Seçimle gelen faşizm
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Seçimle gelen faşizm

22.06.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Demokrasi halkın egemenliğine dayalı bir düzendir. Ancak demokrasinin var olabilmesi için belli koşulların gerçekleşmesi gerekir. Çok partili serbest seçimli sistem bunlardan sadece birisidir. Diğerleri, yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığı; düşünce, ifade, yayın ve örgütlenme özgürlüğü; laiklik; ekonomik ve sosyal adalet; eğitimli vatandaş yapısıdır.

Cehaletin olduğu bir ülkede halk egemen olmaz, halkın eğitimsizliğini sömüren çıkar odakları egemen olur. Ekonomik ve sosyal adaletin olmadığı yerde halk egemen olmaz, sermaye sınıfı egemen olur. Yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığının ve düşünce, ifade, yayın, örgütlenme özgürlüğünün olmadığı yerde halk egemen olmaz, kral, çar, padişah, diktatör egemen olur.

Laikliğin olmadığı yerde halk egemen olmaz, din egemen olur, teokrasi geçerli olur. Teokrasi, gücünü somut bir olgu ve gerçeklik olan halktan değil, soyut ve varlığı tartışmalı bir kurgu olan “Tanrı”dan alır.

***

Demokrasinin olması için bu koşulların hepsinin birden geçerli olması gerekir. Bu nedenle, demokrasi yolunda mücadele eden ülkeler vardır, ancak demokratik bir düzen henüz kurulamamıştır. Yine de bu mücadelede, Batı Avrupa ülkeleri gibi, daha fazla mesafe almış, daha demokratik ülkeler vardır.

Buna rağmen, bu ülkelerin bazılarında da, demokrasi yolunda kesintiler yaşanmıştır. Almanya’da Adolf Hitler’in liderliğindeki Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin (NSDAP) serbest seçimlerle iktidara gelmesiyle, faşist bir diktatörlük kurulmuştur.

Sosyalizmle ve işçi hareketleriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan, bir yandan komünizm, sosyal demokrasi ve Marksizm karşıtlığı, bir yandan da şovenizm, ırkçılık ve anti-semitizm üzerine kurulan bu parti, sosyalizmin anlamını da çarpıtmaya çalışmıştır.

1928 seçimlerinde oyların yüzde 2’sini alarak meclise giren NSDAP, ekonomik krizin de etkisiyle, 1930 seçimlerinde oylarını yüzde 18’e çıkararak ikinci parti, 1932 seçimlerinde oyların yüzde 37’sini alarak birinci parti oldu, ancak mecliste mutlak çoğunluğu sağlayamadığı için, seçimler aynı yıl tekrarlandı, tekrar edilen seçimlerde oyların yüzde 33’ünü aldı ve yine birinci parti oldu.

Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg, NSDAP’nin merkez sağ partilerin de desteğini alacağını düşünerek, hükümeti kurma görevini Hitler’e verdi. Bu seçimlerde, Almanya Sosyal Demokrat Partisi ve Almanya Komünist Partisi’nin toplam oyu yüzde 37 idi. Ancak Almanya’da sol ikiye bölündüğü için, Naziler aradan sıyrılarak iktidara geldiler.

***

Hitler 1933 yılının Ocak ayında görevi alır almaz seçimlerin yenilenmesi kararını aldı. 1933 yılının şubat ayında da, Almanya parlamentosunda büyük bir yangın çıktı. Başbakan Hitler, yangını komünistlerin çıkardığını ve meclisi sabote ettiklerini iddia ederek, cumhurbaşkanından olağanüstü hal ilan edilmesini istedi. Cumhurbaşkanının bu isteği yerine getirmesiyle, temel hak ve özgürlükler rafa kaldırıldı, komünist ve sosyal demokrat siyasetçiler, gazeteciler ve yazarlar tutuklandı, seçimlerde muhalefetin özgür bir kampanya yürütmesi engellendi, mart ayında yapılan seçimlerde, NSDAP “oyların yüzde 43’ünü alarak seçimi kazandı”.

Bu Almanya’da Nazi döneminde yapılan ilk ve son çok partili seçim oldu. Hitler, bundan sonra, meclisten, başbakana olağanüstü yetkiler tanıyan yasalar çıkarttı, muhalif siyasi partileri, sendikaları ve sol örgütleri kapattı, parti devletini ve diktatörlüğünü kurdu, başka ülkeleri işgal etti, Musevi soykırımı gerçekleştirdi, yaklaşık 50 milyon insanın ölümüyle sonuçlanan İkinci Dünya Savaşı’na neden oldu.

Nazilerin 1945 yılındaki savaş yenilgisiyle, Almanya demokrasi mücadelesine kaldığı yerden devam etti, sadece çok partili serbest seçimlerle demokrasinin sağlanamayacağını, demokrasinin demokrasiyi ortadan kaldırma hakkı olmadığını, acı bir biçimde öğrendi. NSDAP kapatılıp yasaklandı, yasadışı bir çete ilan edildi. 1949 yılında NSDAP’nin devamı olarak kurulan SRP de, 1952 yılında, Anayasa Mahkemesi tarafından, anayasaya ve demokrasiye aykırı bir düzeni amaçladığı için kapatıldı.

Türkiye’nin de Almanya’dan alacağı çok ders var!

Yazarın Son Yazıları

Ne yapmalı?

Türkiye’de halk, AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşıyor.

Devamını Oku
27.06.2026
Müfettiş Kemal

Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkileri gasp edilerek hukuka aykırı biçimde AKP tarafından CHP’nin “yönetimine” getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de yaptığı açıklamalar, Kılıçdaroğlu’nun çelişkilerini ve samimiyetsizliklerini bir kere daha ortaya çıkardı.

Devamını Oku
22.06.2026
Genel manzara ve yeni parti

AKP’nin “mutlak butlan” darbesiyle işbaşına gelen CHP’nin fiili kayyumu Kemal Kılıçdaroğlu, “göreve” atanır atanmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, kararın hukuka aykırı olduğunu, Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkilerinin gasp edildiğini, Özel’in dört ayrı kurultayda farklı delegeler tarafından seçilmiş genel başkan olduğunu, bu nedenle olağanüstü kurultayı acilen toplayacağını ve kendisinin de kurultayda aday olmayacağını aktarmış olsaydı, CHP’de bugün yaşananlar yaşanmayacağı gibi, Kılıçdaroğlu’nun iyi niyetli olduğu sonucuna da varılabilirdi.

Devamını Oku
20.06.2026
Devlet ve millet

Devlet, millet için var olan bir yapıdır.

Devamını Oku
15.06.2026
CHP’deki kadro sorunu

AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan, CHP’li belediye başkanları ve 38. olağan kurultay ile ilgili “yargı” süreçlerinin hiçbir yerinde olmadıklarını, bunların CHP’nin iç çekişmeleriyle ilgili olduğunu, yaklaşık bir yıldır, defalarca söylemektedir.

Devamını Oku
13.06.2026
Faşizm ve ahlaksızlık

Faşizm yapısı gereği ve kategorik olarak ahlaksızlıktır.

Devamını Oku
08.06.2026