Gıda ve sürdürülebilirlik - Prof. Dr. Y. Birol SAYGI
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Gıda ve sürdürülebilirlik - Prof. Dr. Y. Birol SAYGI

03.12.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Sürdürülebilir” bir gıda sistemini neyin oluşturduğu ve neyin “sürdürülebilirlik” teriminin kapsamına girdiği konusunda birçok farklı görüşler bulunmaktadır. Kesin olarak konuşursak, sürdürülebilirlik, kaynakların dünyanın onları değiştirme kapasitesini aşmayan oranlarda kullanılması anlamına gelmektedir. Gıda için sürdürülebilir bir sistem, gıda arz güvenliği, sağlık, güvenlik, satın alınabilirlik, kalite, istihdam ve büyüme açısından güçlü bir gıda endüstrisi ve aynı zamanda iklim değişikliği, biyoçeşitlilik, su ve toprak kalitesi gibi konular açısından çevresel sürdürülebilirlik gibi bir dizi konuyu kapsayan bir sistem olarak görülebilir. Sürdürülebilirlik, gıda üretim sisteminin ve diyetlerimizin çok önemli rol oynadığı çok yönlü bir konudur. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir gıda geleceği elde etmek, küresel işbirliği çabalarına bağlı olan acil bir konudur.

Bütün canlı türler gibi insanlık da yiyecek ve su için, hayatta kalmak için, çevresel tehditlerden korunmak için doğaya bağımlıdır. Yine de doğanın yararına bağlı olarak, hayatta kalmamızın fiziksel temelini korumak konusunda kötü bir iş yapmaktayız. Gerçekten de sürdürülebilirlik, çevre, ekonomi, sağlık, beslenme ve diğer ilgili boyutları kapsar. Bu birbirine bağlılık, FAO’nun sürdürülebilir diyet tanımında gözlemlenebilir. “Sürdürülebilir diyetler”, mevcut ve gelecek nesiller için gıda ve beslenme güvenliğine ve sağlıklı yaşama katkıda bulunan, çevresel etkileri düşük olan diyetlerdir. Sürdürülebilir diyetler, doğal kaynakları ve insan kaynaklarını optimize ederken, koruyucu ve biyolojik çeşitlilik ve ekosistemlere saygılı, kültürel olarak kabul edilebilir, erişilebilir, ekonomik olarak adil ve uygun maliyetli olup beslenme açısından yeterli, güvenli ve sağlıklıdır. Sürdürülebilirlik, uzun vadeli hayatta kalmamızın fiziksel temeli olan çevremizi korurken toplumun ihtiyaçlarını karşılayan uygulamaların hayata geçirilmesi anlamına gelir. Gıda arzı sürdürülebilir olmadıkça, güvenli bir gıda arzına sahip olamayız.

Bugün üç milyardan fazla insan yetersiz beslenmekte ve gezegenimizin 7 milyar nüfusunun çoğu düşük kaliteli diyetler yemektedir. Aynı zamanda, dünya nüfusu hızla genişlemekte olup 2050 yılına kadar gezegenimizde 10 milyara yakın insanın olacağı tahmin edilmektedir. Sürdürülebilir gıda gelişimi düşünüldüğünde amaç, bu genişleyen nüfusa hem yemek için yeterli yiyeceğe hem de yüksek kaliteli, besleyici gıdalara erişime sahip bir gelecek sağlamaktır. Başarılı bir gıda geleceği hakkında düşünmek, yerel düzeylerden ziyade bir bütün olarak dünya sistemine odaklanmalıdır. 

Gıda üretimi, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 30’una katkıda bulunur ve tek başına hayvancılık sektörü bu emisyonların neredeyse yarısını (yüzde 14.5) temsil etmektedir. Küresel arazinin yaklaşık yüzde 40’ını kaplamakta ve tatlı suyun yüzde 70’ini kullanmaktadır. Nesli tükenmekte olan türleri tehdit eden en büyük faktördür. Göllerde ve kıyı bölgelerinde ötrofikasyona (besin aşırı yüklenmesi) ve ölü bölgelere neden olmaktadır. Dünya balık stoklarının çoğunluğunun (yüzde 60) tamamen avlanmasına veya aşırı avlanmasına (yüzde 33) yol açmıştır. 

Küresel çevresel değişim, artan insan ölüm oranı, hastalık, çatışma ve gıda güvensizliği ile dünya sisteminde geri dönüşü olmayan ve yıkıcı değişimler riskini artırmaktadır. Mevcut haliyle tarım, aynı anda küresel çevresel değişimin itici gücü ve değişen çevresel koşulların kurbanıdır. Eylem olmazsa, dünya BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini ve Paris Anlaşması’nı karşılayamama riskiyle karşı karşıyadır. Basitçe söylemek gerekirse küresel gıda sistemleri sürdürülebilir değildir. Nasıl yediğimizi yeniden düşünmemiz ve bu süreçte gıda üretme şeklimizi yeniden düşünmemiz gerekmektedir. 

Diyetleri insan sağlığı ve çevresel sürdürülebilirlik ile ilişkilendiren önemli bilimsel kanıtlara rağmen, tarihsel olarak sağlıklı diyetler ve sürdürülebilir gıda üretimi için küresel olarak üzerinde anlaşmaya varılmış hedeflerin eksikliği olmuştur. Bununla birlikte, 2019’da EAT-Lancet Komisyonu, gıda sistemleri için “güvenli bir çalışma alanı” tanımlayan mevcut kanıtları değerlendirdi ve küresel bilimsel hedefler geliştirdi. Bu hedefler, tüm insanlar ve gezegen için geçerli olan iki temel alana odaklanmaktadır:

HEDEF 1: SAĞLIKLI DİYETLER

Gıdalar, diyet kalıpları ve sağlık sonuçları üzerine kapsamlı araştırmalara dayanan Komisyon, her bir gıda grubu için tüketim aralıkları olan bir “gezegensel sağlık diyeti” tanımlar. Komisyona göre, bu yeme düzeninin küresel olarak benimsenmesi, toplam ölüm oranında büyük bir azalma da dahil olmak üzere önemli sağlık yararları sağlayacaktır.

HEDEF 2: SÜRDÜRÜLEBİLİR GIDA ÜRETİMİ

Mevcut gıda üretimi iklim değişikliğini, biyolojik çeşitlilik kaybını, kirliliği ve su ve arazi kullanımındaki sürdürülemez değişiklikleri tetiklerken, komisyon’un küresel gıda üretiminin “geri dönüşü olmayan ve potansiyel olarak dünya sisteminde yıkıcı değişimlerin riskini azaltmak” için tanımladığı sınırlar; iklim değişikliği, arazi sistemi değişikliği, tatlı su kullanımı, biyolojik çeşitlilik kaybı ve gübrelerin kullanımı ile ilgili azot ve fosfor döngüsüdür. 

Sonuç olarak bugün küresel olarak “büyük gıda dönüşümü” gereklidir. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir gıda sistemine ulaşmak, hükümetler, özel ve kamu sektörünün yanı sıra bireylerin ortak çabalarına bağlı olan acil bir konudur. Arz ve talep her iki şekilde de çalışmaktadır. Gıda üretim ortamındaki bir değişim, diyetlerimizdeki değişime bağımlıdır. Sonunda, gezegen için iyi olan bizim için de iyidir. Değişimle cesurca hemen yüzleşmelidir!

PROF. DR. Y. BİROL SAYGI

GASTRONOMİ VE MUTFAK SANATLARI BÖLÜM BAŞKANI

Yazarın Son Yazıları

Mektup (Kafka’ya) - Buğra Gökce

10 aydır mektup yazmak, yanıtlamak ve hatta mektup beklemek en önemli direnç ve yaşama bağlanma biçimi oldu adeta benim için.

Devamını Oku
17.01.2026
Karne kimin aynası? - HAMZA KİYE

2025-2026 eğitim öğretim yılında birinci dönem bitti, karneler dağıtılıyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir çınar daha sonsuzluğa göçtü - MUSTAFA GAZALCI

Doğa yasası gereği, yüreklerimizi yaksa bile Köy Enstitülü çınarlar bir bir ayrılıyor aramızdan.

Devamını Oku
16.01.2026
Devrim Kanunları’ndan yeni müfredata

Bir eğitim-öğretim yılının daha birinci yarıyılı sona ererken Türkiye’de eğitim sistemi pedagojik ve toplumsal açıdan ciddi tartışmaların odağında yer almaya devam etmektedir.

Devamını Oku
15.01.2026
Nâzım Hikmet 124 yaşında

Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025