Olaylar Ve Görüşler

Adalet Nöbeti’nin 7. Yılında Yeniden ‘Balyoz’ - Ahmet TATAR

22 Haziran 2021 Salı

18 Haziran 2014 tarihi, Fethullahçı çetenin kumpaslarına karşı mücadelemizin dönüm noktalarından biridir. O gün Balyoz Davası ile Türk ordusunun başına geçirilen çuvalın yırtıldığı, keserin, sapın” döndüğü gündür.

Biraz geriye dönersek siyasi iktidarın desteğini arkasına alarak ülkemizin hukuk sistemine yuvalanan Fethullahçı çete, Türk ordusunun Atatürkçü, yurtsever subaylarını tasfiye etmeye yönelik planını yürürlüğe sokmuş, bunun için de tamamen uydurulmuş deliller üzerinden Balyoz Davası’nı açmıştı.

Dava süresince yüzlerce subay, hukuk dışı uygulamalarla tutuklanmış, olağanüstü yetkilerle donatılmış mahkemelerde suçsuzluk karinesi, savunma hakları hiçe sayılarak yargılanıp ağır cezalara çarptırılmıştı. Birçok subay bu süreçte hayatını kaybederken büyük çoğunluğu mesleğinden olmuş, hayatları altüst olmuştu. Balyoz kararları adeta bu dava için dizayn edilen Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından onanmış ve şerefli Türk subayları diri diri betona gömülmeye kalkılmıştı.

ADALET BAYRAMI

O günlerde, bu sürecin kahramanı avukatlarımız, bir yandan bütün hukuki yolları tekrar tekrar zorlayıp fahiş hukuk hatalarını mahkemelere ve kamuoyuna anlatmaya çalışırken bir yandan da haksızlığa, hukuksuzluğa karşı isyan eden müvekkillerinin sağlıklarından endişe ediyorlardı. İşte bu ortamda Mamak Cezaevi’nde Albay Murat Özenalp’in hayatını kaybetmesi bir anlamda radikal bir kararın alınmasına ve AYM önünde Adalet Nöbeti’nin başlamasına yol açmıştı.

Avukatlarımızın öncülüğünde bütün tutuklu yakınlarının ve yaşanan hukuksuzluğu içine sindiremeyen birçok gazeteci, siyasetçi, yazar, aydın ve yurtsever insanın kararlı duruşu AYM’nin 18 Haziran akşamında verdiği özgürlük kararıyla taçlanmış, Balyoz sanıkları özgürlüklerine kavuşmuştu.

Bu yüzden, yıllarca her türlü hukuksuzlukla imtihan edilen ama asla umudunu kaybetmeyen ve yılmadan mücadeleye devam eden geniş bir insan topluluğu için 18 Haziran bir adalet bayramı”dır. Her yıl bu tarihte AYM önündeki Atatürk Parkı’nda bir araya gelmek, o yaklaşık 45 günün anılarını, kaybettiğimiz şehitlerimizi yâd etmek bir gelenek oldu. Fakat iki yıldır bu gelenek gölgeleniyor. Geçen yıl, Adalet Nöbeti’nin en başaktörlerinden gazeteci Müyesser Yıldız’ın haksız tutukluluğunun bozulmasının sevincini yaşayamadık. Bu yıl ise Balyoz Davası’nın 7 sanığı hakkında yaklaşık 5 yıldır Yargıtay’da bekletilen beraat kararları bozuldu.

MUHATAPLARINA SORULAR

Balyoz’un 7 sanığı hakkındaki beraat kararının Yargıtay’a taşınmasına bir türlü anlam verememiştik. Ama beş yıldır bu konuda bir karar vermemesini de açıkçası hayra yormuyorduk. Zira 15 Temmuz gibi bir felaket yaşanmasına rağmen devleti işgal etmiş olan Fethullahçı çeteyle mücadelenin nereden nereye geldiğini hepimiz üzülerek takip ediyoruz. Öte yandan kuvvetler ayrılığı ilkesinin geldiği nokta, hukukun ve siyasetin sınırlarının birbirine karışması nedeniyle şimdi sorularımızı “muhataplarına” diyerek sormak zorunda kalıyoruz:

1)    Balyoz Davası’nın Fethullahçıların bir kumpası olduğu, üretilmiş delillere dayandığı, ordunun rutin bir tatbikatının sahte belgelerle bir darbe” gibi gösterilerek ordudaki Atatürkçü subayların tasfiyesi ve yerlerine Fethullahçı subayların getirilmesi için kullanıldığı kanıtlanmış ve mahkeme kararlarına yansımışken hatta bugün artık Fethullahçılar tarafından itiraf edilirken 7 sanık hakkında dosya neden 5 yıl Yargıtay’da bekletildi ve Yargıtay sisteminde 15 gün öncesine kadar ‘inceleme’ durumunda bile gözükmeyen dosya” (Müyesser Yıldız, Başsavcının Odasındaki 8 Kişi”, https://muyesseryildiz.com/2021/06/20/bassavcinin-odasindaki-8-kisi/) nasıl oldu da birden sonuçlandı? 

2)    Fethullah’ın sözde hâkim ve savcıları avukatlarımızın ve bizlerin uzun uğraşları sonunda nihayet bu yıl 8 Mart’ta Balyoz Kumpası’ndan yargı önüne çıkarıldılar. Bizlere karşı duydukları kin ve nefreti cübbeleri ile saklayamayan bu çete mensupları ile tam yüzleşiyoruz derken, Balyoz Kumpası için bavulculuk yapan Baransu’nun davası karar aşamasına gelmişken Fethullahçılara can simidi atmak, ellerine koz” verip sevindirmek kimlerin fikri acaba? Kimler Fethullahçı çeteye moral dopingi yapmak istiyor? Hesap nedir?

3)    Biz Fethullah’ın emniyet, yargı ve medyadan oluşan sacayağını, uyguladığı yöntemleri, Zaman gazetesini, STV’yi hatırlıyoruz. Hiç unutmadık. Peki bugün Yargıtay kararının ilgili avukatlardan önce bir gazeteye sızdırılması, o gazetenin de hiç alakası olmayan konulara atıfta bulunarak adeta muhtemel gelişmeleri haber yapması ne anlama geliyor? Neyin habercisi acaba? 

4)    Kumpas günlerinde özel yetkili mahkemelerde, Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nde hukuku Fethullah’ın emrine veren sözde savcı ve hâkimlerin bir kısmı yurtdışına kaçtı. Bir kısmı da bütün itirazlarımıza rağmen sadece örgüt üyeliğinden yargılanıp mahkûm edildiler. Bir sonraki aşamada bu yargılamaların yeniden gözden geçirilmesi, yurtdışına kaçan Zekeriya Öz, Fikret Seçen ve diğerlerinin de memlekete davet edilip iade-i itibar yapılması düşünülüyor mu acaba?

BİR YANIT BEKLİYORUZ

Bizler yaşadığımız bunca acıya, kayıplara ve hukuksuzluğa rağmen hukukun üstünlüğü inancıyla mücadelemize devam ederiz. Çünkü bütün yıpranmalara karşın Cumhuriyetin kurumlarına karşı saygımızdan, adaletin eninde sonunda yerini bulacağına olan inancımızdan hiçbir eksilme söz konusu değildir.

Fakat adalet sisteminin aldığı kararlarla ortaya çıkan çelişkili durumun izahını yapamıyoruz. Bu yüzden Adalet Nöbeti’nin 7. yılında derin bir hayal kırıklığı yaşıyoruz.

AHMET TATAR

KUMPAS-DER BAŞKANI



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları