Yarın Türkiye Taksim’dir!

30 Nisan 2014 Çarşamba

Hükümet Taksim’i de kendi diline çevirdi ve 1 Mayıs kutlamalarını “taksim taksim bölüp dağıtmaya” yönelik bir plan hazırladı
Aslında buna plan değil, oyun demek daha uygun düşer.
Oyun şu; 1 Mayıs’ı birlikte kutlayacak olan kesimleri farklı yerlere yönlendirmek, iktidara muhalefet eden grupların kutlamalarına müdahale etmek. Böylece ortaya çıkacak karşıtlıkla iktidarın etrafındakileri bir arada tutmak, muhalifleri terörist ilan edip marjinal hale getirmek.
İstanbul’da kutlamaların ikiye bölüneceği günler öncesinden belliydi. İşçi temsilcilerine dayalı olarak paylaşmak gerekirse Türk-İş Kadıköy’de, DİSK Taksim’de.
Ankara’da tek bir merkezde kutlama olasılığı yüksekti. 1 Mayıs’a bir gün kala 3’e bölündü; Tandoğan, Sıhhiye ve Kızılay...
Hükümet kaynaklarının yaptığı belirlemelere göre; Hak-İş’le Memur-Sen Kayseri ile Diyarbakır’ı paylaştı!
Hükümet sözüm ona 5 yıl önce 1 Mayıs’ı emek ve dayanışma bayramı olarak yasaya geçirmişti. Bu tabloda dayanışma bir yana, ayrışma var.

***

Dün bu sütunlarda AKP’nin yargıdaki hak ihlallerinin Avrupa katında duyulmasını engellemek için yeni bir iç hukuk yolu açtığını, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru hakkını getirdiğini, ancak sonucun hiç de iktidarın istediği gibi olmadığını dile getirmiştik.
AKP’nin 1 Mayıs’ı parçalı hale getirip anlamsızlaşmasını sağlamak amacıyla farklı yerlerde kutlanması için yaptığı plan da ters çevrilemez mi? Gezi birikimi bunun yapılabileceğini gösterdi.
Gezi Direnişi’nde toplumun çok farklı kesimleri ortak bir istemde buluşabilmişti. Genel bir algı olarak birbirine çok zıt olduğu düşünülen gruplar karşılıklı hassasiyeti öylesine güzel yaşama geçirmişlerdi ki; buna ancak hoşgörünün, birlikte yaşamanın anıtı denebilirdi.
Yarın tüm Türkiye Taksim’dir. Böyle olmalıdır. Yıldönümü yaklaşan Gezi Direnişi’nin temel sloganı olan “Her yer Taksim, her yer direniş”in gerçekten yaşama geçirileceği gün, yarındır.
Böylesi günlerde sadece iktidarlar değil, temsil ettikleri tabanın özlemlerine seslenemeyen üst yönetimler de ders alırlar. Taban ortak hedeflerde birleşir, sesini yükseltir ve herkese duyurur.
Bunu görmek bir başka güzel başlangıç olacaktır.

***

Türkiye’de emeğin sorunları deyince akla onlarca madde geliyor ama ilk sırada taşeronlaşma var. İnsan emeğini ve onurunu hiçe sayan bu uygulamanın kaldırılması çalışanların ortak istemi olarak sıklıkla dile getirilirken Çatışma ve Sosyal Gerginlik Bakanlığı bunu yaygınlaştırmanın planlarını yapıyor.
Çalışma yaşamının sorunları ne yazık ki iş bulma kaygısının gölgesinde kaldı. İşsizler, ne olursa olsun iş bulabilme arayışında olduğu için çalışma koşulları, iş güvencesi, işyeri güvenliği ikinci planda...
Önümüzdeki 1 Mayıs’larda, kutlama öncesinde bu sorunların gündeme gelmesi, iktidarın bu alandaki başarı karnesinin irdelenmesi gerekli.
Hükümetin tüm Türkiye’yi her anlamda taksim taksim etme planlarına karşı en güzel yanıt; yarın tüm Türkiye’nin Taksim olmasıdır.
Hükümetin toplumsal hak arayışlarındaki böl-parçala-müdahale et kumpasına karşı yarın tüm kutlamaların yığınsallaşması, farklı meydanlardaki insanların büyüye büyüye birbirine değmesi ne güzel olur!  


Yazarın Son Yazıları

Seçim istemek yetmez! 26 Kasım 2020
Kılavuzu ABD olanın... 25 Kasım 2020
11 Mart’a dönüş! 19 Kasım 2020
40. yıl! 11 Kasım 2020