Ufuk Akçiğit...

19 Şubat 2021 Cuma

Adı Ufuk Akçiğit. Chicago Üniversitesi’nde ekonomi profesörü. Geliştirdiği ekonomi modellemesi ile iki yıl önce Almanya’nın en prestijli araştırma ödülünü sosyal bilimler alanında kazanan ilk Türk bilim insanı oldu. Ülkelerin ve şirketlerin büyümelerini, verimliliklerini inceliyor. Ayrıca, bilimde önde koşan ülkelerin inovasyon güçleri, rekabetçilikleri, üniversitelerinin durumu; hepsi çalıştığı alanlar... Mikro verilerden yola çıkarak bütünsel tabloyu ortaya koyuyor. Ülkeler, kurumlar onun peşinde. Alman hükümeti, kendisinden birleşmelerinin üzerinden 35 yıl geçmesine rağmen Doğu ve Batı arasındaki ekonomik ve sosyal farklılıkların nedenini araştırmasını istemiş. Fransa, devletin üniversitelere yaptığı harcamanın ekonomisine ne kadar katkı sağladığını öğrenmek istemiş. Verilerini önüne açmış.

Danimarka Teknoloji Bakanlığı davet etmiş Prof. Akçiğit’i... Önüne firmaların bilançolarını, çalışanların eğitimlerini, aldıkları maaşları, hatta IQ testlerini koymuş. “Hangi zekâda insan, nerede çalışıyor?” öğrenmek istemiş. Amaç ülkesinin insan kaynağını en verimli şekilde değerlendirebilmek, inovasyon yeteneklerini geliştirmek.

ABD Hazine Bakanı Janet Yallen çağırmış, Verimlilik Komisyonu kurmak istediğini söylemiş. Akçiğit, komisyonun tek Türk üyesi. Ayrıca IMF ve Dünya Bankası için de raporlar hazırlıyor.

Elinde ciddi araştırma fonları var. Çalışmalarında kullanıyor. Üç farklı ülkede de ekibi. Almanya, ABD ve Türkiye. Bir yandan üniversitesinde ders verirken bir yandan da tüm bu araştırmaları planlıyor, yönetiyor.. Haa bir de şu var: Yılın belli bölümlerinde mezunu olduğu Koç Üniversitesi’nde de ders veriyor.

Bunları niye anlatıyorum?

Akçiğit, uluslararası alanda peşinden koşulan bir bilim insanı. Başarılı, üretken... Ve onca zaman kısıtına karşın Türkiye için de bir şeyler yapmak isteyen biri. “Bunu ülkeme vefa borcu olarak görüyorum” diyor.

Bursa Karacabey’de doğmuş. Orta halli bir ailenin çocuğu. Devlet parasız yatılı sınavlarını kazanarak Ankara Anadolu Lisesi’nde okumuş. Ardından Türkiye’ye 26.’sı olarak girdiği Koç Üniversitesi’nde tam burslu olarak Ekonomi Bölümü’nü bitirmiş. MIT’de yüksek lisans. Daron Acemoğlu’nun öğrencilerinden...“Eğer parasız yatılı sınavını kazanmamış olsaydım belki de Karacabey’de esnaftım. Bu yüzden kendimi devletime karşı hep borçlu hissederim” diyor.

Bir şeyler yapmayı istemiş ama şu son yıllara kadar tahmin edeceğiniz gibi, Türkiye’den hiçbir kurumdan davet almamış. Kendi girişimleri de sonuçsuz kalmış. “O zaman ben kendim yaparım” demiş. Türkiye için yaşamsal gördüğü bir konu olan “inovasyon ve bilim ortamına” odaklanmak istemiş. Verilere ihtiyacı varmış haliyle ama o kapılar da kapanmış. “İnat ettim, madem verileri Türkiye’den bulamıyordum o zaman ben de başka kaynaklara yönelirim dedim ve dünyadaki akademik verilerinin setini satın aldım. Scopus veri seti ve Microsoft veri setini.. İkisinin güçlü taraflarını birleştirdim. Ayrıca bir ekip kurdum. Milyonlarca veriyi değerlendirdik ve modelledik. ABD’de olmama karşın Türkiye ile ilişkilerimi koparmamış biriyim. Bulgularımı akademik dünyadan arkadaşlarım, büyüklerim ile paylaşarak ilerledim” diye anlattı. Sonuçta ortaya Türkiye Bilim Raporu çıktı.

Dün Ufuk Akçiğit ile Zoom üzerinden uzun bir sohbet yaptık. Özetleyeyim:

Akçiğit, “Devletten ne bir veri paylaşımı ne de tek kuruş aldım, tamamen ben ve ekibimin hazırladığı bir rapor bu öncelikle” diyor. Rapor, TÜBA (Türkiye Bilimler Akademisi) tarafından yayımlandı. (Hatırlatalım 2011 yılında hükümetin KHT ile TÜBA’ya bilim insanı atama yetkisi alması büyük krize yol açmış ve büyük kopuşlar yaşanmıştı).

Akçiğit, neden TÜBA’da yayımlandığını “Türkiye de bilim, akademik dünya sorunlarla dolu. Ve bu kanayan yaranın artık tartışılması gerekiyordu” diye anlattı. Eleştirel bir rapor. Öyle olduğu için de ne YÖK ne TÜBİTAK; kimse yayımlamak istememiş. Muhalefet partileri de dinlemişler, beğenmişler ama sahip çıkacak adım atmamışlar. “Ben de kendi blogumda yayımladım. Çünkü tartışılmasını ve iktidarın dersler çıkarmasını istiyordum” diyor. Bir gün TÜBA davet etmiş ve yayımlamak istemiş. Akçiğit, “Hiçbir şeyi değiştirmeden olduğu gibi yayımlarsanız” olur demiş, kabul etmişler.

Akçiğit, raporunun da modellemesinin de kullandığı verilerin de tamamen arkasında olduğunu söylüyor. “Ismarlama rapor, yanlış veriler” eleştirileri kendisini hayli yaralamış. “Türkiye o kadar politize olmuş durumda ki bilimsel bir tartışma bile yapılamıyor” diyor. Rapora yönelik eleştirilere Herkese Bilim Teknoloji dergisinde de yer verdik. Burada yer kalmadığı için orada sürdüreceğiz...


Yazarın Son Yazıları

İnadına... 26 Şubat 2021
Ufuk Akçiğit... 19 Şubat 2021