Türklerin simgesi var mı?
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Türklerin simgesi var mı?

14.07.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Futbolcu Merih Demiral’ın milli takımımızın Avusturya’yı yendiği Avrupa Kupası maçında iki güzel gol atıp galibiyetimizi kutlama coşkusu içinde kurt işareti yapmasına FIFA iki maç cezası verdi. Bu ceza ülkemizde haksız bulunduğu için bir öfke yumağı oluştu. FIFA böyle bir ceza verdiğine göre bunun yasal bir dayanağı var mı? Varmış:

Avusturya’da “aşırıcılık ve siyasal İslam ile mücadele” gerekçesiyle aralarında “bozkurt” sembolünün de bulunduğu, çeşitli gruplara ait işaret ve sembollerin kullanımını yasaklayan bir “sembol yasası” varmış. Avusturya’da Aralık 2018’de mecliste kabul edilen sembol yasası, 1 Mart 2019 itibarıyla yürürlüğe girmiş.

Ülkede 2015’te IŞİD ve El Kaide gibi terör örgütlerinin propagandalarını önlemek amacıyla hayata geçirilen sembol yasası, Müslüman Kardeşler, HAMAS, Lübnan’daki Hizbullah’ın askeri kanadı, terör örgütü PKK, Hırvat milliyetçi USTAŞA gibi gruplara ait sembol ve işaretler de dahil edilerek genişletilmiş. Yasa kapsamında bu gruplara ait yaklaşık 13 flama, sembol ve işaret yasaklanırken yasaya aykırı davrananlara para veya bir ay hapis cezası verilebiliyor. Bulundukları ülkelerde yasal çerçevede faaliyetlerini yürüten Müslüman Kardeşler’e ait amblem ve MHP ve Ülkü Ocakları’nın kullandığı bozkurt işaretinin yasaklanması, PKK terör örgütüyle aynı kefeye konması tepkilere neden olmuş.

Ancak bu yasaya Türkiye’den herhangi bir itiraz oldu mu bilemem. FIFA, bir Avusturya yasasına dayanarak bir Türk futbolcuya ceza verebilir mi? Ben bilemem, Türkiye Futbol Federasyonu’nun ve hükümetin işi.

Benim derdim başka? İddia edildiği gibi, MHP’nin icat ettiği el işareti Türkün ve Türklüğün ortak simgesi mi? Bunun yanıtı! Benim yanıtım: Hayırdır! Bir simgenin bir halkın ulusal simgesi olması için o halkın yüzde 99.99’u tarafından kabul edilmesi gerekir. MHP’nin kendi simgesine ulusal simge onuru vermesi ham hayalden başka bir şey değildir.

AKP genel başkanı, aynı zamanda cumhurbaşkanı olan eski futbolcu R.T. Erdoğan bu tartışmaya son vermek için: “Kimse Almanların formalarında kartal var diyor mu? Kimse kalkıp da Fransızların formasında horoz var, niye horozlanıyorsun diyor mu?” demiş. R.T. Erdoğan’ın mantık huyu böyledir, iddialarının çürütülemeyeceğini sanır.

Al sana çürütme: “Kartal ve horoz formaların göğsünde var; sen neden formalarına kurt simgesi koymadın?” diye sorulsa verecek cevap yok!

Fırsat çıkmışken biraz ukalalık yapayım: Horoz yani Galya horozu Fransa’nın kendi halkı dahil bütün dünya tarafından kabul edilen özel simgesidir. Vikipedi’de bu konuda yer alan açıklama şöyle: Galya horozu (Fransızca: le coq gaulois), bir devlet olarak Fransa’yı ve değerlerini temsil eden Marianne’in aksine, bir ulus olarak Fransa’nın ulusal bir sembolüdür. Horoz aynı zamanda Valonya ve Belçika’nın Fransız topluluğunun da sembolüdür.”

Bunun böyle olmasının nedeni çok basit ve kapsayıcıdır: 2 bin yıl önceki yıllarda, Roma İmparatorluğu döneminde bugünkü Fransa’nın adı Galya idi; bu memleketin insanlarına barbar Galyalılar denir idi. Ki şu günlerde yaşı 70 dolaylarında olan vatandaşlarımızın okuma meraklıları Galyalı Asteriks’in serüvenlerini çok iyi bilirler.

Yukarıda “Bir devlet olarak Fransa’yı ve değerlerini temsil eden Marianne” cümlesini okudunuz. Evet bir kadın adı olan Marianne, Fransa demektir. Fransız erkekleri boynuzlu (!) ve “kılıbık” olduğu için bu sıfatı kabul etmişlerdir mutlaka! Türkiye’nin yerine “Türkan” adını kullan da sana gününü göstersinler. Marianne olmayı kabul eden Fransızlar bir de yaşayan kadınlardan birini Marianne seçmişlerdir. Benim bildiğim son Marianne, Catherine Deneuve idi.

Vikipedi’ye baktım: Brigitte Bardot, Michèle Morgan, Mireille Mathieu, Catherine Deneuve (1985), Inés de la Fressange, Laetitia Casta ve Evelyne Thomas, Marianne olmuşlar.

Şu anda Türkün ve Türklüğün herkes tarafından kabul gören ortak simgesi yok. Ama Anadolu Türklüğü için bir simge arayanlara Ermeni din adamı Urfalı Mateos’un 952-1136 yılları arasını konu alan “Vekayi-name”sini1 tavsiye ederim.     

“Bütün Hıristiyan halk, Allah’ın hiddetine maruz kaldı. Öldürücü nefesli ejder, kasıp kavuran ateşle beraber ortaya çıktı ve ekanimi selaseye tapanları vurdu. Resul ve peygamber kitaplarının temelleri sarsıldı. Çünkü bu zamana kadar bu cins Türk atlı askeri görülmemişti. Ermeni askerleri, onlarla karşılaşınca onların acayip şekilli, yaylı ve kadın gibi uzun saçlı olduklarını gördüler.” (s.48)

1 Urfalı Mateos Vekayi-Namesi, Türkçeye çeviren: Hrant D. Andreasyon, Türk Tarih Kurumu.

Yazarın Son Yazıları

Dilini eşek arısı soksun!

Eşek arısının nasıl soktuğunu çok iyi bilirim.

Devamını Oku
19.10.2025
UYANIN

Uyanın, uyanın artık, ey yitik insanlar!

Devamını Oku
17.10.2025
Yerçekimi

Yerçekimi denen şeyi ben bulmadığım için ortak mal Vikipedi’ye başvurarak tanımını bilginize sunuyorum.

Devamını Oku
14.10.2025
Sorumluluk

Biraz önce en küçük kardeşim Bülent telefon etti.

Devamını Oku
12.10.2025
Comandante Che Guevara

Deniz kıyısına oturup da denize girmediğim, içki içtiğim günler.

Devamını Oku
10.10.2025
Sisifos olarak

Okuyacağınız yazı 6 Eylül 2020 günü gazetemizde yayımlanmış.

Devamını Oku
07.10.2025
Gündelik hayat ve kuralları

Uzun süredir, gündelik hayatın türlüsüyle, sağlık işleriyle, bilgisayarımla, internetle, telefon santralcılarıyla, sekreterlerle başım hiç de hoş değil.

Devamını Oku
05.10.2025
Yürrü kerreste müdürü

Mersin’de, çocukluğumda, o zamanlar adı Bozkurt olan caddenin üzerindeki Büyük Çıkmaz Sokak’ta (artık çıkmaz değil) otururduk.

Devamını Oku
03.10.2025
Düşman bile yapmaz

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, doğal zenginlikleri ve tarihi mirasıyla dünya çapında ilgi gören Muğla’nın, rant uğruna tehdit altında olduğunu söyledi.

Devamını Oku
30.09.2025
Müslüman birey yoktur*

Defterlerimden birine yazdığım ancak kaynağını yazmayı ihmal ettiğim alıntı şöyle...

Devamını Oku
28.09.2025
Zırva tevil götürmez (2)

Zırvalıkla ilgili ilk yazıyı 29 Ağustos 2025 günlü Cumhuriyet gazetemizde yayımlamıştım.

Devamını Oku
26.09.2025
RTE ne yapmak istiyor?

Basından bir haber: “Kabine toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’deki sarayında toplandı. Saat 14.30 sıralarında başlayan ve iki saat süren toplantıda, PKK’nin sembolik silah bırakma töreni ve Meclis’te komisyon kurulması çalışmalarıyla devam eden süreç, orman yangınları ve Gazze gibi başlıklar görüşüldü. Toplantının ardından konuşan Erdoğan, CHP’ye seslenerek ‘Siyasette pek çok şeyin kazası olur ama süreci yokuşa sürmenin affı olmaz. Süreç, özellikle ana muhalefet partisi için geçmiş günahlarına kefaret olabilecek bulunmaz bir fırsattır’ dedi.”

Devamını Oku
23.09.2025
Emekliler ve iktidar

Televizyonların emeklilerin hal-i pür melalini tanımlayıp aktarmak için seçtikleri insanların neredeyse tamamı garip bir ruh durumu içinde.

Devamını Oku
21.09.2025
Mahşer günleri

Bu yazıyı yazmaya değerli ve genç yoldaşım Zülâl Kalkandelen’in 3 Eylül 2025 günlü Cumhuriyet’te yayımlanan “Ortadoğu kazanı fokurduyor” başlıklı yazınında yer alan Cengiz Çandar’la yapılan söyleşiden aktardığı şu bölümü okuyunca karar verdim...

Devamını Oku
19.09.2025
Din ve tarafsızlık

Hemen yazalım sonra neyin ne olduğunu açıklayalım: Teokratik yönetimde devlet başkanı genellikle bir dini liderdir.

Devamını Oku
14.09.2025
Rezillik, utanmazlık, alçaklık

31 Ağustos 2025 günlü Cumhuriyet’in birinci sayfasındaki “Zafer coşkusu” manşetin altında yer alan utanç verici haber şöyle...

Devamını Oku
12.09.2025
İmdaat soyguncu vaaarrr!

Google’a “Türkiye’de bilgisayar tamircileri odası var mı?”, “Bilgisayarcılar sendikası var mı?” diye soracaktım.

Devamını Oku
09.09.2025
Tohumu olmayan hiçbir şey olamaz (2)

Türkiye bu kıyametten kurtulabilir mi?

Devamını Oku
07.09.2025
Tohumu olmayan hiçbir şey olamaz (1)

Gazetede yayımlanmayan epeyce eski bir yazıyı, affınıza sığınarak huzurunuza getiriyorum.

Devamını Oku
05.09.2025
Kime kızmalı

R.T. Erdoğan’dan sonra Türkiye’nin ikinci sorunu sanki (kimilerine göre iktidarın gözdelerinden biri olan) holding sahibi Mehmet Cengiz. “Gözü doymazcasına bir şeyler istiyor ve iktidar ne isterse veriyor” diyorlar.

Devamını Oku
02.09.2025
Önsöz olarak son söz

15 ve 17 Ağustos 2025 günlerinde üstat Sadri Maksudi Arsal’ın Teokratik Devlet ve Laik Devlet adlı kitabından aynen aktararak “Eski Türklerde din (1, 2)” başlığıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
31.08.2025
Zırva tevil götürmez!

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda konuşan İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı (İHH) temsilcisi Barış Oktay’ın yaptığı konuşmada yer alan talimatlar şöyle...

Devamını Oku
29.08.2025
Aydın ve transfer aklı

Aydın kenti bizim aile için çok özeldir.

Devamını Oku
26.08.2025
Hilafet işleri başkanlığı

Yapıp ettiklerine, konuşmalarına baktıkça “Diyanet İşleri” değil de “Hilafet İşleri” başkanı dememiz gereken zat ki namı Prof. Dr. Ali Erbaş’tır, şöyle buyuruyor fetvasında...

Devamını Oku
24.08.2025
Ekümenik mi, değil mi?

Bir zamanlar, ilkokulda, anaç öğretmenlerimiz yaramaz çocukları tanımlamak için “müziç mahluk” derlerdi.

Devamını Oku
22.08.2025
Kadınların kılık ve kıyafetlerine dair

Muhterem Diyanet İşleri başkanı, 1 Ağustos 2025 günü yayımlanan ve “Haya: Allah’ın Emri, Fıtratın Gereği” başlıklı hutbesine aşağıda okuyacağınız iki paragrafla başlamaktadır:

Devamını Oku
19.08.2025
Eski Türklerde din (2)

“Bu gözlemler yedinci yüzyıla aittir...

Devamını Oku
17.08.2025
Eski Türklerde din

Değerli okur, 22 Temmuz 2025 günkü yazımda Sadri Maksudi Arsal’ı Cumhuriyet devrimcisi entelektüel yazar kimliğiyle tanıtmıştım.

Devamını Oku
15.08.2025
Şovenizm nedir?

Okuyacağınız yazının anlamsal yerine oturması için üç tanım yapmamız gerekiyor:

Devamını Oku
12.08.2025
Redde reddiye!

Bu yazıyı Yılmaz Özdil kardeşin 30 Temmuz 2025 günlü ve “Komisyon” başıklı yazısından esinlenip yararlanarak yazıyorum, kendisine çok teşekkür ederim.

Devamını Oku
10.08.2025
Ulusların kendi kaderini tayin hakkı

Dr. Doğan Kılınç’ın Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi’nde (C.XII, Y.2008, Sa.1-2 949) “Self Determinasyon İlkesinin Azınlıklar Açısından Değerlendirilmesi” başlıklı makalesinden aktarıyorum:

Devamını Oku
08.08.2025
Lingua franca

Lingua franca ya da geçer dil, ortak bir dili ya da lehçeyi paylaşmayan insanların birbiriyle iletişim kurmak için kullandığı ortak dildir.

Devamını Oku
05.08.2025
Demokratik entegrasyon

Prof. Dr. Hakkı Keskin’in 25 Temmuz 2025 günü Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Böl ve Yönet” başlıklı yazısını okumadıysanız, bulup mutlaka okumanızı tavsiye edeceğim

Devamını Oku
03.08.2025
Emriniz olur!

AKP Genel Başkanı R.T. Erdoğan’ın “uçak gazetecileri”nden Ahmet Hakan Hürriyet gazetesinin 22 Temmuz 2025 tarihli sayısında yazıyor...

Devamını Oku
01.08.2025
Hikmeti hükümet

Uzun süredir kapalı duran “tamir çantamı” açıyorum. Bazı çok önemli evrensel kavramlar dilimize öylesine yanlış çeviriliyor ki düşünsel iletişimin bütün kapıları kapatılıyor.

Devamını Oku
29.07.2025
Devlet Bahçeli’nin dili

MHP lideri en son üç yıl önce Alevi açılımı yaparak “Cemevleri ibadethanedir, bize düşen saygı duymak ve destekleyici tavır almaktır” demişti.

Devamını Oku
27.07.2025
Devlet ile din arasında ilişki biçimleri

22 Temmuz 2025 tarihli yazımda tanıtmaya çalıştığım...

Devamını Oku
25.07.2025
Sadri Maksudi Arsal

Sadri Maksudi Arsal (23 Temmuz 1878- 20 Şubat 1957), Türk-Tatar devlet adamı, hukukçu, akademisyen, düşünür ve siyasetçi.

Devamını Oku
22.07.2025
Vaziyetin durumu

Ülkenin işadamları AB vizesi alamıyorsa cumhurbaşkanının cumhurbaşkanlığı, başbakanın başbakanlığı, başkanın başkanlığı, TBMM başkanının başkanlığı ne işe yarar?

Devamını Oku
20.07.2025
Ümmetin vatanı yoktur!

AKP Genel Başkanı R.T. Erdoğan, “ümmet” olgusunu iyi değerlendirmediği için CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştiriyor.

Devamını Oku
18.07.2025