Seçmen her zaman haklı değildir (1)
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Seçmen her zaman haklı değildir (1)

18.07.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geçmişi anımsamak ve günümüz koşulları ve sonuçları tokuşturmak için 2002 yılında Hürriyet gazetesinde yayımladığım üç yazıyı okumanıza sunacağım. 21 yıl önceki yazarlığımı da böylece sınava sokmuş oluyorum.

***

[Edebiyat yazarı olarak her zaman adil olmaya çalıştım! Gazete yazarı olarak da adil olmaktan başka özgürlüğüm yok! Bu nedenle, seçmen ve halk yağcılığına karşı bir yazı yazacağım:

Bu iktidar zamanında Türkiye tarihinin en ağır ekonomik krizini yaşadı. Kriz, 50 yıllık ihmalin, eskiyen idari ve ekonomik yapıların, hortumlanarak soyulan çağdışı bankacılık sisteminin, PKK ile mücadelenin yüklediği harcamaların, sellerin, depremlerin sonucuydu. Hesapsız kitapsız borçlanmanın, yağmalanan devletin, yağmacı özel sektörün, laçkalaşmış iş ve çalışma düzeninin yarattığı bir krizdi. Hükümet, bu krizin tam anlamıyla üstesinden gelmediyse de önemli ölçüde önüne geçti. Derken olan oldu ve erken seçim kararı alındı. (...)

Yozgat, Uşak ve Aydın’da gördüm ki seçmen-halkın bu üç partiyi de görecek gözü yok.2 İyi! Görecek gözü yok, partileri oyuna layık görmüyor ama bu konuda hiç kafa yormamış. Çünkü kendisini “Armut piş ağzıma düş!” şartlanmasıyla programlamış.

MHP, Abdullah Öcalan ile Kürtçe, milliyetçilik ve devletin bütünlüğü temalarını kullanarak geçen seçimde aldığı oyları belki koruyabileceğini sanıyor. Sanabilir!

Gördüm ki nabzını tuttuğum seçmen derdine deva olsun diye yeni siyasetçi arıyor. Eskilerden ağzının yandığını söylüyor, ama kendisi politikacılardan çok daha köhne, zamanaşımına uğramış! Mersinlilerin diliyle iyice “harhut!”3 Şunu kendisine birinin söylemesi gerek: “Genç politikacı!” isteyerek böbürlenen seçmen kesinlikle haklı değil! Düşünse, haksızlığını görecek, kendisini yenilemesi gerektiğini anlayacak ama düşünmüyor.

Şunu anlamıyor: Bütün ekonomik programların gerçekleşmesi zamana bağlıdır. Hükumetin uyguladığı ekonomik programın da zamana ihtiyacı vardı. Seçim zamanında yapılabilseydi, ekonomi bir ölçüde düze çıkabilir, birkaç yıl sonra da gelişme başlayabilirdi.

Hükümeti çok beğendiğim için söylemiyorum ama bilinç sahibi, düşünen bir seçmenin yapması gereken hükümet atının süvarisini değiştirmek mi olmalıydı? Seçmen, hükümete başladığı işi bitirmek şansı tanımalıydı. Oysa, sabırsız seçmenin tavrı olgunlaşmamış bir ekini zamanından önce biçmeye benziyor. Seçmen sabırlı olmak zorundadır. Yani dokuz ay on gün beklemesini bilecek. DSP, ANAP ve MHP koalisyon hükümetinin sürmesi, bence mantıklı olurdu.

Ama seçmen, koalisyon hükümetini gönderip yerine yeni bir koalisyon hükümeti getirdiği zaman, yeni gelenin mucizeler yaratacağını sanıyor. Mevcut hükümeti de mucizeler yaratması için getirmişti.

Türkiye gibi bir ülkede hiçbir hükümet üç yılda mucizeler yaratamaz. 50 yılın enkazını hiçbir hükümet üç yılda kaldıramaz. (...)

Yanlış anlaşılmasın! Ben kimseye oy vereceği partiyi işaret etmek istemiyorum. Sadece, öfkeli, umutsuz ve karamsar seçmenin doğru seçim yapamayacağını söylemek istiyorum.

Seçmen duygularını değil aklını kullanmalı. İyi bir seçmen duygularının “Git” dediğine aklıyla “Kal” diyebilendir. Ben bunu söylemek istiyorum! (...)

“Türkiye’nin yeni politikacıya ihtiyacı var!” diyorlar ama Türkiye’nin sabretmesini bilen yeni bir seçmene ihtiyacı var!]

***

Okuduğunuz yazı AKP’yi iktidara getiren 3 Kasım 2002 seçiminden 67 gün önce yayımlanmış. Bugün de Türkiye’nin yeni bir seçmene gereksinimi olduğunu çok daha ciddi düşünmekteyim. Neden mi? Geçenlerde biri “Sessiz çoğunluğa kim sahip çıkacak” diye saçmalamış. Bu iddia ile üstü kapalı olarak aydınlar ve entelektüeller (düşünürler) suçlanmakta. Cumhuriyet tarihi boyunca aydın ve entelektüel olarak tanımlanan zevatın Cumhuriyete yeterince sahip çıktığını ve onu yeterince anladığını söyleyemem ama dinin efsunuyla kendinden geçmiş seçmen halkın kendi varlığının ve kendi haklarının bilincinde olmadığını söyleyebilirim. Sessiz çoğunluk kendi kaderine sahip çıkıp rüştünü kanıtlamadıkça (erginleşmedikçe) seçmen olamaz. AKP 2002 seçimini “türban” yalanı sayesinde kazanmıştı. Son iki seçimi de bu yalanı kullanarak kazandı. Türban siyasal İslamın maymuncuk simgesidir. Bir rejimin adıdır! AKP bu nedenle anayasaya sokmak istiyor!

1 Hürriyet, 26 Ağustos 2002.

2 DSP, MHP, ANAP.

3 Eskimiş, bozulmuş, yıkılmış şey.

Yazarın Son Yazıları

418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025
Devri sabık yaratmak

Devri sabık yaratmak, Türkiye siyasi tarihinde yeni gelen yönetimin/iktidarın, kendinden önceki dönemi sorgulaması, hesap sorması vb. anlamında kullanılan ifadedir.

Devamını Oku
21.11.2025
Toplu iğne ve nankörlük

Basında yer alan haberlere göre, Cumhuriyetin kuruluşunun 102. yıldönümü münasebetiyle savunma sanayisindeki gelişmeleri anlatan AKP genel başkanı ve Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, “Dünya genelinde satılan her 100 İHA’dan 65’ini biz tedarik ettik, 180 ülkeye ürün ihraç ettik. Sizleri 25 yıl geriye götürmek istiyorum, ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk” demiş.

Devamını Oku
18.11.2025
‘Entel-dantel Özdemir Bey’in itirazı

“Eşit anayasal vatandaşlık...

Devamını Oku
16.11.2025
Bir veda için adagio*

Değerli okurlar, bir terslik yüzünden 28 Mart 2025 günü yayımlanan bu yazıyı bir kez daha okumak zorunda bıraktığım için lütfen bağışlayın beni.

Devamını Oku
14.11.2025
Karakuşi siyaset

Kuzey Kıbrıs’ta cumhurbaşkanlığı seçimini ana muhalefetin adayı Tufan Erhürman’ın kazanmasının ardından, genel kanıya göre, MHP lideri Devlet Bahçeli önemli bir açıklama yaptı.

Devamını Oku
11.11.2025
İşin aslı

Kürtçülerin, Türkiye’nin demokrasi bağlamında atacağı ilk adımın “ilkokuldan üniversiteye Kürtçe anadilde öğrenim hakkının anayasada yer alması talebinin yerine getirilmesi” olduğunu biliyoruz.

Devamını Oku
09.11.2025
Bir kez daha emriniz olur!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Devlet Bahçeli’nin “terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili olarak düşüncelerini eleştiriyor.

Devamını Oku
07.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (3)

CERN’in (European Center for Nuclear Research-Avrupa Parçacık Fiziği Araştırma Merkesi) evrenin oluşumuyla ilgili olarak yapmaya başladığı deney Türkiye’yi birden bilim dünyasının göbeğine getirdi.

Devamını Oku
02.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (2)

Özdemir İnce: Uranyum bu kadar belalı bir madde, tehlikeli, radyasyon yayıyor.

Devamını Oku
31.10.2025
Dreyfus A la Turca

Hüseyin Gün 4 Temmuz 2025 günü tutuklandığına göre işlem çok daha önce başlamış olmalı. Demek ki Merdan Yanardağ’ın casusluğu (!) o günden çok daha önce belli olmuş olmalı. Öyle değil mi? Gecikme operasyon icabı mı aceba? Yoksa kerrat cetvelini (çarpım tablosunu) bilmeyen kasap hali mi?

Devamını Oku
28.10.2025
Kurtarıcının adı toryum (1)

21 Ekim 2025 Salı günü yayımlanan “Toryum dedikleri şey” başlıklı yazımla “toryum” adlı ender elementle tanıştınız.

Devamını Oku
26.10.2025
Bir kez daha toryum denen mucize

Gazetelerde, kitaplarımda yayımlanmamış yazı(lar) da var zulada.

Devamını Oku
24.10.2025
Toryum dedikleri şey

Ülkemizde edebiyattan en ince bilimlere kadar tuhaf bir alışkanlık vardır.

Devamını Oku
21.10.2025
Dilini eşek arısı soksun!

Eşek arısının nasıl soktuğunu çok iyi bilirim.

Devamını Oku
19.10.2025
UYANIN

Uyanın, uyanın artık, ey yitik insanlar!

Devamını Oku
17.10.2025
Yerçekimi

Yerçekimi denen şeyi ben bulmadığım için ortak mal Vikipedi’ye başvurarak tanımını bilginize sunuyorum.

Devamını Oku
14.10.2025
Sorumluluk

Biraz önce en küçük kardeşim Bülent telefon etti.

Devamını Oku
12.10.2025