Olaylar Ve Görüşler

Bakana Açık Mektup - Gülseven GÜVEN YAŞER

15 Mart 2021 Pazartesi

Sayın Selçuk,

Bugün çeşitli medya kanallarında Finike’de 4 köy okulu’nun ikisinde Köy İmamı, diğer ikisinde de eşleri ders vermeye başladı. Köy Okullarının birinde eğitim veren imam  eşinin derslere çarşafla ve yüzü tamamen kapalı şekilde girdiği ortaya çıktı” şeklindeki haber bizleri derinden yaraladı.

2021 yılında ülkemizde böyle bir tablonun yaşanmış olması nedeniyle, başta size sonra da diğer ilgililere üzüntülerimi  bildiriyor ve sizleri kınıyorum.

Ben elimden gelen maddi ve manevi tüm birikimimi ve yıllarımı anayasada ve ilgili yasalarda belirtilen hususlarda,  genç kuşakları yetiştirmek için kullanmış bir Cumhuriyet aydınıyım. Din istismarı yaparak çocuklarımızı zehirleyen, Cumhuriyet Aydınlanması düşmanı  Fethullah ve benzerleriyle her zaman mücadele ettiğimi, özellikle belirtmek isterim.

HANGİ YETKİ VE CESARETLE?

Türkiye Cumhuriyeti, çağdaş, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Ulusal eğitimin esasları ilgili yasalarda açıklıkla belirtilmiştir. Yazılı basında ortaya çıkan bu  görseller, konunun gerçekliğini açıkça ortaya koymaktadır.

Anadolu’nun bir okulunda  öğretmen olmak için büyük özlemle yıllardır kadro bekleyen genç öğretmen adaylarımız neden ihtiyacı olan köy okullarımıza gönderilemiyor?  Köylerdeki çocuklarımız neden,  Cumhuriyet’in aydınlık  öğretmenlerine ulaşamıyor, imamlarımızın ellerine terk ediliyor?

İmamlarımızın görevi insanlarımızın dinsel ihtiyaçlarına  cevap vermek, onlara İslam’ın doğru kurallarını öğretmek... Yeni kuşaklar ise bu dünyanın, evrensel değerleri, çağdaş bilimin özellikleriyle yetişmeliler!

Ancak, bu olay gerçekten  çok vahim, imam da değil, imamın eşi okulda ders veriyor! Bu bayan MEB’e bağlı bir okulda, çarşafı, yüzü görünmeyen kıyafeti ile hangi yetkiyle ve cesaretle öğrencilerin karşısına çıkabiliyor? Okullarımız  ve  çocuklarımız bu kadar sahipsiz mi?

NE YAPILMAK İSTENİYOR?

Gerçekten Sayın Bakan ne yapmak istiyorsunuz? Geleceğimizin güvencesi olan genç kuşaklar için, nasıl bir dünya kurmayı hayal ediyorsunuz?

Aynı tarihlerde bu kez Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Bakanlığınızın itirazı üzerine, daha önce Danıştay 8. Dairesi’nde 2018 yılında kabul edilen Andımız’ın okullarda okutulması kararını, yeniden yasaklıyor..!

Aynı İdari Dava Daireleri Kurulu’nun, çok özel bir günde, devlet madalyalarındaki Atatürk  kabartmasını çıkarma kararı aldıklarını da belirtmem gerek…

ZAMANLAMA TESADÜF MÜ?

Bu kararlar İstiklal Marşı’nın kabulünün yıldönümünde alınıyor!?

Sevgili Atatürk’ün madalyalardaki kabartması neden kaldırılmak isteniyor? Anlamak mümkün değil…

Herhalde kurulun ve kararı alan hâkimlerin bir açıklaması olacaktır, diye düşünüyorum.

Neler oluyor Sayın Bakan?  Nedir bu telaş?

Okullarımızdan, çocuklarımızın bilincinden andımızı kaldırarak neyi amaçlıyorsunuz?

Türk olmanın, çalışmanın, ülkesini sevmenin ve Atatürk’e bağlılığın nesine karşısınız?

Kuşkusuz tarih hepinizi, alınan bu kararları ve sonuçlarını  zamanı gelince yargılayacaktır. Ama ben duyarlı bir eğitimci ve bir sivil toplum çalışanı olarak sizleri şimdi yargılıyorum.

ANDIMIZA SAHİP ÇIKIYORUZ

Bizler hepimiz Andımız’ı okuyarak, bu güzel ülkenin ulusal değerlerine, kurucu kahramanlarına her zaman sahip çıktık. Ve bunlarla övündük, gurur duyduk…

Bugün dünya üzerindeki her ülke, her gelişmiş bağımsız, özgür ülke; genç kuşaklarını kendi ulusal değerleri ve kurucu liderlerinin gururu- heyecanı ile yetiştiriyor. İsterseniz size  örneklerini sunabilirim.

Gerçekten çok yazık ve üzücü...

LSEVEN GÜVEN YAŞER

ÇAĞDAŞ EĞİTİM VAKFI KURUCU BAŞKANI


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları