AKP’de neden iktidar kavgası yokmuş?

14 Kasım 2020 Cumartesi

Yandaş medya, yandaş yazarlar, gazetelerin tirajlarının diplere vurduğu günümüzde, izlenirliği geçerli televizyonlar, yayın organları ile bağlantılı yayın siteleri ve sosyal medyada, aynı cümlelerle olmasa da benzer vurgulamaların altını çizdikten sonra, ağırlıklı CHP ve İYİ Parti’ye dönük, bölünmüşlük anlamında vurguladıkları gelişmeleri tartışma gündemine taşımaktan çok mutlu oluyorlar.

Yeni moda, yeni üsluplarında demokrasiye, düşünce özgürlüğüne saygılı olduklarını kanıtlama adına da muhalefetteki partilerin büyümemelerine üzülüyor havaları takınarak, Başkan Erdoğan liderliğindeki AK Parti’lerinde böyle bir tablonun hiç yaşanmadığının altını çiziyorlar. Sevecen bir dilde, Erdoğan liderliğinin tartışılmıyor olmasının payının altını çiziyorlar. Son günlerin öne çıkan örneklerinde ise her ne kadar AKP’den kopmuş iki partinin kurulması gerçeğini yadsımıyor olmanın altını çizdikten sonra, CHP ve İYİ Parti başta, anketlere göre muhalefetin oylarının artmadığının altını çiziyorlar.

İkili tartışmaların yapılabildiği sınırlı yayın organındaki tartışmalarda ise ortada tarihi belirlenmiş bir seçim olmadığı gerçeği anımsatılıp en yandaş anketlerin sonuçlarında bile, söz konusu ortamda, seçim yokken çoğunluk seçmenin kararsız grubun içinde kalması gerçeği anımsatıldığında ise AKP’nin yine de en yüksek oyu olduğunu gösteren sonuçlar olduğunu anımsatıyorlar..

***

Son günlerin gelişmeleri gündemi üzerinden ise damadın belki de anlaşmalı istifasındaki sitem cümlelerinin, özel sitesinden duyurusunun anımsatılması üzerinden sorgulama gelince; söz konusu tablodan da lehte çıkarım yapmayı atlamıyorlar. Hemen AKP’den hiç kopmamış uzman, saygın kişilerin, damadın istifasının saatlerle değil, günlerle kendi yayınlarında sansür edilmesinin ayıplı tablosunu lütfen sessiz kabul edip hem Merkez Bankası hem de istifa etmiş damat yerine yapılan atamalardaki isimlerin uzmanlığı üzerinde duruyorlar..

Tabii ki tarafsız kalması zorunlu olması gereken Merkez Bankası’nın başına, AK Parti’den hiç kopmamış bir ismin atanması gerçeğini es geçip uzmanlığının tartışılmazlığı üzerinde duruyorlar. Atlamadan AKP’den görevden alındıktan sonra da hiç kopmadığının vurgusunu yapıyorlar. Yeni moda ustalıklı destekleme taktiklerinin devamında Merkez Bankası’nın yeni yönetim tablosunda daha doğru kararların verileceği güvencesi geliyor. Arkasından sıra, damadın yerine gelen atamanın sonucunda, ikisi bir arada çok daha sağlıklı, yeni bir siyasal yürüyüş yoluna geçildiği muştusu veriliyor.

Başkan Erdoğan’ın yakın günler konuşmalarının içinden yapılan cımbızla seçilmiş alıntılar üzerinden de günün koşullarında sokaktaki vatandaştan uzak kalan Başkan Erdoğan’ın birikimi ve deneyimleri sayesinde, gerek sırasıyla yenilenmekte olan parti kongreleri içindeki titiz kadro yenilenmeleri sayesinde, bu vurgusu yapılan siyasal yolun yürünmesi değişiklikleri programı içinde, toplumun tabanında çok yoğun yaşanan yaşamsal sorunlara önemli olumlu yanıtların verileceğinin tablosunu çiziyorlar.

***

Kestirmeden muhalefet liderleri, özellikle CHP ve İYİ Parti liderliklerinden gelen “Saray, tek adam rejimi olumsuzluklarının..” toplumun algısından silinmesi seferberliğine katkıda bulunma görevlerini yerine getiriyorlar. Sıra, muhalefette oyları geride kalan muhalefet partileri için timsah gözyaşları dökmelerine gelmiş oluyor..

Gerçekten öyle mi? Köprülerin altından çok sular akmamış mı? AKP’de dönen çarkların nasıl işlediğini bırakın çoğunluk vatandaş, kimseler göremezmiş mi? Tek adam rejimine dayalı partide 2002’den günümüze, yapılmış her Meclis seçimi için yüzdesi en yükseğin ötesinde çok yüksek oranlarda milletvekili seçim listesi, başkan eliyle verilmiyormuş gibi. Aslında günümüze gelene kadar ister Meclis, ister parti başkanlıkları, tüm yönetici kadrolarında en kitlesel, dayatmalı değişim AKP’de yaşanmıyormuş gibi? Sanki en çok harcanmışlar listesi, listeleri, demokratik hiçbir uygulamanın yaşanmadığı AKP içinde yaşanmamış gibi..

Elbette çarkların işletilmesi 18 yıllık iktidarları içinde hiç değişmedi. Çoğunluk iktidarının bütün maddi, manevi devlet çarklarının işleyişini elinde tutması sayesinde izlenen yolları duymamış, yüzleşmemiş vatandaşımız var mıdır? Önemsenen, elde tutulması gerekli görülen yukarıdakiler için işleyen saadet zincirleri hiç koparılmadı. Yaşamın her alanına dönük kamu kaynaklarından gereken ölçeklerde pay almaları asla atlanmadı. Gelsin zengin olanaklı yeni yeni görevlendirmeler. İktidar erkine çomak sokanların saptanmaları halinde sadece harcanmaları da değil, cezalandırılma yolları..


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları