Olaylar Ve Görüşler

Karadeniz’de Isınan Sular - Deniz BERKTAY

25 Haziran 2021 Cuma

İngiliz savaş gemisi Defender’ın önceki gün Kırım Yarımadası açıklarında Rusya’nın uyarı ateşine maruz kalması, münferit bir olay değil. Bu gelişme, Doğu Avrupa’da ve Karadeniz’de yeniden gerilimin artmasını isteyenlerin olduğunu gösteriyor. Hatırlayacağımız üzere, nisan ayında Rusya ile ABD arasında gerilim yükselmiş hatta bazı çevreler, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırma hazırlığında olduğundan bahsetmeye başlamıştı. Rusya daha sonra, Ukrayna sınırındaki askerlerinin önemli bir bölümünü çekse de önceki günkü gelişme, yeni bir gerilime işaret ediyor.

RUSYA ATAK DAVRANDI

İngiliz savaş gemisi Defender’ın uyarı ateşine maruz kaldığı Kırım Yarımadası, Ukrayna’ya ait. Kırım Yarımadası, Rusya açısından da tarihten beri büyük önem  taşıyor. Nitekim Rusya’nın Kırım’ı ele geçirdiği 1783 tarihinden beridir Rus Karadeniz filosu, Kırım’ın Sivaspotol deniz üssünde bulunuyor. 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılıp Ukrayna’nın bağımsız olmasıyla birlikte Kırım Yarımadası Ukrayna’da kalınca Karadeniz filosunun geleceği, iki ülke arasında birkaç yıl boyunca büyük krizlere neden olmuş fakat sonunda mesele, 1997’de imzalanan anlaşmayla çözülmüştü. Buna göre Karadeniz filosu, Rusya’yla Ukrayna arasında bölüştürülürken Rus donanması da Sivastopol üssünden, kira sözleşmesiyle yararlanmaya başlıyordu.

Bu durum, 2014’e kadar devam etti. 2014 yılında Ukrayna’da Batı yanlısı gruplar, ABD’nin de desteklediği bir süreçle, Rusya’ya yakın çizgideki dönemin Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’i devirdiler. İktidar değişimi ihtilal yoluyla olunca Rusya, yeni yönetimin meşru olmadığını ileri sürdü. İhtilalle gelen yeni yönetimin, Rusya’yla deniz üssü kira anlaşmasını feshetme ihtimali, çok yüksekti. O nedenle Rusya, yeni yönetimin toparlanmasına imkân vermeden, ihtilalin hemen ardından, Kırım’daki nüfusun bir bölümünün desteğinden de yararlanarak Kırım Yarımadası’nı denetimine geçirdi (Yarımadanın nüfusunun yarıdan fazlası, etnik Rus’tu ve bunların önemli bir bölümü, kendisini Rusya’ya bağlı hissediyordu).

UKRAYNA’NIN NİYETİ

Hemen ardından da burada düzenlediği ve Kırım Tatarlarının boykot ettiği referandumla, Kırım’ı kendi topraklarına kattığını açıkladı. Uluslararası toplum bu ilhakı tanımasa da Rusya, konunun kapandığını ve kimseyle müzakere etmeyeceğini söylüyor. Kırım çevresindeki suları da Rusya, kendi karasuları olarak görüyor.

İngiliz gemisinin Kırım sularına girmesi, Rusya tarafından provokasyon olarak görüldü. İngiltere, bu hamlesiyle, Kırım konusunu tekrar dünya gündemine getirmiş oldu. İngiltere’nin çabası, bundan ibaret değil. Ukrayna yönetimi, geçen yıl Kırım Platformu adlı bir girişimi ortaya koydu. Buna göre çeşitli ülkelerin bir araya gelerek Kırım sorununu tartışmaları ve bir eylem planı belirlemeleri bekleniyor. Ukrayna yönetiminin niyeti, bu yolla, Kırım’ı gündemde tutmak.

GERİLİM SÜRECEĞE BENZİYOR

Kırım Platformu, Zelenski’nin geçen yıl İngiltere’ye yaptığı ziyaretten sonra gündeme gelmişti. O nedenle bazı çevreler, Kırım Platformu’nu, bir İngiliz projesi olarak görüyor.  ABD, Kanada ve İngiltere platforma yoğun destek verirken Fransa gibi ülkeler çekimser kalmakta. Türkiye de platformu destekleyeceğini açıkladı. Bu ağustos ayının sonlarında Ukrayna’nın başkenti Kiev’de, Kırım Platformu’nun ilk toplantısı yapılacak.

Rusya, bu platformun kendisine karşı ciddi bir ittifaka dönüşüp dönüşmeyeceğini anlamaya çalışıyor. Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu da önceki gün, Avrupa’da çatışma patlama riskinin son derece yüksek olduğunu söyledi. ABD ve İngiltere’nin, Rusya’ya yönelik Ukrayna-Belarus ve Moldova üzerinden yeni bir çevreleme politikasına giriştikleri görülüyor. Böyle olunca, bu coğrafyadaki gerilimlerin biri bitse de bu zemin devam ettikçe onun yerine yeni bir gerilimin başlayacağı belli oluyor.  Bu da boğazlar ve Karadeniz’le ilgili gerilimlerin sürebileceğini gösteriyor.

DENİZ BERKTAY



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları