100 yıl hesaplaşması 3: Ülke iradesini dışa devir
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

100 yıl hesaplaşması 3: Ülke iradesini dışa devir

31.10.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Şüphesiz Cumhuriyet geri dönülmez başarılar elde etti, ama sorunlarımız var. Dedik ki Türkiye’nin düşünce kaynağı ve beyni Atatürk, akıl-bilim ve çok iyi eğitim sacayağı üzerinde ulusun var olabileceğini biliyordu. Bu sacayak tam anlamıyla çağdaşlık, çağdaşlığı yakalamak hedefiydi. Tüm bunların çatısında da laiklik vardı.

Türkiye 1923’de yüzde 90’ı köylü olan bir toplumda, öğretim-eğitim ve sanayileşme devrimlerinin en önemli adımlarını attılar. Ta 1925’lerde başlayan istikbal göklerdedir sloganı ile uçak sanayinin kuruluşu, bu büyük ileri görüşün eylemiydi. Bakın, bu sanayiyi İkinci Dünya Savaşı’ndan itibaren, ne gerek var, size en mükemmelini vereceğiz, diyerek ortadan kaldırdı. Daha birçok atılımı sona erdirdi o zamanlar ülkeyi yöneten kafalar...

BEYİN TRANSFERİ

Bir bilim ve araştırma ve sanayi hamle ülkesi hedeflerindeki 1950’den sonraki gerileme, süreç içinde ülkemizin yaratıcı beyinlerinden önemli bir kısmını dışarıya yöneltti. İleri bilim ve teknoloji koşullarını burada adım adım inşa etmezseniz, bu alanda çalışacak beyinlerimiz ülke dışına göç eder. Zaten ABD ve Avrupa ülkelerinin hem Türkiye hem dünya çapındaki politikası, bizim gibi ülkelerin beyinlerini transfer etmek üzerine kurulu.

Mesela Aziz Sancar ile birlikte Nobel de ABD’ye gitti. Ali Erdemir’lerden tutun Hotamışlıgil’lere kadar, isimlerini burada sayamayacağım kadar yüzlerce bilimcimiz ve şimdi en gençlerinden mesela Furkan Öztürk, yaratıcılıklarını oralarda gerçekleştiriyor.

Bu öngörüsüzlük aslında, burada üretme iradesinin dışa devredilmesiydi. Bu dışa büyük bir servet, değer transferidir. Ülkelerin en değerli kaynağı insandır.

BİR BİLİM ÜLKESİ DÜŞÜ

Atatürk’e dönelim: Ülkenin en seçkin çocuklarını yurtdışı eğitime gönderirken Sizleri kıvılcım olarak gönderiyoruz alevler olarak geri döneceksiniz derken, ülkeyi yükseltecek yeni nesillerin de temelini atıyordu.

Bir ülke, evrensel değerlere sahip bilimde, sanatta, ekonomide, yönetimde, mühendislikte yetenekli seçkinleri olmadan geleceğe koşamaz. Ne petrol ne altın ne çay ne fındık ne başka bir şey, yetenekli insan kadar bir ülkenin kaderinde etkili olamaz. Bu saydığımız ürünlerinizi bile ülke zenginliğine dönüştürmek için yaratıcı insanlara ihtiyacınız var.

Atatürk 1933 Üniversite reformuyla İstanbul Üniversitesi’ni kurarken şöyle diyordu özetle.

...Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, bütün uygar dünyadaki düşünsel, bilimsel okul faaliyetleri hakkında en son ve yeni uzmanlıklardan yararlanacaktır; yüksek çağdaş olgunlaşmalar için bir zorunluluktur. Almanya’nın, İngiltere’nin, Amerika’nın bilim dünyasında yüksekliği tanınmış profesörlerini Ankara’ya toplamak için hiçbir fedakârlıktan çekinmez.

 Bir lidere bakın ki ülkesini dünyanın en iyilerinin geleceği bir merkez olarak düşlüyor. Bir bilim ülkesi yaratmak istiyor. 1933’te de Nazi zulmünden kaçan değerli bilim insanlarını, Einstein’ı bile ülkeye davet edecektir.  

Atatürk ülke sorunlarına çare üreten, bilgi üreten mükemmel üniversiteler düşledi. Mesela İstanbul’da Darülfünun’u son ziyaretinde 1931’de, oradaki müderrislere şu soruyu sordu: Araştırmaları yabancı bilim dergilerinde yayımlanan kaç hocamız var ve bu hocaların makalelerine yabancı bilim insanları kaç atıf verdiler?

Atatürk hem araştırma sayısını merak ediyor hem de araştırmanın kalitesini! Herhalde dünyada o tarihte üniversitesine gidip de bu soruyu sorabilecek başka bir siyasi lider yoktur. Nasıl bir üniversite arzuladığının ipuçları bu soruda saklıdır.

FİKRİ SABİT İZLESEYDİK KEŞKE

Bu anlayışı bir fikri sabit olarak bugüne kadar izleyebilseydik Türkiye gerçekten en ileri ülkeler arasına katılmış olacaktı.

Bugün üniversitelerimizde evrensel ölçüde çığır açıcı araştırma-keşif başarısından yoksundur. Düşünün, üniversitelerimizde gerçekleşen 50 bin kadar araştırma makaleleri arasında en iyi durumda olduğumuz sağlık-tıp alanıdır. Fakat COVID aşısı geliştirmek için büyük bir seferberlik ilan ettik, minik başarıların dışında, doğru dürüst bir COVID aşısı bile geliştiremedik.

Yüksek nitelikli araştırmalar için Türkiye’nin insan, altyapı ve finans kaynaklarına henüz sahip değil.

21 yıldır iktidarda olan AKP, üniversitelerin niteliğini yükseltecek politikalar izleyebilirdi, tersine ortalama düzeyi aşağı çekti, tüm üniversiteleri kendi düşük bilimsel anlayışına bağladı. Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşananlar tipik örneğidir. Üniversite direndiği için tablonun farkındayız.

Hesaplaşmaya devam edeceğim...

Yazarın Son Yazıları

Yeni parti: Devrimci, genç ve köhneyi yıkacak ruh sizde var mı yok mu?

Atatürk’ün yenilikçi, devrimci, milli kurtuluşçu, laik ruhu, CHP’den arınmıştır, belki de uçmuştur demeliyim.

Devamını Oku
16.06.2026
Zaman bitti, öğretmenleri döven ülke, bir dönem kapandı, unutun

Öğretmenlerine polis dayağı çeken bir iktidar düşünün.

Devamını Oku
15.06.2026
Bahçeli neden ikide bir CHP’ye birleşin diyor?

Kimsenin dikkatini çekmeyen bir olgu ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
14.06.2026
60 milyarlık mutlak butlan: İktidar ve KK’nin ortak hediyesi

KK ile iktidar mutlak bultanı bakın nasıl birlikte kararlaştırdı...

Devamını Oku
11.06.2026
Mühürsüz oyları kabulden sonra KK’ye, CHP iktidarını önle görevi mi?

Atilla Kart, CHP’nin eski milletvekili, CHP’ye, CHP’li seçmene tamamen ihanet anlamına gelen 2017 referandumunda mühürsüz oyların yasalara, kurallara, YSK seçim yönergelerine aykırı bir şekilde kabul edilmesine KK’nin itiraz etmemesi konusunu bir süredir gündemde tutuyor.

Devamını Oku
09.06.2026
Şu temel soruyu hep ıskalıyoruz: Neden, ama neden?

Evet neden? Neden Kılıçdaroğlu Bey 13 yılı aşkın süre CHP’ye başkanlık yaptıktan, hiçbir seçim kazanamadıktan sonra hâlâ CHP’ye başkan olmak istiyor?

Devamını Oku
08.06.2026
Özel’e kurulan kumpas...

Büyükada’da bir eczane sahibi ile sohbet ediyoruz.

Devamını Oku
07.06.2026
Mutlak butlan konusu: Yerim ve yenim dar oynayamam

Yeni geline gel biraz oyna demişler.

Devamını Oku
04.06.2026
Kuşoğlu diye bir KK ve RTE aklı ve millete örülen koza

Devlet aklı imiş...

Devamını Oku
02.06.2026
‘Silivri’nin ve Özgür Özel’in defterini birlikte düreceğiz!!!’

Sorulara bakın önce?

Devamını Oku
01.06.2026
Kemal Bey’e iktidar koltuğu yolu da gözüktü!

Kulağıma eğildi ve “Erdoğan MHP’ye alternatif olarak Kemal Bey’i yeni ve yedek ittifakı olarak hazırlıyor” dedi; “MHP çevrelerinde de bu konuşuluyor”

Devamını Oku
31.05.2026
Bu ne kin, ne utanmazlık, ne ahlak yoksunluğu!

İkisinin de hedefinde tek kişi var.

Devamını Oku
26.05.2026
KK’nin feci sonu: İktidarın CHP’ye atadığı yasal temsilcisi

Nefretler katlandı.

Devamını Oku
25.05.2026
Yollar tükenecek; varılacak tek nokta için cesur olunmalı

Özgür Özel ve arkadaşları CHP olanakları tüketinceye kadar yeni parti kurmayacak veya ellerinin altındaki partiyi aktifleştirmeyecekler.

Devamını Oku
24.05.2026
Mutlak butlan yapmazlar, halüsinasyonlara esir olmayacağım

Bardağın dolu tarafına bakıyorum olmuyor, boş tarafı tutmuyor.

Devamını Oku
21.05.2026
Yeter ki başarılacağına inanılsın, ülke kuruluşuna dönecektir

Bugün 19 Mayıs 1919’un yıldönümü.

Devamını Oku
19.05.2026
Çin’in egemen güce barışçıl geçiş politikası: Tayvan örneği

Eşyanın doğasına uygun bir politika izliyor Çin.

Devamını Oku
18.05.2026
Egemen güç-yükselen güç ilişkisi ve büyük dönüşüm

Güç ilişkilerinde ve belki de dünyanın düzeninde başka ilişkilerin örüleceğinin işaretlerinin net olarak ortaya çıktığı ve belki de resmileştiği bir olay yaşandı Pekin’de.

Devamını Oku
17.05.2026
Yargıdaki siyasi depremsel kontroller: Bugüne nasıl gelindi?

Son yazımda yargının siyasi kontrolü ile ilgili üç döneme işaret etmiştim.

Devamını Oku
14.05.2026
Üç dönemde yargının total siyasi durumları üzerine

Dünyada benzeri var mı bilemiyorum, iddianame adı altında hazırlanan ve üstelik mahkeme tarafından da kabul edilen ipe sapa gelmez casusluk suçlamalarını içeren dava için İmamoğlu kapağını bile açmadım demiş.

Devamını Oku
12.05.2026
Ekonomik güç zayıfsa askeri güç kazandırmaz...

ABD’nin neden İran karşısında eli kolu epey bağlı olduğu konusunda çok sayıda yorum var.

Devamını Oku
11.05.2026
Hamamböceğine dönüşmek

İnsanoğlunun normal hayatta pek dışa vurmaya çalışmadığı bir karakteri yanardöner halidir.

Devamını Oku
10.05.2026
Anayasal düzen içinde yaşadığımızı mı sanıyoruz...

Merdan Yanardağ’ın Tele1’i el konacak ve ortadan kaldırılacak.

Devamını Oku
04.05.2026
Dehşet verici gelişmeler, yaşanmaz dünyaya doğru

Yapay zekâ sohbet robotlarıyla masum masum konuşuyorsunuz, istediğiniz bilgileri en geniş web sitelerini tarayarak önünüze getiriyor, yorum ve değerlendirme konusunda uç kaynaklardan derlediklerini cömertçe paylaşıyor; kendi yorumunu soruyorsunuz, ortalama şeyler söylüyor, tabii sorularla sıkıştırıyorsunuz, başka açılımlara işaret ediyorsunuz hemen konu değiştiriyor vb. sağlık tavsiyeleri veriyor.

Devamını Oku
03.05.2026
İki önemli konuda bazı saptamalar: CHP ve MHP

CHP iktidarın hukuk şiddetinden bunalınca...

Devamını Oku
30.04.2026
Anketlerde, sorunları kim çözer sorusuna yanıltıcı yanıtlara dikkat

Anket savaşları mı?

Devamını Oku
28.04.2026
Bu kadar mal mülk, şirket, destek ve sokaktaki işçiler Hak hukuk yiyen tüm şirketler kamulaştırılmalı mı?

Web sitesine baktım, sıradan bir holding değil, düzinelerce şirketi var, şüphesiz pek çoğu çok kazançlı.

Devamını Oku
27.04.2026
Aylardır iddianamesiz yatan Hasan Akgün’ün çığlığı

Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün bir mektup gönderdi.

Devamını Oku
26.04.2026
İktidar seçimler için güvenlik konusunu öne mi çıkartacak?

Özgür Özel’in ara seçimler için bastırması, muhalefetteki 12 parti ile görüşmesi, onlardan onay alması ve son olarak ara seçim konusunu, esas karar verici irade olan Meclis’in başkanı ile görüşmesi bir sonuç verir mi diye tartışılıyor.

Devamını Oku
23.04.2026
Cumhurbaşkanı adaylıktan vazgeçmez, rüya görmeyin. Peki butlan konusu?

Hâlâ tartışılıyor kulis haberlerinde ve analizlerde.

Devamını Oku
21.04.2026
Şiddetin kaynakları: Silah üretici kaynakları kurutulmadıkça...

Dün gazetemizde adli bilişim uzmanı Altun’un epey dehşet uyandıran bir açıklaması vardı

Devamını Oku
20.04.2026
Ülke atmosferi, şiddeti her yönden besliyor

İki okul saldırısının beklenmedik boyutları ülkeyi sarstı.

Devamını Oku
19.04.2026
‘Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini’

Bu şiir veya marş aklıma geldi, Macaristan’ın tek adamı Orban’ı silip süpüren halkın sandık zaferini görünce.

Devamını Oku
16.04.2026
Netanyahu Trump’ı batırıyor... Orban’ın çöküşü

İran savaşından hemen önce Netanyahu Beyaz Saray’a gitti, özel bir toplantı salonunda Beyaz Saray’da az sayıda yöneticinin katılımıyla (Trump ve adamları tabii ki) özel bir toplantı yapıldı.

Devamını Oku
14.04.2026
Savaşa dönüş kolay olmayacak, yalnızlık çukurunda bir Trump

Vance’in “İran, Amerikan şartlarını kabul etmedi, görüşmeler bitti” sözleri bir emperyalistin burnu büyüklüğünün dile gelmesi olarak tarihe geçti.

Devamını Oku
13.04.2026
Barış masası Trump için kurtuluştur, yıkılmakta olan imparatorluk

Her şey ABD’nin İran’a saldırısından sonra dünya hegemonyasından aşağı doğru hızlı bir inişe geçtiğine işaret ediyor.

Devamını Oku
12.04.2026
Yenilikçilik-bilim ve CHP: Yalçın Karatepe’den yanıt var!

Üç yazı boyunca CHP’ye Ekonomide Yenilikçilik ve Bilim konusunda yöneltilen eleştiri ve düşüncelere, CHP Sanayi ve Teknoloji Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yalçın Karatepe politikalarını açıklayan uzun ama doyurucu ve bir yanıt gönderdi.

Devamını Oku
09.04.2026
Arçelik devlet-özel sektör ortaklığı ile kuruldu (CHP ve Yenilikçilik)

Bugünkü Türkiye ve dünyadaki gerilimli siyasi ortamda bu yazılar dam üstünde saksağan gibi duruyor olabilir ama ülkemizin temel sorunlarını bilen insanlar arasında ilgi yoğun.

Devamını Oku
07.04.2026
‘CHP’de bilim ve yenilik’ yazısına ciddi bir yanıt

Bu kez okurun dikkatine, ülkemiz için hayati önemdeki, Bilim ve Yenilik yazıma bir okurdan gelen ilginç yanıtı getireceğim.

Devamını Oku
06.04.2026
Kötücül yanıtlar size ait, beni bu işe bulaştırmayın!

Bursa Büyükşehir’e el koyma operasyonu yaşadık.

Devamını Oku
05.04.2026