Olaylar Ve Görüşler

"Üç Y"nin Mutasyonu - Gani AŞIK

18 Ocak 2021 Pazartesi

AKPnin 2002de halka vaat ettiği yasaklar, yoksulluk ve yolsuzluk ile mücadele (Üç Y) mutasyona uğrayarak uygulamaya  Yalan, 'Yağma' ve  Yıkma' olarak yansıdı.

Yalanla özdeş olanlar; Osmanlı subayları, Kurtuluş Savaşı kahramanları ve cumhuriyetin kurucuları olarak hayatlarının hiçbir döneminde ve hiçbir koşulda halkına yalan söylemeyen Atatürk ve İnönü hakkında iğrenç yalanlar uydurdular. Bu nankörlük, o büyük kahramanları daha bir gölden seven Türk halkının vefalı bağrında parçalandı (milyonların Anıtkabire akışı bu nedenledir).

Yalan furyası elbette bununla sınırlı değil. İktidar oldukları günden bu yana halka da yalan söylediler, hem sosyal ve ekonomik anlamda mahvettiler hem de parlak gelecek masalları uydurdular. Popülizme, mübarek Kuran’ı ve kutsal dinimizi de alet ettiler. Söylemleri ile eylemleri arasındaki tutarsızlığı fark eden özellikle genç nesil, Bunlar Müslüman ise ben değilim” noktasına geldi, Kuran İslamı, tarikat ve İhvan İslamı ile yer değiştirerek büyük zarar gördü. Bunun ağır vebali, iktidarın günahkâr omuzlarında Everest gibidir.

MİLLİ FELAKET

Yağmalamanın boyutları, yeraltı ve yerüstü varlıklarımızı, Hazine ve Merkez Bankası kaynaklarını kapsayan milli felaket halini aldı. İhale yasasının 180 kez değiştirilmesi, 5li çetenin Hazineyi soyması bile çok şey anlatır. İstanbul ve Ankara başta, birçok il ve büyükşehir belediyesinin kaybedilmesine duyulan hıncın altında, uğranılan ağır siyasi prestij kaybı yanında, arsa ve imar rantları ile vakıflarına akıtılan ulufenin kesilmiş olması yatar. Hem Sayın İmamoğlu hem de Sayın Yavaş, önlerine çekilen duvarlardan pencereler açarak, tekeden süt çıkarıyorlar.

HAZİN TEPKİSİZLİK

AKP, hem İhvancı hem de Vahdettinci olduğundan, Cumhuriyeti yıkmak ve Atatürk’ün devrimlerini yok etmek için, ilk dönemlerinde gizlice, son 10 yıldır açıkça laik, sosyal, hukuk devletini temelinden sarsıyor. Turgut Özal’ın Anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz” sözü, Erdoğan döneminde  Anayasayı kevgire çevirmekle bir şey olmaz”a evrildi. Kendisini layüsel (sorulamaz, sorgulanamaz) olarak görüyor.

Bu hüviyet, Allaha mahsustur. Yoksa Sayın Erdoğan, rafine dalkavukluğun şaheser örneği olan, AKP Düzce Milletvekili Fevai Arslan’ın bugün Türkiyede Allahu Teâlâ’nın tüm vasıflarını üzerinde toplayan bir lider var” zırvasına inanıyor mu? Allaha eş koşmak şirktir ve dinden çıkarır, sorumlusu vekil ama Tayyip Beyin bu vahim ötesi itikat suçuna tepkisiz kalması hazin değil mi?

ULUSUMUZUN TALİHSİZLİĞİ

Cumhurbaşkanı, herkesten mutlak itaat istiyor. Muhalif gördüğü gazetelere – gazetecilere,  Tvlere  mali ve cezai  yaptırımlar uygulatıyor ama amacına da ulaşamıyor. Resmi ilan kıskacına alınan Cumhuriyet, bir ağ gibi gelişen aydın dayanışması temelinde Atatürk devrimlerini sahiplenmeyi kararlılıkla sürdürüyor.

Cumhurbaşkanlığı makamının, ulusal birliği, sevgi ve şefkati temsil ettiğini, zulme uğradığını düşünen yurttaşların son sığınağı olduğunu göz ardı eden, önüne geleni azarlayan, dayanaksız suç isnat edip teröristlikle suçlayan Erdoğan’ın, önceki hiçbir cumhurbaşkanımıza benzememesi, milletimin talihsizliğidir. Başka bir talihsizlik de devleti, babasından miras kalmış çiftliği gibi görmesi; üstelik de Allah’ın huzurunda hesap vereceğini bile bile…

İÇERİYE ASLAN, DIŞARIYA KUZU

CHP lideri Sayın Kılıçdaroğlu, 12 Ocakta, genel başkanlık döneminin en etkin konuşmalarından birisini yaparak, Sayın Erdoğan’ı zorda bırakacak argümanlar ortaya koydu. Malvarlığını araştırırız” tehdidine, ABD Başkanı Trump ve Rus lider Putinin istiskaline niçin tepkisiz kaldığını, içeride baskınken dışarıya neden uysal olduğunu somut olgularla sorgularken bana, köyümde 1940larda yaşanan bir anekdotu hatırlattı:  Herkesin çekindiği Sarı Mehmet, komşusu bir garibanı sıkça döverdi.

Bu
gariban” kişi de eşine ben erkeğim, ne istersem yapacaksın” safsatası ile keyfi dayak atardı. Yine bir gün Ben erkeğim” diyerek çullanınca, zavallı kadıncağız herifim, bu erkekliğini, bir gün de Sarı Mehmete göstersen” diye sızlanmış...

GANİ AŞIK
ESKİ CHP KAYSERİ MV. / MÜFTÜ


Yazarın Son Yazıları