında bir âdemoğlu var mı?

***

Salgın döneminde camilerden önce AVM’leri açan...

Halka vergi üstüne vergi salıp ödeme garantilerinin 1 sentine dokunmayan...

Halkın can derdine düştüğü dönemde bile ihaleleri durdurmayan...

AKP’nin 18 yıllık alış-satış tablosu şöyle:

Türkiye’ye 1 trilyon dolarlık sermaye ve yatırım girişi sağladı...

Türkiye’den 3 trilyon dolarlık sermaye ve kaynak çıkışı sağladı...

Yani 1 aldı, 3 verdi!

Türkiye’nin önemli yatırımları ya yabancılara satıldı ya da yabancıların o alana girişini sağlamak üzere köreltildi, kapatıldı!

Gelinen noktada tulumbada su bitince yeniden en güvenli kaynağa, halka döndü; bindir vergiyi!

Bütün bunların ardından AKP, çok tehlikeli bir yola girdi:

Önce Türkiye’yi bitirecek sonra kendini...

İçinden geçtiğimiz dönemin başlangıcı 30 Mart’tır. O gün, salgınla mücadele için gerekirse muhalefetle de işbirliği yapma anlayışı yerine tam tersini seçti; o yolda devam ediyor.

Türkiye gerçek gündeme dönerse AKP biter...

Bunu elbet en iyi kendisi biliyor. O nedenle ortam ne kadar gerilirse AKP için o kadar iyi.

Baro örneğinde olduğu gibi gerçekleri söyleyebilecek partilerden öte kurumlara da tahammül yok.

AKP’nin “Türkiye biter, ben bitmem” anlayışı Konya’da Çavuşçugöl köylülerine kadar dayandı...

Demek ki bıçak kemiği de geçmiş!


Yazarın Son Yazıları

Umutlu olma suçu! 28 Temmuz 2020
Düş politika… 21 Temmuz 2020