Dış politika, ip üzerinde cambazlık değildir
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Dış politika, ip üzerinde cambazlık değildir

16.06.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

PKK’ye karşı Kuzey Irak’ta düzenlenen harekâtta, yeni İHA’ların desteğinin kullanılıyor olması, (Libya’da da dış basında yorumlara neden oldu) bir askeri güç üstünlüğü durumu ve duygusu yarattı ve askeri yöntemlerle bu işi bitiririz kanaatini yaygınlaştırdı. Özellikle iktidar saflarında. 

Şüphesiz “askeri başarı” sevindiririr, fakat büyük güçlerin egemenlik sahasına dönüşen Orta Doğu’da çözümü doğurma olasılığı zordur.

Orta Doğu önemli ölçüde ve güncel olarak “Suriye” sorunudur. Suriye’nin parçalanmışlığıdır.

Esas sorumlu ABD ve Batı’dır

Bu parçalanmışlıkta ana sorumluluk Batı Dünyasına aittir. ABD, Fransa, İngiltere ve bunların araç ve para babası olarak kullandığı Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler ve şüphesiz ki İsrail. 

İran ve Rusya yok mu? Şüphesiz askeri olarak sahadalar, fakat Suriye’nin bölünmesi için değil bütünleşebilmesi için. 

İran’ı rahat anlayabiliriz, Suriye’nin parçalanmasından en çok zarar görecek ülkelerin başında geliyor. Eğer Suriye, ABD ve İsrail’in bir uydusuna, kontrol ettiği bir ülkeye dönüşürse, doğrudan İran’a dayanacaklar. Orta Doğu tamamen paramparçaya, etnik ve mezhepsel kavimlere dönüşecek. Uluslu devletler parçalanacak ve her biri güdülenen birer kavimlere dönüşecek. İstedikleri de bu zaten.

Suriye’de Rusya’nın ve İran’ın varlığı bunu engelliyor. 

Suriye’nin siyasi ve merkezi bütünlüğünün sağlanmasından en çok yararı görecek ülkelerden biri dahası başlıcası Türkiye’dir.

Oradaki Kürt yapılanmasının Şam’ın merkezi kontrolüne girmesi, Türkiye’yi rahatlatacak en önemli çözüm yoludur. 

Ankara’nın çözümsüzlük politikası

Ankara Suriye’nin toprak ve siyasi bütünlüğünü birliğini mi istiyor, yoksa parçalanırsa benim de kontrol edeceğim bir bölge olsun politikası mı güdüyor...

İlk operasyonlar, Amerikan-PKK koridorunu engellemedi ve Suriye’nin Batı’da daha hâkim duruma gelmesini sağladı. Ama Türkiye’nin İdlib’de izlediği politika, Suriye’yi Batı ve İsrail politikalarının (parçalanmış Suriye) uygulanmasına açık hale getiriyor. 

Türkiye ile Rusya arasında kararlaştırılan bakanlar düzeyindeki görüşmelerin iptali, İdlib’i yeniden alevlendireceğe benziyor. Türkiye “HTŞ vb.” örgütlerinin varlığını, son yapılan anlaşmaya rağmen, “statikleştirme” politikası izliyor.

Rusya ve Şam ise İdlib konusunu çok da geleceği bilinmezliklere havale etme niyetinde olmayacaklardır. 

Ankara’nın hem Suriye’de hem de Libya’da Amerika’yı devreye sokma çabaları, ve Suriye-İdlib politikası, Türkiye’yi ip üzerindeki cambaz pozisyonuna soktu. 

Suriye’de çözümsüzlük politikası sürdürülebilir değil..

Bölgede sadece Orta Doğu’nun parçalanmasına hizmet etmektedir.

Yazarın Son Yazıları

Netanyahu Trump’ı batırıyor... Orban’ın çöküşü

İran savaşından hemen önce Netanyahu Beyaz Saray’a gitti, özel bir toplantı salonunda Beyaz Saray’da az sayıda yöneticinin katılımıyla (Trump ve adamları tabii ki) özel bir toplantı yapıldı.

Devamını Oku
14.04.2026
Savaşa dönüş kolay olmayacak, yalnızlık çukurunda bir Trump

Vance’in “İran, Amerikan şartlarını kabul etmedi, görüşmeler bitti” sözleri bir emperyalistin burnu büyüklüğünün dile gelmesi olarak tarihe geçti.

Devamını Oku
13.04.2026
Barış masası Trump için kurtuluştur, yıkılmakta olan imparatorluk

Her şey ABD’nin İran’a saldırısından sonra dünya hegemonyasından aşağı doğru hızlı bir inişe geçtiğine işaret ediyor.

Devamını Oku
12.04.2026
Yenilikçilik-bilim ve CHP: Yalçın Karatepe’den yanıt var!

Üç yazı boyunca CHP’ye Ekonomide Yenilikçilik ve Bilim konusunda yöneltilen eleştiri ve düşüncelere, CHP Sanayi ve Teknoloji Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yalçın Karatepe politikalarını açıklayan uzun ama doyurucu ve bir yanıt gönderdi.

Devamını Oku
09.04.2026
Arçelik devlet-özel sektör ortaklığı ile kuruldu (CHP ve Yenilikçilik)

Bugünkü Türkiye ve dünyadaki gerilimli siyasi ortamda bu yazılar dam üstünde saksağan gibi duruyor olabilir ama ülkemizin temel sorunlarını bilen insanlar arasında ilgi yoğun.

Devamını Oku
07.04.2026
‘CHP’de bilim ve yenilik’ yazısına ciddi bir yanıt

Bu kez okurun dikkatine, ülkemiz için hayati önemdeki, Bilim ve Yenilik yazıma bir okurdan gelen ilginç yanıtı getireceğim.

Devamını Oku
06.04.2026